Kanunun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde grubu bulunan dört siyasi partiden üçünün desteğine ve milletvekillerinin geniş bir mutabakatına dayalı olarak 411 oyla kabul edildiği hatırlatılan açıklamada, bunun genel seçimlerdeki oyların yaklaşık olarak yüzde 80'ine tekabül ettiği ve çeşitli kamuoyu araştırmalarında da, sorunun çözümü konusunda genel bir eğilimin ortaya konduğu görüldüğü belirtildi.

Kanuna ilişkin tartışmalar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce kabul edilmesinden sonra Cumhurbaşkanlığına iletilen görüşler sebebiyle, Cumhurbaşkanı Gül'ün konunun uzmanlarıyla görüştüğü ve her yönüyle değerlendirilmesi için ayrıntılı incelemeler yaptırdığına işaret edilerek, " Sorunun çözümüne yönelik olarak bazı sivil toplum kuruluşlarınca getirilen alternatif öneriler değerlendirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız, meselenin Anayasa değişikliğine gerek kalmadan partiler arasında sağlanacak bir mutabakatla çözümü için sivil toplum örgütlerinin başlattıkları iyiniyetli girişimlere fırsat vermek amacıyla bir süre beklemeyi uygun bulmuşlar ve bu girişimlerin sonuçlanmasını beklemişlerdir. Ancak, kanunların yayımlanması için Anayasanın 89'uncu maddesinde öngörülen süre içinde söz konusu girişimlerden bir sonuç alınamayacağı anlaşılmıştır. Bu sebeplerle, anılan Kanun Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Anayasanın 89'uncu ve 104'üncü maddeleri uyarınca yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilmiştir.

Bununla birlikte, bazı vatandaşlarımızın endişelerinin de anlayışla karşılanmasında ve bu endişeleri giderecek düzenlemelerin hayata geçirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız bu kaygıların giderilmesi konusunda azami hassasiyet ve özenin gösterilmesi gereğine inanmaktadır. Ayrıca, diğer temel hak ve hürriyetleri güçlendirecek düzenlemelere hız kazandırılması ve Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecinin gerektirdiği reformlara öncelik verilmesi de Sayın Cumhurbaşkanımızca gerekli görülmektedir" denildi.