Lugano ve Edu süper oynadılar; tüm hava toplarında neredeyse rakiplerine hiç şans tanımadılar. Gökhan ve Uğur, Saracoğlu'ndaymış gibi rahattılar. Aurelio'nun performansına yalnız İspanyol seyircilerinin değil; tüm dünya televizyonlarında maçı izleyenlerin alkış tutmaları gerekir. Alex Usta'nın, güven veren ve yönlendiren olduğunu belirtirken, Deivid'in atmış olduğu iki gole de alkışlarımızla birlikte şapka çıkaralım.

Fenerbahçe takım olarak Sevilla'yı yerle bir etti. Attığı gollerin dışında kaçırdıkları da skor tabelasına yansısaydı bu muhteşem zaferin sahibi penaltılara kalmadan daha önce de Fener olurdu.

Kısacası, bu muhteşem zaferi Türk halkına yaşattığı için Fenerbahçe'nin bu hünerli futbolcularına eğilerek hürmet edelim, saygı gösterelim. Sevilla, hiçbir takımın karşısında Fener'in karşısında olduğu gibi ezilmemiştir. İşte bu Fener, bizim Fenerimiz, Sevilla'yı dünya futbol piyasasının gözü önünde, evire çevire, attığı ve kaçırdığı gollerle, kendi cehennemine mahkum etmiştir.

Fener'i dünya kulübü yapma adına yola çıkmış Aziz Yıldırım ve yöneticileri, bu anlamlı hedef tespiti için saygı ve hürmetlerle tebrik ediyorum. Fener, UEFA ve FIFA'da, hakettiği yere, devler kulübü arasına girmiştir. İşte bu Fenerbahçe, turu anasının ak sütü gibi helalinden kazanmış ve zafere taşımışıtır.