TSK'nın Türkiye'nin en güvenilir kurumu olduğunu hatırlatan Demirel, TSK'nın karar alma mekanizmalarını zafiyete uğratacak eleştirilerden uzak durulması gerektiğini söyledi.

Tercüman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi'ye gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demirel, Türkiye'nin geleceğiyle ilgili kaygıların yersiz olduğunu belirterek, bu kaygıların ülkenin geleceğini gölgelediğini ileri sürdü. Demirel, "Türkiye dünyanın en büyük devletlerinden bir tanesi. 192 ülke içinde ekonomik olarak 19-20. sıralardayız. Dünyada her ülkenin olduğu gibi Türkiye'nin de birtakım sorunları var. Her şey iyi olmayabilir, her şey kötü de olmayabilir; ama çark dönmeye devam ediyor. Türkiye, karşılaştığı tüm sorunlara karşın bunları aşacak ve kendisini taşıyacak güce sahiptir" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında değerlendirmede yapmaktan kaçınan Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Demirel, Shakspeare'in, "Siyasetçiler iş başındayken onlar hakkında değerlendirme yapmayın" sözüne atıfta bulundu.

Güneş Harekâtı...

Türkiye'nin Irak'ın kuzeyindeki terör örgütü PKK kamplarına yönelik olarak başlattığı Güneş Harekatı ile ilgili görüşlerini aktaran Demirel, Tercüman aracılığı ile Türk medyasına uyarılarda bulundu. Güvenlik makamlarını rahatsız edecek, onların karar alma güçlerini zaafa uğratacak eleştirilerden kaçınılmasını tavsiye eden Demirel, şunları söyledi:

"Güvenlik meselelerinde çok dikkatli adımlar atmak gerekir. Şartları en iyi bilen TSK'dır. Bu dönemde hislerimizi biraz kontrol altında tutmamız lazım. Silahlı kuvvetlerimiz yapılan tüm anketlerde en güvenilir kurum çıkıyor. Bu çok önemli bir durum. Çok büyük bir belayı Türkiye'nin başından def etmeye çalışan TSK'yı, günlük yorumlarla ve işin aslını bilmeden ulu orta eleştirmek çok yanlış. Yaşananlar günlük hadiseler değil. Biraz sabırlı olmak gerekir. TSK'yı rahatsız edecek eleştirilerden de kaçınılmalı."

"Operasyon mecburiyet"

Terör örgütü PKK'ya yönelik yapılan operasyonun gerekliliğine dikkat çeken Demirel, "Güneş operasyonu bir terör yuvasını yok etme mecburiyetidir" dedi. Demirel, "Bu mücadele, eli silahlı kişilerin Türkiye'ye yönelik tehdidini ortadan kaldırma mücadelesidir. Asker bunu kahramanca yapıyor. Türkiye insanı ise şehidinin acısını bağrına basıyor. Bunlar ufak şeyler değil. Her ülke kendisini korumak mecburiyetindedir. Atılan adımlar da bu yönde değerlendirilmelidir. Sivil halkı gözeterek atılan bu adamlara kimse bir şey demez" ifadesini kullandı.

'Eve dönüş çözüm değil'

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, kulislerde dillendirilen, "teröre af" söylentilerini için, "Bu kanlı hadisenin içinden böyle bir mucize reçeteyle çıkmak mümkün değildir" değerlendirmesinde bulundu. PKK hadisesinin bağımsız Kürdistan hayali peşinde koştuğunu söyleyen Demirel, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye buna hiçbir şekilde razı olmaz. Böyle bir şey Türkiye'yi çok gerilere götürür. Türkiye'nin dağlarında, şehirlerinde silah kullanarak kanlı hadiseler yürütenler devlet tarafından etkisiz hale getirilmedikçe hiçbir tedbir, tedbir değildir. Bu haliyle hadise bir asayiş olayıdır. Bir ülkede insanlar ellerine silah almış, huzuru bozup kan döküyorsa, bunları etkisiz hale getirmedikçe devlet, devlet olma fonksiyonunu yapmıyor demektir. Soracaksın, 'Ne istiyorsun?' diye. 'İki millet istiyorum.' Hayır bunu yapamazsın. 'İki dilli devlet istiyorum.' Hayır bunu da yapamazsın. Geçmişte bunların örneği var. Bu isteklerin sonu bölünmeye gider. Türkiye'nin bölünmesi istikametinde atılmış adımlar karşısında halkın hassasiyeti ortadadır. Bölünmeye gidecek herhangi bir teklifi Türk halkı kabul etmez. Bir takım yasalar çıkartılarak bu hadise ortadan kaldırılmaz. Çıkartılacaksa yine çıkartılsın da çok fazla da ümitli olunmasın. Çıkartılacak yasa devleti zafiyete uğratmasın, güçsüz duruma düşürmesin. Devlet, devlet gibi olmalıdır. Asayişi biri bozuyorsa, bunun hangi etnik kökenden geldiği önemli değildir. Ülkenin çıkarı için bunları etkisiz hale getireceksiniz."



Türban kargaşası devam eder

Demirel, türban tartışmaları konusunda, sistemin her şeyin çaresine sahip olduğunu ve çok telaşlanmaya gerek olmadığını söyledi. Konunun Anayasa Mahkemesi'ne taşındığını hatırlatan Demirel, Mahkeme'nin, "Bu düzenleme Anayasa'ya uygundur" demesi halinde yeni bir safhaya geçileceğini belirtti. Demirel, türban tartışmalarıyla ilgili şunları söyledi:

Kanuna refere ediyor

"Hukuk devletinde başka yollar aramak mümkün değildir. Anayasa'ya uygundur denildiği zaman bu sefer de hangi çeşit kılık kıyafet serbest olmalı kargaşası gelecek. Mesele başın bağlanması değil. Kanunla yazılmış sebepler dışında, kimsenin eğitim öğretim hakkının elinden alınamayacağı söyleniyor. O zaman bir kanuna refere ediyor. Sadece kılık kıyafet denirse arkasından başka şeyler de gelir. Bugün üniversitelerin bir kısmı müsaade ediyor, bir kısmı etmiyor. Bir kargaşa meydana geldi. Her şey Anayasa Mahkemesi'nin itirazı nasıl değerlendireceğine bağlı. Daha sonra ise ek 17. madde gündeme gelecek ve muhtemelen ona da itirazlar olacaktır. Öyle görülüyor ki Türkiye bu konuyu bir süre daha tartışacak."


Tercüman ANKARA