Erdoğan'ın Türkiye'nin onur ve haysiyetini, AKP'nin siyasi ikbali için bir finansman aracı olarak kullanması, bir parti liderinin düşebileceği en olumsuz durumdur. Bir Başbakan'ın ülkesinin, milletinin ve tarihinin onur ve haysiyetini bir pazarlık denkleminde ucuz meta haline getirmesi karşısında, tek söyleyeceğimiz; bu durumun, Türklük değerlerine ve Türk milletine en büyük hakaret olduğudur.

Melez zannediyor: Türklük, bir insan ırkını değil, "Türk olma halini" içeren geniş ve zengin bir tanımdır.
Türk milletini 20. yüzyılın başlarında tesadüfen bir araya gelmiş 36 etnik gruptan oluşan melez topluluk zanneden Başbakan'ın ilgi ve tefekkür sahasına hiç girmeyen bu alandaki derinliği bilmemesi elbette ki Türk milliyetçileri için şaşırtıcı değildir. Biz hiçbir şey uğruna ne Türklükten vazgeçeriz, ne de Müslümanlıktan cayarız.

Basireti tutuldu: AKP'nin kapatılması için başlatılan hukuki sürecin 1. ayı geride kaldı. Bu süre içinde siyaset kurumu anlaşılması güç bir atalet sergilemiş ve her yönüyle bir akıl, idrak ve basiret tutulması içine girmiştir.

Barroso tahsilatı hatırlattı: Barroso'nun Ankara'ya yaptığı ziyaretin amacı ve sonuçları; AKP hükümetinin AB'nin dayatmalarını yerine getirme sicilini denetlemek, Başbakan'ın bu konularda verdiği sözlerin tahsilat döneminin geldiğini hatırlatmak, bu konularda adımlar atmayı sürdürmesi durumunda, kapatma davasında AKP'ye aradığı desteği vereceğini göstermek olarak özetlenebilecektir.