Eylül ayı
Sanayi Üretim Endeksi verileriyle ilgili olarak yazılı bir değerlendirme yapan
Küçük, sanayi üretiminde, 2002 yılının Ocak ve Şubat aylarından 6 yıl sonra,
ilk kez 2008'in Ağustos ve Eylül aylarında iki ay üst üste küçülme ortaya
çıktığını hatırlatarak, bu tedirgin edici gelişmenin tümüyle küresel kriz ile
ilişkilendirilemeyeceğini ifade etti.

Türk sanayisinin uzun süredir rekabet gücü açısından son derece zor koşullar
altında üretim ve ihracatını artırma mücadelesi verdiğini belirten Küçük,
" Sanayi üretimi, 2005 yılından itibaren istikrarsız bir artış seyri
izlemeye, adeta alarm vermeye başlamış, ancak buna rağmen, rekabet gücünü
destekleyecek tedbirler hayata geçirilmemiştir. 2008'de ise, mevcut problemlere
küresel krizin de eklenmesiyle, istikrarsızlığın daha ciddi ve kaygı veren bir
yapıya taşındığı görülmektedir. İç talebin çok durgun

olduğu bir ortamda, üretim, uzun süredir dış talep ekseninde artışını
sürdürmekte idi. Veriler, artık bu sürecin de sonuna gelindiğine işaret
etmektedir" diye konuştu.

Ağustos ve Eylül aylarında sanayi üretiminde ortaya çıkan beklenenden daha
yüksek oranlı düşüşlerin ekonomide olumsuz gelişmelerin habercisi olduğunu
kaydeden Küçük şöyle devam etti: " 2008'in üçüncü çeyreğinde, GSYİH'da 27
çeyrek sonra ilk defa negatif büyüme ile karşılaşacağımız anlaşılmaktadır.
Sanayi üretiminde düşüşün nedenleri sorgulanırken, bu nedenlerin hangilerinin
küresel krizden, hangilerinin ekonomide zaten mevcut olan sorunlardan
kaynaklandığı mutlaka ayrıştırılmalı ve ona göre uygun

tedbirler üretilmelidir. Dünya ekonomileri küresel krize karşı peş peşe önlem
paketleri devreye sokarken, Türkiye, 'ince eleyip sık dokuyoruz' diyerek, yine
yavaş kalmaktadır. Süratle önlem alınmadığı takdirde, önümüzdeki aylarda, daha
olumsuz gelişmeler gündeme gelebilecek ve o noktadan sonra devreye girecek
önlem paketlerinden beklenen fayda sağlanamayacaktır. Çok hızlı hareket etmek
mecburiyetinde olduğumuz unutulmamalıdır."