Başbakan Erdoğan'ın önceki gün vekillere yaptığı toplantıda, "Demokrasi manifestosu niteliğinde olacak" dediği AKP savunması hazırlandı. Önceki akşam Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sunulan 80 sayfalık savunmada, iddianamenin hukuki değerlendirmesi yapılırken, tek tek çelişkiler ortaya kondu. Brifingte, 2 Mayıs'ta son bulan savunma süresi için ek süre talebinde bulunmayacağı belirtilerek metnin ana hatları belirlendi.

Savunmada 'hukuk ve demokrasi' vurgusuna dikkat çekilirken, "Bu iddianame ile AKP kapatılamaz" görüşü savunuluyor. AKP'nin savunması uluslararası anlaşmaların yasaların da üzerinde olduğu belirtilen Anayasa'nın 90'ıncı maddesine dayandırılacağı açıklandı.

Bu çerçevede sadece şiddet ve terör çağrısı yapan partilerin kapatılmasını öngören Avrupa Komisyonu ilkelerinin Türkiye tarafından kabul edildiğini belirtecek olan AKP'li kurmaylar savunmalarını RP'den farkları üzerine kuracak. RP lideri Necmettin Erbakan'ın "Kanlı mı olacak, kansız mı olacak" sözlerinin AİHM tarafından ağır şiddet çağrısı olarak nitelendiği belirtilerek, "İddianamede delil gösterilen olaylar arasında tek şiddet unsuru bile yoktur" denilecek.

Hukukçu kurmaylarından Anayasa Mahkemesi'ne verilecek ön savunma konusunda brifing alan Erdoğan'a sunulan ana hatlar şöyle:

AİHS GEÇERLİDİR:

* Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile birlikte siyasi partilerin kapatılmasını düzenleyen Venedik kriterlerinin de benimsendiği savunularak, "Şiddeti ve terörü destekleyen partiler kapatılır" denilecek. Venedik kriterlerine göre davanın düşürülmesini istenecek. Bunun için Anayasanın 90. maddesinde 2004'te yapılan değişiklikle milletlerarası andlaşma hükümlerine uyulacağına atıf yapılarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki (AİHS) Venedik kriterleri hatırlatılacak. Kriterlere göre, partilerin, ancak şiddet ve teröre bulaşmaları halinde kapatılabilmeleri öngörülüyor. AİHS'nin örgütlenme özgürlüğünü düzenleyen 10 ve 11. maddeleri de vurgulanarak, şiddet unsuru olmadan bir partinin kapatılamayacağı belirtilecek ve "AKP'nin kapatılmasını istemek AİHS'ye aykırı" denilecek.

RP'DEN FARKLIYIZ:

RP hakkında açılan kapatma davasının iddianamesinde, partinin Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın "Adil Düzen kurulacak. Sorun ne? Geçiş dönemi sert mi olacak yumuşak mı olacak, kanlı mı olacak kansız mı olacak" sözleri ile bazı RP'li milletvekillerinin ağır şiddet çağrısı yapan konuşmalarına işaret edildiği anımsatılarak, "İddianamede tek şiddet unsuru ile ilişkilendirilmedik" denilecek.

FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ:

* AİHS'nin 10. maddesindeki, "Herkes görüşlerini açıklama ve anlatma özgürlüğüne sahiptir" hükmüne işaret edilerek, "Vekiller de bu haklardan yararlanabilir" denilecek.

TÜRBANLA BAYKAL'A ATIF!

* Türban düzenlemesinde türban ifadesinin bulunmadığı belirtilecek, düzenlemenin temel hak ve özgürlüklerle ilgili olduğu kaydedilecek ve "Sadece 42. maddenin gerekçesinde kılık kıyafetten söz edilmektedir ki bu da temel hak ve özgürlükleri genişletirken bir tereddüt içermemesi ve başörtüsünün de bu değişiklikten yararlanması içindir" denilecek. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, türban yasağının kaldırılması konusunda "İktidara gelirsem ben çözerim" sözleri de anımsatılacak.

İMAM HATİP ÖRNEĞİ:

* AKP döneminde yeni bir tek imam hatip lisesi açılmadığı, bu liselerin en çok Süleyman Demirel'in başbakanlığı döneminde açıldığı vurgulanacak.

LAİKLİĞİN TEMİNATIYIZ

* AKP'nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline gelmekle suçlandığı hatırlatılan savunmada, "AKP'nin programında 'Esasen laiklik, her türlü din ve inanç mensuplarının ibadetlerini rahatça icra etmelerini, dini kanaatlerini açıklayıp bu doğrultuda yaşamalarını ancak inançsız insanların da hayatlarını bu doğrultuda tanzim etmelerini sağlar. Bu bakımdan laiklik, özgürlük ve toplumsal barış ilkesidir'görüşlerine yer verilmiştir. Tüzük ve programında laiklik ilkesine vurgu yapan bir parti, laiklik ilkesi eylemlerin odağı olmakla itham edilemez" denilecek.

SAVUNMADA "BAŞSAVCI ÇELİŞKİLİ" DENİLECEK

* İddianamenin 116. sayfasında, "Davalı parti özellikle 22 Temmuz 2008 seçimlerinden sonra" ifadesi yer alıyor. Ancak genel seçimler 22 Temmuz 2007'de yapıldı.

* İddianamede, "Televizyonlardaki açık oturumlarda' türbanın yasaklanmasını savunanların Mussolini gibi yargılanacaklarını ve cezalandırılacaklarını çekinmeden söylemeye başlamışlardır" ifadelerini söyleyen öğrenci, AKP'yle ilişkisi olmayan biridir.

* İddianamede Başbakan Tayyip Erdoğan "Büyük Ortadoğu Projesi" eş başkanı olarak gösteriliyor. BOP diye bir kuruluş yoktur. Erdoğan, "Medeniyetler arası İttifak Eş başkanı" dır.

* İddianamede tekzipler ile parti tarafından verilen disiplin cezaları yer almıyor. AKP Konya Milletvekili Hüsnü Tuna'ya uyarı cezası verildi.

* Anayasa'nın 105. maddesine göre Cumhurbaşkanı hakkında dava açılamaz. Buna rağmen, Cumhurbaşkanına yer verilmesi Anayasa'ya aykırıdır.

REFERANDUM KAYGISI

Öte yandan toplantıda bir grup milletvekili parti kapatmayı zorlaştıracak anayasa değişikliğinin, diğer partiler yanaşmasa bile AKP tarafından tek başına Meclis gündemine taşınmasını istedi.

Vekiller, "Tek başımıza anayasa değişikliğini yapamayacağımıza göre referandum gündeme gelir" dedi. Ancak Erdoğan bu öneriyi ihtiyatlı karşılayarak şöyle dedi: "Referandum önemli konu. İyi irdelemek lazım. Kaç oy alırız buna bakmak lazım. Bin düşünüp, biri karar verilecek olay."

AKP, savunma metnini 4-5 dile çevirip yabancı üniversiteler ve AB ülkelerine göndermeyi düşünüyor.