Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, yolsuzluk ve Ergenekon davası konusuna da değindi. Baykal, Başbakan Recep Erdoğan'ın yolsuzluklarla ilgili olarak Kahramanmaraş'ta yaptığı bir konuşmada 'Yolsuzluğu asla kabul etmedik. Yolsuzluğa adı karışanlara taviz vermeyiz, bunların bir kısmını partimizde ihraç ettik' dediğini söyledi. Baykal, " Bunun üzerine insanın aklına şunlar geliyor tabi. Ali Dibo olaylarını gündeme getiren AK Parti'li milletvekili ihraç edildi mi edilmedi mi? İhraç ettin
de, ama yolsuzluk yapanı değil, yolsuzlukları şikayet edenleri ihraç ettin. Bir Amasya milletvekili ilindeki yolsuzluklardan şikayet etmişti, ne oldu? Balıkesir milletvekili yolsuzlukla mücadele ediyordu, ne oldu? Naylon fatura kullanmakla itham edilen dünyanın 200 ülkesi içinde bir tane Maliye Bakanı olabilir mi? Hayali ihracat yaptığı Danıştay kararıyla kesinleşmiş bir Genel Başkan Yardımcısı hangi siyasi partide vardır? 48 saat içinde bir işadamına 11 trilyonluk rant sağlayan bir büyükşehir belediye
başkanı hangi ülkede vardır? Gerek iç hukuk gerekse uluslararası hukuka göre uçmasına izin verilmeyen bir uçağa izin vererek, 28 Türk vatandaşının ölümüne yol açan ve bu aileleri mağdur eden yöneticileri himaye eden bir bakan hangi ülkede vardır? Almanya'daki Deniz Feneri davasında Başbakan dut yemiş bülbül gibi. Deniz Feneri konusunda neden konuşamıyorsun? Her konuda maşallah aslan gibi kükrüyorsun.. Ama burada süt dökmüş kedi gibi oluyorsun" diye konuştu.
İnternette 'Küçük hırsız el feneri, büyük hırsız deniz feneri kullanır' diye yaygın bir söz olduğunu belirten Baykal, " Biri buna ek yapmış, 'Küçük hırsız el feneri, büyük hırsız deniz feneri kullanır. Ama mutlaka ampul lazım" diye konuştu.
" ERGENEKON DAVASI VİCDANA SIĞIYOR MU?"
Ergenekon davasının dün başladığını hatırlatan Baykal, davanın 1.5 sene sonra başlamasının ve bazı insanların haklarındaki iddialardan haberleri olmadan 1 yıldan fazla tutuklu kaldıklarını söyledi. Hukukun saygınlığı ve geçerliliğinin korunmak zorunda olduğunu belirten Baykal, İnsanların suçlanmasının çok önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi. Baykal, " Birisi benim işim bunu gerektiriyor, toplayın bunları diyecek. Biri de toplayacak. Hukuk da buna alet olacak. Kabul etmiyorum bunu" şeklinde konuştu.
Dava duruşmalarının dün başladığını ve davanın salona sığmadığına ilişkin haberler yapıldığını hatırlatan Baykal, " Dava salona sığmamış. Siz davanın salona sığıp sığmadığını bırakın da o dava hukuka sığıyor mu, vicdana sığıyor mu?" dedi.
Yargıcın tutuklu ve tutuksuz sanıkların ayrılması yönündeki isteğine de tepki gösteren Baykal, bunun hukuka aykırı olduğunu söyledi. Sanıkların birçoğunu zaten birbirlerini tanımadığını ve kendileri hakkında ne söyleneceğini duyma hakları olduğunu belirten Baykal, " Salonun şartlarına göre dava şekillenir mi? Siyasetin şartlarına göre hukuk şekillenir mi?" ifadelerini kullandı.
Baykal, birkaç gün önce bir yolsuzluk olayını haber yapan gazeteci Nurettin Kurt'ın hapse mahkum edildiğini ancak, haberini yaptığı davanın hala sürdüğünü de belirtti.





