2001 ekonomik krizinde bile süt fiyatlarının düşmediğini,
aksine yüzde 21.2 oranında arttığını ifade eden Bayraktar, 2008 yılında üretici
süt fiyatlarının iki defa ciddi oranda düşmüş olmasının süt üreticilerinin bu
yıl içerisinde büyük sıkıntı yaşadığını gösterdiğini kaydetti. Süt fiyatları
düşerken üreticilerin maliyetleri arttığını, satılan sütten elde edilen gelirin
maliyeti karşılamadığını savunan Bayraktar, bu koşullarda üretimin
sürdürülmesinin mümkün olmadığını belirtti. Süt üreticisinin 1980

yılından beri hiç bu kadar kötü bir duruma düşmediğini ifade eden Bayraktar,
1980-2008 yılları arasında süt/yem paritesinin 2007 ve 2008 yıllarında 1'in
altına düştüğünü, üreticilerin bu yıllarda 1 kg süt satarak 1 kg yem bile alamadıklarını
belirtti. Üreticilerin süt fiyatları yüzde 10 civarında düşerken özellikle
market fiyatlarında bu denli önemli düşüşlerin olmadığını dile getiren
Bayraktar, Ocak-Ekim 2008 tarihleri arasına bakıldığında marketlerde sadece
içme sütünün fiyatının yüzde 2 oranında

azaldığını, buna karşılık tereyağı fiyatlarının yüzde 8, kaşar peynirinin yüzde
3,4 ve beyaz peynirin yüzde 3,6 oranında arttığının görüldüğünü kaydetti.

Toptancıların indirim yaptığı bir üründeki indirimin marketlere yansımadığını
belirten Bayraktar, " Örneğin halkımızın en çok tükettiği süt ürünlerinden
birisi beyaz peynirdir. Bu ürünün Ocak-Ekim 2008 toptan fiyatları yüzde 2,6
düşmüşken, perakende fiyatlarında yüzde 3,6 artış olmuştur. Dünya süttozu
fiyatları da hızla düşmektedir. 2008 yılı başlarında tonu 4 bin-4 bin 600 dolar
olan yağsız süttozu fiyatları, 2 bin-2 bin 500 dolara kadar düşmüştür. Yine
yağlı süttozu fiyatlarının 2008 yılı başlarında

tonu 4 bin 600-5 bin dolardan 2 bin 400-2 bin 900 dolara düşmüştür. Dünya
süttozu fiyatlarının bu denli düşük olması firmaların dışarıya yönelmesine
neden olmaktadır. Ülkemizin yıllık olarak ortalama 13 bin ton civarında bir
süttozu ithalatı vardır. 2008 yılına bakıldığında ise yaklaşık 9 bin ton
civarında bir ithalatın yapıldığı görülmektedir. Ülkemizde çiğ süt fiyatlarının
düşük olduğu bu dönemde süttozu ithalatı geçici süreyle durdurulmalı, ülkeye
ucuz süttozunun girmesinin önü kesilmelidir. Bunun

yanında ülkeye buzağı maması adı altında süttozunun girdiği şeklinde şikayetler
sürekli gündeme gelmektedir. 2008 yılında ülkeye 43 bin ton civarında buzağı
maması ithal edildiği görülmektedir. Yem üreticileri yaptığımız görüşmelerde
ithal edilen bu miktarın ülke ihtiyacının çok üzerinde olduğunu
söylemektedirler. Ülkemize bu tür yollarla süttozu girişi engellenmelidir.
Sektörde sürekli yaşanan bu fiyat sorununun çözümlenebileceği en önemli oluşum
Süt Konseyi'dir. Ancak çıkarılan Süt Konsey Yönetmeliği

ihtiyaçlara cevap verecek yeterlilikte görünmemektedir. Konseyin gerektiğinde
piyasaya müdahale edebilmesi gerekirken, çıkan yönetmelik bu ihtiyacı
karşılamamaktadır. Bir diğer tehlike ise; Tarım Kanunu'nda konsey gelirlerini
artırmak amacıyla değişiklik yapılmasını öngören kanun tasarısıdır. Bu tasarı
yasalaşacak olursa konseyler ekonomik olarak çok güçlü birer yapı olacaklardır.
Üreticilerin beklentilerini karşılamaktan uzak bir yapı arz eden konseyi gelir
bakımından çok güçlü hale getirmek, sorunları

çözmek yerine sorunlara yenilerinin eklenmesine yol açacaktır. Bu nedenle bütün
bu hususları da dikkate alarak gerekli düzenlemelerin yapılması, konseyleri
işlevsel hale getirecek düzenlemelerin yapılması gerekmektedir" dedi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, ekonomik krizin etkisiyle düşen süt fiyatlarına
müdahale edilerek, üreticinin daha fazla sıkıntıya girmesi ve damızlıkların
kasaba gitmesinin önlenmesi gerektiğini belirtti. Bu amaçla okul sütü
programının en kısa zamanda tekrar hayata geçirilmesi gerektiğini, ayrıca süt
ve süt ürünlerine uygulanan KDV'nin yüzde 8'den yüzde 1'e indirilerek talebin
canlandırılması gerektiğini dile getiren Bayraktar, alınması gereken önlemleri
şöyle sıraladı:

- Üreticilerin kredi borçları faizsiz olarak ertelenmelidir.

- Dünya süttozu fiyatlarının ciddi olarak düştüğü bu dönemde üreticilerimizin
yaşadığı sıkıntılar dikkate alınarak süttozu ithalatı durdurulmalı, ucuz ithal
süttozunun iç piyasayı daha da sıkıntıya sokması önlenmelidir.

- Ülkeye buzağı maması adı altına süttozu girişine yönelik duyumlar dikkate
alınarak, eğer böyle bir durum varsa gerekli kontroller yapılarak tedbirler
alınmalıdır.

- Üreticilerin 2007 yılından kalan ödenmemiş olan buzağı teşvik primleri en
kısa zamanda ödenmelidir.

- Ulusal Süt Konseyi Yönetmeliği üreticilerin mutabık kalacağı bir şekilde
yeniden düzenlenmeli ve en kısa zamanda hayata geçirilmelidir.