Vatan
Gazetesi'ndeki köşesinde " Genel Sekreter" başlıklı bir yazı kaleme alan
Livaneli, " Ölmeden önce hacca gitmek için yalvaran yaşlı bir adamın
peygamberiyle alay etmek nasıl bir ruh halinin işaretidir?" diye sordu.
Sav'ın hac ibadeti ve Hz. Peygamber'le ilgili sözlerine işaret ederek,
" Ben hayatımda, bırakın siyasetçi olmayı, o yaşa gelmiş hiçbir insanın
kendi halkının değerlerine karşı böyle bir münasebetsizlik yaptığını
görmedim. Bir insan Peygamber'e karşı bu kadar mı saygısız olabilir!"
şeklinde sert tepki gösterid. CHP Genel Sekreteri'ne yönelik ilginç
benzetmeler yapan Livaneli, sadece Sav'ın değil tüm CHP üst yönetiminin
halkın değerlerine yabancı olduğunu yazdı. Ayrıca Baykal ile Sav
arasında da çekişme olduğunu öne sürerek, CHP liderini 'kaplanın
sırtına binmiş bir insana' benzetti. " Oradan inemez çünkü indiği anda
kaplanın kendisini parçalayacağını bilir." ifadesini kullandı.
Sav
için " Karanlıklar prensi" nitelemesini yapan Livaneli, " Bir romanda
genel sekreteri anlatmam gerekse herhalde şu sözleri seçerdim. Zayıf
bir gövde üzerinde vahşi kuşları andıran bir kafa, gri gözlere
yerleşmiş zalim bakışlar ve ince dudaklarda alaycı bir gülümseme."
şeklinde bir tarif yaptı. Bu kadar yıl içinde, Önder Sav'ın insan
sıcaklığı taşıyan bir tek davranışını, bir tek bakışını görememekten
yakındı. Sav'ın Genel Merkez'in üst katlarındaki buzdan sarayında
yaşadığını anlatarak, " Kapalı ilişkilerin, hesapların, kitapların
adamıdır. En büyük başarısı, kişiliğini bunca yıl gözlerden uzak
tutmayı başarmış olmasıdır. Karanlıkta gezdiği için yakalanmamıştır. Ta
ki hacca gitmek isteyen partiliye verdiği cevaba kadar. Ben hayatımda,
bırakın siyasetçi olmayı, o yaşa gelmiş hiçbir insanın kendi halkının
değerlerine karşı böyle bir münasebetsizlik yaptığını görmedim."
cümlelerini sarfetti. Meclis'te kanlı bıçaklı olanların bile birbirine
''Sayın' diye hitap ettiğini hatırlatan Yazar, " Bir insan Peygamber'e
karşı bu kadar mı saygısız olabilir!" tepkisini gösterdi.
Livaneli'nin
eleştirileri Sav'la sınırlı değildi. " Genel Sekreter tek başına bir
vaka olsa bu kadar üstünde durulmayabilirdi ama bu zat ne yazık ki CHP
yönetiminin yüzüdür." dedikten sonra CHP yüzünü şöyle tarif etti:
" Halka tepeden bakan, alay eden, delegeyi kuyruğundan kıstırıp
yakalayan, solla ilgili bütün heyecanları çocuksu bulan, parti içi
iktidarı bırakmamaya yemin etmiş ama iktidara da gelmek istemeyen bir
komitacı grup. Genel Merkez'e yakın olmaya çalışanların büyük bölümü
yukarıda saydığım tiplerdir. Soğuk, halktan kopuk, hesap kitapçı ve
komplocu olanlar. Halk hiç önemli değildir onlar için. Çünkü her
seçimde 'Atatürk'ün partisine oy vermek zorunda olduğunu' düşündükleri
bir kitlenin oyunu alırlar." Sav'ı da o grubun temsilcisi olmakla
suçladı.
Ö.Sav'a en ağır tepki Livaneli'den
Hac ibadetini alaya alması ve cep telefonu skandalı ile son zamanların en tepki çeken isimlerinden CHP Genel Sekreteri Önder Sav'a en anlamlı eleştiri, eski CHP milletvekili Zülfü Livaneli'den geldi.





