HABER YALAN BELGE SAHTE
Gazetelerin attığı manşetlerden yararlanan Başsavcı, yalan olduğu ortya çıkan ve sahte bir belgeyle hazırlandığı anlaşılan bir haberi iddianameye ilave etti.
KAYNAK VURAL SAVAŞ
Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül'ün kapatılan Refah ve Fazilet partilerinden daha fazla üniversitede başörtüsü özgürlüğünü savunduğunu iddia eden Savaş, bu durumda AK Parti'ye kapatma davası açmayan bir Yargıtay Başsavcısı'nın görevi kötüye kullanma suçu işlemiş olacağını öne sürdü.
Kendisinden önce bu görevde bulunan Sabih Kanadğlu ile Vural Savaş, başvuruyu haklı görürken, Anayasa hukukçusu Süheyl Batum ile İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek, başsavcıya destek verdi.
Velev ki kapattın
Başsavcı Yalçınkaya'nın açtığı kapatma davasına halk sanal ortamdaki haber portallarından katıldı. Aralarında Yeni Şafak, Hürriyet, Milliyet, NTVMSNBC, CNNTÜRK'ün haber portallarına gelen okuyucu tepkilerinde kapatma girişimi bir skandal olarak değerlendirildi. İşte gelen tepkilerden bazıları:
AK Parti'nin kapatılması için yapılan başvuruyu değerlendiren sivil toplum kuruluşları ve uzmanlar, başvuruyu demokrasi ve milletin iradesine karşı girişim olarak değerlendirdi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın liklik karşıtı odak haline geldiği gerekçesiyle AK Parti'nin kapatılması için yaptığı başvuru, her kesimden büyük tepki gördü. Anayasa hukukçuları başta olmak üzere sivil toplum kuruluşu temsilcileri girişimin hukuki değil siyasi bir yaklaşım olduğunu kaydetti.
ANAYASA İLE ÇELİŞİYOR
Yrd. Doç. Dr. Adnan Küçük (Anayasa Hukukçusu): AK Parti'nin kapatılması için başörtüsü serbestisine kapı aralayacak anayasa değişikliğinin bir dayanak olarak gösterilmesi, Anayasa'nın yasama sorumsuzluğu ilkesi ile de çelişir. Türk seçmeninin yüzde 47'sinin desteğini alan bir partinin, salt din ve vicdan hürriyetinin alanını genişlettiği için kapatılmasını sağlamak, halkın eğilimleri ile kurumların karşı karşıya gelmesi gibi çok zararlı ve tehlikeli bir neticeye sebebiyet verebilecektir. Esasen bir parti hakkında kapatma davası açmak onun kapatılacağı anlamına da gelmez.
HUKUK SİYASALLAŞTIRILIYOR
Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem (Anayasa Hukukçusu): Kapatma davasına en büyük gerekçe 'laikliğe aykırı eylemlerin odağı olmak' diye gösteriliyor. Bunun içinde başörtüsü yasağı ile ilgili düzenleme gösteriliyor. Gerekçelerden biri buysa, hukukun siyasallaşmasının en tipik durumudur bu. Söylenecek bir şey yok. Siyasi olduğu çok açık. Yargı Türkiye'de seçkinci ideolojinin en önemli taşıyıcısı ve aracı. Su davayı siyasi bir araç olarak kullanıp AK Parti'yi sınırlamaya çalışıyorlar.
BAŞSAVCI TÜRKİYE'Yİ GERİYOR
Bayındır eski Cumhuriyet Savcısı Gültekin Avcı: Daha önceki türban, laiklik gibi açıklamalarıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafsızlığını yitirmişti. Ülke meselelerinde herkesin güvenebileceği bir başsavcı olmak zorunda. Başsavcı güvenirliğini yitirdi. Yargıtay Başsavcısı AK Parti'yi yıpratmaya, ortamı germeye çalışıyor. Basında çıkan haberleri derleyip, araştırmadan bir dosya hazırlayıp AK Parti'yi anti laik oluşumların temelinde göstermek yanlış. Hukuki amaç gütmekten çok yıpratmaya yönelik bu talep Türk demokrasisine büyük zarar verecek nitelikte.
ERGENEKON'UN RÖVANŞI
HAK-PAR Van İl Başkanı Mehmet Baydar: Son 1 yıldan bu yana yaşanan Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerde ve türban tartışmalarında kamuoyu kazanmaya çalışan bu derin güçler kriz senaryoları ortaya attı. Ancak taraftar bulamadılar. Ergenekon çetesine yönelik yapılan operasyonla rahatsız olan derin güçlerin AK Parti'ye yönelik bir karşı operasyon başlattığını düşünüyorum.





