Dış
Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun (DEİK) düzenlediği çalışma kahvaltısı, Devlet
Bakanı Kürşad Tüzmen ve Fransa Dış Ticaret Bakanı Anne-Marie Idrac'in
katılımıyla Ceylan Intercontinental Otel'de gerçekleştirildi.
Osmanlı İmparatorluğu'ndan bu yana Türkiye ile Fransa arasında var olan
ekonomik, siyasi ve kültürel bağlara işaret eden Bakan Tüzmen, bazen Fransa'nın
Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki yaklaşımlarını anlamakta ve anlatmakta
zorluk çekilmesine rağmen iki ülke ilişkilerinin iyi olduğunu kaydetti.
Fransa ile ticaret hacminin son iki yılda yüzde 70 artış kaydettiğini söyleyen
Tüzmen, " Fransa ile dış ticaretimizi 15 milyar avroya çıkarmayı hedefliyoruz.
Bunu rahatlıkla yapabilecek durumdayız" diye konuştu.
Tüzmen, ithalatta da Fransa'dan yüzde birden fazla pay almak istediklerini
belirtti.
İki ülke ilişkilerin ruhunda " ekonomik işbirliği" nin olduğunu ifade
eden Bakan Tüzmen, tarihin sunduğu AB fırsatının çok iyi değerlendirilmesi
gerektiğine işaret ederek, Fransa'nın desteğiyle bunu çok iyi bir noktaya
taşıyabileceklerini söyledi.
Konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Bakan Tüzmen, Fransa Cumhurbaşkanı
Nicolas Sarkozy'nin Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin olumsuz görüşlerinin
hatırlatılması üzerine, Fransa ile Türk halkının birbirini çok sevdiğini ve
kültürel bağlarının çok güçlü olduğunu söyledi.
Bakan Tüzmen şöyle devam etti: " Bu uzun süren bir aşk hikayesi.
Görüyorsunuz, hala yakışıklıyız, genciz ve çok çalışkanız. Etraf da bizi
izlediği için bu işe bir ad koyalım dedik. 2003'te nişanlandık. Evlilik tarihi
belli değil. Bizim aile kalabalık ve biraz geliri düşük. Ancak genç, yakışıklı
ve çalışkan olduğumuz için bu konuda bence puan toplamaya devam ediyoruz."
Fransa Dış Ticaret Bakanı Anne-Marie Idrac, Türkiye'nin yabancı yatırıma
verdiği öneme işaret ederek, Fransa'nın, Türkiye'nin ikinci en büyük yabancı
yatırımcısı olduğunu hatırlattı.
Türk ve Fransız iş adamları arasında yeni ortaklıkların da kurulacağını
söyleyen Idrac, sanayi, Ar-Ge, teknoloji paylaşımı gibi alanlarda ilişkilerin
olabildiğince gelişeceğini söyledi.
İki ülke arasında 10 milyar euro olan ticaret hacmini 15 milyar euro'ya
çıkarmayı hedeflediklerini belirten Idrac, ilişkilerin hem küçük, hem de büyük
işletmeler bazında gelişmeye devam ettiğini ifade etti.
Türkiye-AB ilişkilerinde Fransa'nın dönem başkanlığı sırasında görevini
layıkıyla yerine getirdiğini belirten Idrac, yılsonuna kadar yapılacak
toplantılarda iki yeni başlığın müzakerelere açılması için çalışmalara devam
ettiklerini ifade etti.
İki ülke arasında imzalanacak Karma Ekonomi ve Ticaret Komitesi
Protokolüne ilişkin de Idrac, " İmzalayacağımız metin, siyasi taahhüt
anlamında bizi bağlıyor. Bu metnin ticari ilişkilerin geliştirilmesinde bir
dinamik kazandıracağına inanıyoruz. Biz, Fransız tarafı olarak, bu konuya
katkıda bulunacak bütün katılımcıları bir çatıda toplayarak birlikte çalışmak
istiyoruz. Tabii ki ekonomik sıkıntıların yaşandığı bu dönemde dostane ilişkiler
çerçevesinde her iki ülke iş adamlarının çalışmasını teşvik ediyorum. Bu
doğrultuda bizim hem siyasi anlamda hem de şahsım adına tam
anlamıyla katılımcı olacağımızı bilmenizi istiyorum" dedi.
Toplantıda daha sonra soruları yanıtlayan Idrac, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas
Sarkozy'nin Türkiye'nin AB üyeliğine yönelik olumsuz tavrının hatırlatılması
üzerine, Türkiye ile ilişkilerde zayıflama ve geriye gidiş olduğu şeklindeki
sözleri anlamadığını söyledi.
Fransa'dan Türkiye'ye 1 milyon turist geldiğini, Sarkozy ve Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın kısa süre önce bir araya geldiklerini hatırlatan Idrac,
bunların, ilişkilerin iyiliğinin göstergesi olduğunu belirtti.
Toplantıdan çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tüzmen,
" Bizim için böyle bir dönemde krizin en önemli ilacı ticaretin ve
yatırımların artırılmasıdır. Dolayısıyla şu aşamada, Suudi Arabistan Ticaret
Bakanı, Fransız Ticaret Bakanı ve Karadağ ile yapacağımız Serbest Ticaret
Anlaşması, Hollanda ile yapılan ticaret anlaşması* Bütün bunları bir araya
getirdiğimizde kriz ortamında Türkiye'nin dünyada bu krizden en az hasarla
çıkacak ülkeler arasında yer aldığını söyleyebiliriz. Türkiye'nin
güvenilir bir liman olması, ekonomisinin ayaklarının yere sağlam basması, dünya
ticaretinde hatırı sayılır bir ülke olması, dünyanın ilk 17 ülkesi arasında yer
alması, dış ticaret ve makroekonomik dengeler göz önüne alındığında AB'nin 6.
büyük ülkesi olması* Bunları alt alta sıraladığımızda Türkiye, yatırım ve
ticaret için önemli bir ülke olmayı sürdürüyor" dedi.
Eximbank kaynaklarının 1 milyar dolara çıkarılmasıyla ilgili olara da Tüzmen,
" Eximbank kaynaklarına sermaye ilave ediyoruz. Eximbank yurt dışından 400
milyon dolar'a yakın sendikasyon kredisi, diğer kaynaklardan aktarım yaparak 1
milyar dolar bir portföyü Eximbank kaynaklarına ilave etmeye çalışıyoruz"
şeklinde konuştu.





