Erman Toroğlu hakemliği bilmiyor. Samimi söylüyorum. Erman Toroğlu bildiğini zannediyor. Onunla beraber 'Kale Arkası'nı' yaptığımız zaman Erman Toroğlu'nun neleri bilmediğini çok açık bir şekilde gördüm. Anlatırdım sonra zaten... Programda da anlatırdım. Eksik bilgilerini, yanlış bilgilerini düzeltirdim. FIFA'nın ve İnternational board'ın bu konudaki yorumlarını uzun anlattım. Takip etmez Erman. Kendi hakemlik yaptığı dönemde olduğunu sanıyor. Erman kaleciye nasıl şarj yapıldığını, ne zaman yapıldığını, ne zaman yapılamayacağını dahi bilmez.
Galatasaray'da büyük bir sakatlık kâbusu yaşanıyor. Başkan Polat, rakip futbolcuları ve hocaları suçlayarak, " Sahada kasaplar var. Hocalar sert oynayın talimatı veriyor" dedi. Kimde suç? Rakiplerde mi yoksa başka bir sorumlu mu var?
Galatasaray'da 10 sakat var. Fenerbahçe'de 8 sakat. İki büyük takımda 18 eksik var. Yani yedekleriyle beraber bir takımı buluyor. Bu 18 tane sakat Fener ya da Galatasaray değil de Hacettepe ile Ankaragücü'nde olsaydı, yani o yapay çimde oynayan iki takımda olsaydı Erman dünyayı dağıtmıştı. 'Bu çim sakatlıyor adamları' diye. Ankara'da böyle bir sakatlık görüntüsü yok, Erman'ın harika çiminde 18 sakatlık var. İş çimde değil, Adnan Polat yerden göğe haklı. Çünkü hakemlerimiz doğrudan rakibe yapılan hamleleri değerlendirmiyorlar, faul çalmakla görevlerinin bittiğini zannediyorlar. Erman'ın kabul edemediği konulardan bir tanesi de bu. Kendi hayat boyu kazma bir futbolcu olduğu için " yıldız futbolcu" deyimime karşı çıktı, " Yıldız futbolcunun korunması ne demek!" dedi yıllarca. Oysa FIFA'nın talimatı var bu konuda. Çünkü futbolu seyrettiren kazmalar değil; yıldızlar. Televizyon olmazsa futbol batar. Artık transferleri tribünler karşılamıyor. En iyi hasılatı Fenerbahçe yapıyor. Fenerbahçe'nin bir sezonluk hasılatı bir oyuncu almaya yeter ancak... Televizyonlar olmasa, hediyelik eşya satışı olmasa kulüpler batar. Fenerbahçe, Roberto Carlos'u aldığı zaman forma satarak iki günde Roberto Carlos'un parasını çıkardı. Sarı Çizmeli Mehmet Ağa'yı aldığın zaman onun formasını kim alır? Futbolun artık ayakta durması yıldızlar sayesinde. FIFA bunların korunmasını istiyor. Van Basten gitti mi, yerine yenisi gelmiyor!.. Van Basten niye sakatlandı? Van Basten'in belli bir sakatlığı yok. Maçta yediği bir darbe ile ayağı kırılmadı. Adamın devamlı aşil tendonuna vura vura o aşil tendonu bitirdiler.
LİNCOLN'Ü İNDİRİN
FIFA, niye arkadan dalmayı yasakladı? Çünkü önden daldığın zaman futbolcu gelen tehlikeyi görebilir ve kendini koruyabilir ama arkadan dalan adamı göremeyeceği için kendini koruyamıyor. Onun için 'Topa vursan da vurmasan da arkadan dalamazsın arkadaş' diyor. Şimdi yıldız futbolcunun korunması bu. Galatasaray'da Lincoln oynamaya başladı. Şimdi taktikler ne? Lincoln ayağına alır almaz indirin. 1 indir, 2 indir, 3 indir, 55 indir. 55 tane faul çal. Öyle değil. Kart çıkartmak için illa adamın ayağının kırılması gerekmiyor. Ben yıldız futbolcuyum ve sen beni savunmakla görevlisin. Sen, topu her ayağıma aldığımda beni indiriyorsan ve hakem bunu hissediyorsa cart sarı, cart kırmızı. Sen çıkarsın oyundan. Tribündeki ve televizyon başındaki adam senin beni nasıl düşündüğünü görmeye gelmiyor, benim bu oyunu nasıl güzelleştireceğimi görmeye geliyor. Mesele burada. FIFA, hakemden bunu istiyor ama bizim hakemlerimiz bunu yapmadığı için o sert darbeler, o sert tekmeler yüzünden insanların adalelerinin, kaslarının tutar tarafı kalmıyor. Niye Lincoln'e, niye Arda'ya yapılıyor fauller? Niye Mehmet Güven'e yapılmıyor? Çünkü Galatasaray'a maçı kazandıracak adamları sindirdin mi biter. FIFA diyor ki hakemine, " 15 dakika maçı seyret ve yorumla. Bu yorumun içinde oynatmama niyetinde olan bir adamı hissedersen onu derhal cezalandır. Çünkü seyirci iyi futbol seyretmek istiyor."
TELEVİZYON YILDIZI
İngiltere'de böyle pozisyonlarda omuzla kaleciyi içeri sokuyorlar topla beraber. Gol veriyor hakem. Açsın seyretsin İngiltere ligini. O şarj fevkalade nizami bir şarj. Erman'ın yorumları çağ dışı. O yüzden de geçenler de Şansal onu sıkıştırmış ya!.. " Hocam senin dediğin oldu işte topa değdi adam niye o zaman faul değil" diye. Topu değip değmemekle alakası yok günümüzün yorumunun. Günümüz yorumunda topa değsen de değmesen de dengesiz ve ölçüsüz girmek faul. Geçen haftaki Volkan'ın penaltı pozisyonunda... Volkan topa değiyor, Şansal da diyor ki 'İşte sen diyordun.' Dengesiz ve ölçüsüz giremezsin. Arkadan dalamazsın. Önden dalarken de ters ayakla dalacaksın. Bunları Erman bilmiyor, öğrenmeye de niyeti yok. Erman'ın bir özelliği var; iyi bir televizyon yıldızı. Ben televizyon sahibi olsam Erman'ı ekrandan eksik etmem. Adam çünkü televizyon yıldızı yetenekleri var. Hele benim futbol seyircime göre oldukça ideal bir seçim. Ama insan bu kadar sene kalkıp da tek başına bütün pozisyonları yorumluyorsa ve milletin kafasına 'Hele bir akşam olsun. Erman ne diyecek' lafını sokuyorsa, kendisine ve adına saygı duyup 'FIFA'da neler oluyor, futbol nasıl değişiyor' diye merak etmesi lazım. Etmiyor.





