Arz fazlası var
"İstanbul'da yeni yapılacaklarla birlikte alışveriş merkezi sayısı 100'ün üzerine çıkacak. Şehir bu kadar sayıyı kaldırır mı? Bence bizim ülkemizde kriz oradan çıkacak. Şu anda Batı dünyasında olmayan bir krizi biz orada yaşayacağız. Çünkü ben alışveriş merkezlerinin, artık gerek İstanbul'da gerek diğer büyük şehirlerde doyuma ulaşıp o noktayı geçtiğini görüyorum. Bence arz fazlası var. Şu anda ister istemez perakendeciler, özellikle merkezi konumdaki inşaat halinde merkezlerde bulunmak durumundalar. Bundan kaçamazlar. Ama bu, sanıyorum pek çok perakendecinin kendi büyüme planlarının ötesinde büyüme getiriyor. Bir perakendeci kendi başına kalsa yılda 10 mağaza açacakken 25 mağaza açmak durumunda kalıyor. Bir şirketin kendine göre gücü var. Mecburen banka kredisi kullandılar, borçlandılar. Ve eğer bu hızlı büyümenin sonucunda beklenen satış artışı gelmiyorsa, bir merkezdeyken bir lira kazanıyorsanız, üç merkez olduğunuz zaman üç lira kazanmıyorsanız, ki bence kazanmıyorlar, bu büyük sorun demektir."
Yabancı anlamıyor
Türkiye'de yabancılar için gayrimenkulün hâlâ çekici bir alan olduğunu vurgulayan Dinçbaş, "Ancak alışveriş merkezleri değişik durum arz ediyor. Bu ülkeyi az çok tanıyan yabancı, İstanbul'a geldiğinde adım başı aynı kesime hitap eden çok lüks merkezleri görünce şaşırıyor. Bunu anlayamıyor" diye konuştu.
Satın almalar duracak
Türkiye'de 2008'in zor geçtiğini ve bunun rakamlara da yansıyacağını belirten Dinçbaş, şunları kaydetti: "2007 sonunda biz 2008'in 20 milyar doları kesinlikle aşacağını düşünüyorduk. Yurt dışından gelen yabancı sermaye, satın almalar, özelleştirmeler buna dahil... Bugünkü şartlar içinde özellikle birleşme ve satın almaların ciddi şekilde duraklayacağını düşünüyoruz. Ancak şu bir gerçek; hükümetin özelleştirme programına devam etmesi gerekli. 20 milyar çok çok aşağı inmeyecek. Büyük ihtimalle 15 milyar dolar civarında kalacaktır."





