Ben
milletin bana verdiği demokratik talebi, sorumluluğu yerine getirmek
durumundayım. Ben gördüklerimi söyleyeceğim" dedi.
Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ın 'Baykal'a cevap vermeyeceğim' sözlerine tepki gösterdi. Baykal,
" Eğer Başbakan böyle söyleyerek benim de ona 'O zaman ben de sana soru
sormayacağım' diyeceğimi zannediyorsa yanılıyor. Ben milletin bana verdiği
demokratik talebi, sorumluluğu yerine getirmek durumundayım. Ben gördüklerimi
söyleyeceğim. Başbakan zannediyorsa sorular gelmeyecek, gelecek. Niye acaba Başbakan
bunu söylemek ihtiyacını hissetti. Cevap
vermeyeceğim diyor, benim sorularıma karşı peşin bir tavır takınıyor. Bu
sorulardan mı korkuyor? Böyle bir genel cevap vermeyeceğim lafıyla sıyrılamaz.
Biz parlamentoda ana muhalefet partisiyiz, soracağız, sen de cevap vereceksin.
Vermezsen, onu biz cevap olarak değerlendireceğiz, milletimiz de
değerlendirecek."
Baykal, Başbakan Erdoğan'a televizyonda tartışma ve dokunulmazlıkları kaldırma
çağrısını da yineledi.
" ANAYASA'YI OLGUNLAŞTIRACAKLAR ÖYLE YİYECEKLER"
Başbakan Erdoğan'ın Anayasa değişikliğiyle ilgili olarak, 'Ham meyve yenmez'
sözlerini de eleştiren Baykal, şunları kaydetti:
" Şimdi bu ne demek? Birisi Anayasa'yı değiştir deyince, 'ham meyve yenmez,
olgunlaşsın öyle yeriz', yani Anayasa'nın yenmesi söz konusu.
Olgunlaştıracaklar öyle yiyecekler. Başbakan bunu kendisinden Anayasa'yı
değiştir diyenleri idare etmek için mi söylüyor, gerçekten böyle düşündüğü için
mi? Bu anlayış bizim bildiğimiz anlayış. Daha önce hatırlarsınız, Anayasa'daki
değişikliklerle ilgili olarak, 'Aman ha acele etmeyin zamanı geldiğinde bu iş
olacak' deniyordu. Şimdi o yaklaşım tekrar ediliyor. Kim
olgunlaştırılacak? Bu meyvenin pişmesi ne demek? Yargı mı pişirilecek? Yargı mı
hazırlanacak, medya mı hazırlanacak? İş dünyası mı hazırlanacak? Kim
hazırlanacak? Hazırlanan zaten yeterince hazırlanmadı mı? Yetmedi mi bu
hazırlık? Söz konusu olan Anayasa'da dokunulmazlığın değiştirilmesi değil,
yargı güvencesinin sağlanması değil, Anayasa'nın değiştirilmesi, murat edilen
maddeleri ayrı maddeler. Anayasa'nın laik karakterinin değiştirilmesi,
Anayasamızda azınlık imkanı yaratmayı sağlayacak gediklerin
açılması."
" SEN AYNAYA BAK, HALİNİ GÖR"
Başbakan Erdoğan'ın CHP'ye yönelik 'aynaya baksınlar' şeklindeki sözlerine
cevap veren Baykal, şunları kaydetti:
" Başbakan, dedi ki 'Aynaya baksınlar, kendilerini görsünler'. Ben de
gittim aynaya baktım. Gördüklerim açık. Gördüklerim, şanlı, şerefli, Türkiye
Cumhuriyeti'nin tarihi. Neyi gördüm? Milli mücadeleyi gördüm, müdafa-i hukuku,
Kuva-i Milliye'yi, Sivas Kongresi'ni, TBMM'nin açılışını, Sakarya Meydan
Savaşı'nı, 9 Eylül'ü, Türkiye'nin kurtuluşunu gördüm, Mustafa Kemal Atatürk'ü
gördüm. Lozan'ı gördüm, demokrasiye geçişi gördüm. Etibankları, Sümerbankları,
Karabük Demir Çelikleri gördüm. Türkiye'ye bir kuruş
borç almadan ekonomik kalkınma için yapılanları gördüm, Köy Enstitüleri'ni
gördüm, Halkevleri'ni gördüm. Bunun dışında da hiçbir leke, ahlaksızlık, vatan
ihaneti görmedim. Şimdi ben peki Başbakan'a 'Sen de bir aynaya bak' diyorum.
Bir saymaya kalksa üstesinden gelebilir mi Başbakan. Kendisi baktığı zaman ne
görecek aynaya? Nerden başlayacağına bağlı. Çok daha eskiden başlarsa o ayrı.
Hikmetyar'dan başlayacak. Oradan çıkacak ta Deniz Feneri'ne kadar gelecek."





