TÜRKİYE İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) Genişletilmiş Sektörel Başkanlar Kurulu Toplantısı dün Ankara'da yapıldı. Toplantıya katılan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren ile Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, ihracatçıların zor şartlarda ihracat yapmaya devam ettiklerini vurguladılar. Devlet Bakanı Tüzmen, bu dönemde Türk firmalarının 'amok' koşucuları gibi ölümüne ihracat yaptıklarını belirterek, toplantının amacının, önümüzdeki dönemde ihracatçıların rekabet gücünü etkileyebilecek unsurlar çerçevesinde mevcut ve potansiyel sorunlara çözüm aramak, tedbirler kararlaştırmak ve uygulama alanı yaratmak olduğunu belirtti. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren de son 5 yılda Türkiye'nin ihracatının yüzde 197 gibi inanılmaz bir artış preformansı sergiledini söyledi ve üretim, istihdam ve ihracat sağlayan her firmanın, her sektörün Türkiye'nin milli takımı olduğunu vurguladı. TİM Başkanı Oğuz Satıcı ise kamuoyuna yansıyan olumlu rakamlara rağmen, üreticilerin, ihracatçıların ve reel sektörün hayatlarından pek memnun olmadığını bildirdi.

YTL YÜZDE 60 DEĞERLİ: Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, küresel ekonomide başta ABD ekonomisi olmak üzere bazı büyük ekonomilerin zorluklar yaşadığına ve bu çerçevede, uluslararası rekabetin önümüzdeki günlerde daha da çetin hale geleceğine dikkati çekti. Türkiye'nin dünya mal ticaretinden yüzde 1.2 oranında pay aldığını, dış ticaretin gayri safi yurtiçi hasıla içindeki oranının yüzde 58'lere ulaştığını, anlatan Tüzmen, sadece 2007'de ihracatın yüzde 25'in üzerinde artış göstererek 107.1 milyar dolara ulaştığını, 17 bin kalemi aşkın ürünü, 200'den fazla ülke ihraç edildiğini belirtti. " Türk Lirası'nın yabancı para birimleri karşısında aşırı değerli olmasına rağmen bu başarı öyküsünü yazabildik" diyen Tüzmen, YTL'nin 2000 yılı endeks alındığı zaman yaklaşık yüzde 60 daha değerli olduğunu ifade etti.

ÖLÜMÜNE İHRACAT YAPIYORLAR: Tüzmen, şöyle konuştu: " İhracattan, dış ticaretten sorumlu bir bakan olarak söylüyorum, bu dönem, amok koşucuları gibi Türk ihracatçısı ölümüne ihracat yapıyor. Neden? Pazar kaybettiğiniz zaman bu pazarı tekrar almanız mümkün değil. Dolayısıyla bu pazarlarda devamlılığımızı sağlayacak. Bu yüzden, kÁr marjının hızla erimesine rağmen pazar kazanımlarına ağırlık veriyorlar. Bu koşullarda bile 2008 için 125 milyar dolar, 2012 yılı için 200 milyar dolar ihracat hedefi koyduk. 2023 yılı için de bir vizyonumuz var. 1 trilyon dolar dış ticaret ve 500 milyar dolar ihracat."

EN ÖNEMLİ KRİTER İHRACAT: Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren de üretim, istihdam ve ihracat sağlayan her firmanın, her sektörün Türkiye'nin milli takımı durumunda olduğunu ve milli takımı olmayı da sürdüreceğini söyledi. Ekren, küresel ölçekte mukayeseli rekabet avantajının kilit göstergesinin net ihracat performansı olduğuna dikkat çekti.

Amok koşucusu ne anlama geliyor

DEVLET Bakanı Kürşad Tüzmen'in 'zor şartlar altında ihracatı sürdüren Türk ihracatçıların durumunu anlatmak için yaptığı Amok benzetmesi bazı tartışmalara yol açacak gibi görünüyor. Çünkü Amok, Malezyaca'da, gözü kara, hiddetle saldıran ve öldüren anlamına geliyor. Cinnet halinde olma, sonuçlarını hesap edemeden şiddet kullanma durumu için kullanılıyor. Psikoloji biliminde amok, derin bir düşünce döneminin sonrasında gelen şiddet ve bazen cinayet ile sonuçlanan atakların görüldüğü disosiyatif bir tablo. Bazıları günümüz toplumu ve " amok" durumunun tarihsel ilişkisini tartışarak modern endüstri toplumunda benzer bir tablonun görülebileceğini ileri sürüyor. Bu özel durum altında olan, ister silahla, ister bir araçla suç işleyen, toplu öldürme ya da yaralamalarda bulunan kişilere Amok Koşucusu adı veriliyor. Stefan Zweig'in 1922'de yazdığı Amok isimli kitap Türkçeye Amok Koşucusu olarak çevrilmişti.

En yüksek reel faiz kamçısı altında üretmeye çalışıyoruz

TÜRKİYE İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı kamuoyuna yansıyan olumlu rakamlara rağmen, üreticilerin, ihracatçıların ve reel sektörün hayatlarından pek memnun olmadığını söyledi. Bu durumun dünyada, dolayısıyla Türkiye'de yaşanan değişimden ve gelişimden kaynaklandığını anlatan Satıcı, Türkiye'de üretim yapmakta zorlandıklarını, en pahalı enerji maliyetleri, en pahalı üretim maliyetleriyle, " en yüksek reel faiz kamçısı altında" üretmeye çalıştıklarını söyledi. Satıcı, bugüne kadar kárlarından fedakárlık ettiklerini ama ülke zenginliklerini ülkeye döviz kazandırmak adına yurt dışına değerlerinin altında çıkardıklarını, tüm mücadeleye rağmen fakirleştiren bir ihracata doğru sürüklendiklerini belirtti.