TOBB
Başkanı Hisracıklıoğlu, İstanbul Rotary Kulüp'ün düzenlediği toplantıda " Türkiye
Ekonomisi ve Kriz" konulu bir konuşma yaptı. Küresel krizin Türkiye
etkilerini değerlendiren Hisarcıklıoğlu, " Dünya küresel sistemi ilk
krizini yaşıyor. 1990 sonrası dünya kürselliğin pozitif etkisinden faydalandı
fakat ilk defa negatif etkisini yaşıyoruz. Şu anda haritası çıkartılmamış bir
topraktan geçiyoruz" şeklinde konuştu.

Krizin mali sektörden reel sektöre geçtiğine işaret eden TOBB Başkanı,
" Herkes bilançolarını daraltmak zorunda kalıyor. Gayrimenkul fiyatlarının
düşeceği bir döneme doğru gidiyoruz. Servet artışı gelir seviyesiyle eş değer
konumda, küresel mali sistem de mali durumu denetliyor. Risk göstergeleri
normalleşmeye doğru gidiyor. Para ve kredi piyasaların oturmasının aylar ve
yıllar alacağı ifade ediliyor. Yeni sorunlar, kamulaştırma, mali sistem ahlaki
erozyona sebep olacağından, kamu kaynaklarını israfa yol

açmadan yeniden işler hale getireceğiz" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin kriz ortamına büyüme temposu aşağı inerken yakalandığını ifade eden
Hisarcıklıoğlu, " Ama bu seferki farklı. Eskisi gibi 4-5 ayda atlatırız
diyebileceğimiz bir kriz değil bu. AB dördüncü çeyrekte yüzde 0 büyüme
göstermiş. Geçmişte 100 dolarlık sermaye ile 5 bin dolar'lık bir alım gücüne
kavuşuyorduk o da kayboldu. Türkiye için finansman açısından cari açık finansmanı
önem taşıyor" dedi.

Cari açık finansmanının Osmanlı'dan beri süregelen yapısal bir sorun olduğunu
kaydeden Rifat Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti: " Cari açığı finanse
edemeyince ülkede kriz oluşur. Ekonominin devamı için yurt dışından kaynak
bulmalıyız. Bütün tıkadığımız nokta bu. Krizlerin çıkmasının tek nedeni cari
açıktır. 2008'de cari açık 47 milyar dolar. Cari açığı finanse eden kimmiş
baktığımız zaman, cari açığı finanse edenin reel sektör olduğunu görüyoruz. 31
milyar dolarla bu cari açığı finanse etmişiz. Önümüzdeki

dönemde finansman çok önemli. Yatırım yapmak için finansmana ihtiyaç var.
İçerideki yatırımlar yeterli değil. Özel sektör olarak krizden çıkıştan
itibaren 2002- 2007 evresinde müthiş bir başarı sağlayarak yüzde 49'luk bir
büyüme sağladık. Bu yatırımları borçlanarak yaptık. Borçlanmasak Türkiye
ihracatı 36 milyar dolardan 132 milyar dolar'a çıkmazdı."

" Özel sektöre 'borçlanmayın' demek cehalet" diyen Hisarcıklıoğlu,
özel sektörün borçlanmamasının ülkenin yüzde 49 büyüyememesi anlamına geldiğini
kaydetti.

Zengin olmak için yatırımın şart olduğunu ifade eden TOBB Başkanı,
" Üretmek, istihdam yapmak ve ihracat yapmak zorundayız. Biz bu ülkenin
geleceğine Türk özel sektörü olarak yatırım yapmalıyız" dedi.

Küresel krizin Türkiye'ye etki kanallarını değerlendiren Hisarcıklıoğlu,
" Yurt dışında kredi akışında bir azalma olacak. İhracatımızın yüzde 60'ı,
132 milyar dolar'ı AB'ye gidiyordu. Şu anda bu oran yüzde 45'e düştü. Pazarda
müthiş bir daralma var. Gelirler düştüğü için herkes turizm harcamalarını
kısacağından dolayı turizm gelirlerinde de bir daralma olacak. Cari açığımız da
bundan sonra azalma olacak. Faiz, kur, enflasyon dün hep birlikte düşmüşler;
bunların artık hep birlikte arttığını göreceğiz.

Dünyada artık bütün ülkeler büyüme hızlarını düşürürken bilançolar artık
küçülecek. Bunlar da bir azalma eğilimine girecek. Buna bağlı olarak yatırım
azaldığı için son 2 yılda geriledik. 2008'in Ağustos ayına baktığımızda iyi
giden sektörlerin iyi gitmediğini görmeye başladık" şeklinde konuştu.

2008'in ilk 8 ayında yüzde 20 daralma olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, yine
hazır giyimde yüzde 8, makinede yüzde 5 oranında daralma olduğunu söyledi.

Reel sektörde global krizin etkilerini somut olarak hissetmeye başladıklarını
ifade eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, " Bizler de birey olarak,
işletmelerimizde özellikle dikkat etmemiz gereken birkaç husus var. Alacak
vadesi ile borç vadesi birbirine uymalı. Dünyada likidite bitti artık. Kredi
yok, varsa da pahalı olacak. Onun için de vade işine satışlarımız da öncelikle
dikkat etmeliyiz. Hangi para cinsinden borçlanıyorsak o para cinsinden alacaklı
olmalıyız. Alacağımızla borcumuz aynı para cinsinden