Nazi Almanyası,İran ve Sovyetler Birliği dönemindeki sürgünleri ve gözaltıları gündeme getirdi. İstanbul sermayesine de hükümete karşı cephe almaya çağırdı. CHP Genel Başkanı Baykal partisinin grup toplantısında konuştu:
PARTİ HESAPLARI KONUSUNDA KİMSEDEN DERS ALMAYIZ
Uzmanlara emanet ettiğimiz bilgiler basına sızdırıldı. Devletin verdiği her kuruş ne doğru şekilde harcadığından kimsenin kuşkusu olmasın. Dikkatimiz o kadar ileridir ki CHP'liler ülke dışına giderler. Yurt dışına gidenlere harcırah vermeyiz.
5 YILDIZLI OTELDE KALIP FATURASINI PARTİYE ÖDETTİRİYORLAR
Bir başka partiye bakın nasıl gidiyorlar? Her zaman kendi gazetemin parasını kendim veririm. İstanbul'da 5 yıldızlı otellerde kalıp faturasını CHP'ye partiye havale etmemişimdir. Kimseden devletin parasını nasıl kullanacağımıza dair ders almaya ihtiyacı yoktur.
SADECE İKİMİZİN DOKUNULMAZLIKLARI KALKSIN
Gereğini de yaparız. Alnımız diktir. Dokunulmazlık diyorsun kaçıyorsun. Gel sana teklif yapıyorum. Sen ve ben ikimizin dokunulmazlıkları kaldırılsın. Ondan sonra seyredelim tabloyu. Yolsuzluk lafını ağzına almasın. Benden kendisine tavsiye.
Sosyalist enternasyonalden atılacaktık ihtar verilecekti. Sustuk herşey ortaya çıktı. Dile getireceğimiz şikayetler ve öneriler var. AKP yanlış bir alışkanlığı başlattı. AKP iki defa başvurdu muhafazakar enternasyonel reddetti. Türkiye'yi karalayarak iftira etme alışkanlığına girdi.
TÜRKİYE'Yİ JURNALLİYORLAR
AKP Türkiye'yi jurnalliyor. Bize baskı yapın diyor Tehdit edin bizi diyor. Avrupa Konseyi Gökçeada ve Bozcaada'da yeni bir yönetim statüsüne çekebilmek için arayış başlatıyor. Arkasında AKP var.
Önce Türkiye diyen bir anlayışa sahibiz. Avrupa'ya şirin görünmek uğruna Türkiye'nin aleyhine göz yummasını hiç kimse beklenemez. Karar aldık Avrupa'da bürolar açacağız. Ama başkalarından talimat almak için değil Türkiye gerçeğini anlatmak için. Sorunları doğru anlatacağız. Laiklikliği ve ulusal bütünlüğü korunanın önemini anlatacağız.
TARİHİ KIRILMA YAŞIYORUZ
Türkiye tarihi bir kırılma yaşıyor. Toplu gözaltılar, toplumun en saygı değer insanlarının gözaltına alınması, sistematik şekilde sürdürülmesi hukuk devletinde yaşanması mümkün olan şeyler değildir. AKP'den istifa eden saygın değerli isim Turhan Çömez arananlar arasında. Erol Mütercimler gözaltına alınanlar arasında.
İDDİANAME NEREDE?
Bir yıldır bu süreç iddianame konulmadan yürütülmektedir. Ergun Poyraz'dan gününüze 1 yıl geçti. Hukuk devletinde bu olur mu? Gözaltına alacaksın 1 yıl sonra iddianame olmayacak. Ergenekon davası çete davası ile usulü bellidir. Ergenekon'un saçakları nereye kadar gidiyor 1 yılda beri herkes tahmin geliştirmeye çalışıyor.
Ergenekon Danıştay saldırısı ile irtibatlandırılmak istendi. Danıştay'ı Ergenekon çetesi yapmıştır diyenler vardı. Erdoğan ise 'Danıştay saldırısı derin bir komplo vardır. İçinde Baykal da vardır' demiştir.
İKTİDARA GELMEDEN ÖNCE TESPİTLER YAPILMIŞ
Erdoğan 'Ümraniyedir başı. Direnenler var. İktidara gelmeden önce bizim yaptığımız tespitlerdi.' diyor. Ortaya çıkarma tespitlerini önceden yapıyor. Davanın siyasi boyutuna çekmek istiyorum.
Siyasetciler Danıştay'ın Ümraniye olayı ile ilgili bağlantısı olduğu beklentisi içinde. Mahkeme aksi yönde karar veriyor. Şimdi dosya Yargıtay'da.
GAZETECİLER DE İŞİN İÇİNDE
AKP yandaşı medyada açıklamalar yapıldı. Yandaş medya işbirliği içinde. Gazeteciler de işin içinde. Büyük bir kampanya yürütülüyor. Olay Danıştay cinayetine götürülmek isteniyor.
Gösterişli bir şekilde İlhan Selçuk gözaltına alınıyor. Başbakan sanki savcılığın basın sözcüsü. AKP derin devletini kuruyor demiştim. Kadrolaşma dönemi bitti kuşatma başladı. Emniyete yargıya ve basına yönelik.
HİTLER DE SALDIRMIŞTI
Önemli tarihi olaylarda rejim kesintileri yaşanır. Toplu sürgünler tutuklamalar yaşanır. Bu tür olaylar darbe dönemlerinde olur. Mesela Nazi Almanyasında Hitler iktidara gelmesinden sonra 1934 yılında 30 Haziran'ın 1 Temmuz'a bağlayan gecede saldırı düzenledi.
Ertesi günü tutuklamalar yapıldı. Sosyalistler, çingeneler, papazlar, kişisel düşmanlaır tutuklandı. Ardından rejim değişikiliği bu süreçte yapıldı. Sovyetler Birliği'nde benzer değişikler oldu. İran'da da mollalar döneminde benzer olaylar yaşandı.
Atatürkçüler laik cumhuriyeti savunanlar hedefte. Hala gidişat yok diyenler Allah rahatlık versin diyorum. En sevimli olanı da AKP sözcülerinin yargıyı rahat bırakın demeleri.
ERDOĞAN'IN KİŞİSEL DAVASI
Ergenekon davası değil Başbakanın kişisel kişisel davasıdır. İktidara gelmeden teşhisleri yapmış. Siyasetçilerin ağzına sakız olmuş siyasallaşmış dedikoduya dönüşmüş. Toplumun değerli insanları birer bire gözaltına alınıyor.
İSTANBUL SERMAYESİNE ÇAĞRI
İstanbul'un tuzu kuru çevreleri varsa kulaklarına küpe olsun bu iş başladı mı nerede biteceği belli olmaz. Ya teslim olursun ya da ezer geçerler. Herkes gerekli dersi alsın. Geçiştirmek, bize dokunmasınlar yeter demek, günlük çıkarını düyünmek kadar yanlış bir şey olamaz.





