Ve her kurultay'da Parti Meclisine giren muhalif sayisi daha azaliyor. Yani CHP Baykal açisindan tam anlamiyla bir dikensiz gül bahçesine dönüsüyor.

CHP demek artik Made-in Baykal demek.

10'ncu kurultayinda karsisina rakip olarak çikabilecek delege destegini bile bulamayan Haluk Koç ve Umut Oran'i devre disi birakarak yeniden Genel baskan seçilen Baykal, parti Meclisi'nde de "En siki Baykalcilari" almak suretiyle partiye tam anlamiyla damgasini vurdu.

AK Parti hakkindaki iddianamenin iyi hazirlanmadigini savunan Sükrü Elekdag'i Parti Meclisinden çikardi.Kanaltürk'e transfer edilen para isini eline yüzüne bulastiran Genel Sayman'da liste disi birakilarak cezalandirildi. Ancak Yildiz'in Halk TV'si CHP'nin yayin organi olarak çalisiyor. Baykal'in en yakin isimleri Halk TV'de program yapiyor. Kurultay kazanma konusundaki ustaligi bilinen Baykal bir kez daha basarisini egale etti. Bundan sonra ise ülkeyi daha da gerginlestirerek, 28 subat sürecinde Mesut Yilmaz'in üstendigi role oynamak. Millet iradesiyle bir türlü basbakan olamayan Baykal, kurultaydaki performansiyla da, kitlelere umut vermedi. Zaten 3 saate yakin konusmasinin sadece bir yerinde kerhen, iktidar olmaktan söz etti.

Ugur Dündar'in yönetimindeki Star TV'nin yayinina çikacagi gün "1 yil sonrasinin Basbakanini konuk ediyorsunuz" diye müjdelemisti Aydin Dogan.

Deniz Baykal'a biçilen rol de o. AK parti hakkinda kapatma davasi açildiginda,"bu Baykal'i da asan bir proje. Sürece destek verirse yerini korur, yoksa yedegi hazirlanir" denilmisti. Su ana kadar ki performansi bu yolda istekli oldugu sekilde.

28 subat sürecinde Mesut Yilmaz siyasi dengelerle oynayip, Demirel'le girdigi isbirligi sonucunda Basbakanligi kapmisti. Ancak ara dönem basbakanligi ANAP'i meclisin disina itmis, Yilmaz'da solugu Yüce Divan'da almisti. Baykal'da o rüyayi görüyor olabilir ama bu kez dengeler farkli. Hem ayrica,"Bu maçi alcez baska yolu yok." Bu kez demokrasi cephesi kazanacak.