Partisinin grup toplantısında konuşan Baykal, Anayasa Mahkemesinin, değişikliği sadece "şekil" açısından inceleyebileceği yönündeki düşüncelere karşı çıkarak, bunun yapılan değişiliğin Anayasa'ya aykırı olduğunun itirafı olduğunu savundu. Baykal, "Anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerini değiştiren bir anayasa değişikliği usulen hiçbir eksiklik bulunmadan kabul edilse, Anayasa Mahkemesi'ne 'Sakın haa... Esasına bakamazsın, sadece usulüne bakmalısın' demek mümkün mü?" diye konuştu. Anayasa değişikliğinin, toplumu kamplaştırdığını savunan Baykal, "Ne yapacaktınız? Bir sorunu çözecektiniz?" diyerek, eğitimde dini kimliği ön plana çıkaracak bir uygulamanın Türkiye'ye nasıl bir zarar verebileceğinin her geçen gün daha iyi anlaşıldığını kaydetti. Baykal, "Ve Cumhurbaşkanı hâlâ düşünüyor, şu saat, şu dakika itibariyle..." dedi.

TÜRBAN BAŞKA

Başlangıçta konunun "Başörtüsü sorunu, eğitim hak ve özgürlüğü" olarak takdim edilmeye çalışıldığını kaydeden Baykal, "Geldiğimiz noktada çok iyi anlaşılmıştır ki olay farklıdır; başörtüsü başkadır, türban başkadır" dedi. Baykal, yaşanan tartışma sürecinde artık bu farklılığın anlaşıldığını, türbanın dinin, Kur'an-ı Kerim'in emri olmadığının ortaya çıktığını savundu.