Yılmaz, önümüzdeki dönemde küresel krize bağlı olarak
Türkiye'de büyümenin azalacağını ve işsizliğin artacağını tahmin ettiğini
söyleyerek, " Cari açık, ithalat ve ihracat daralacak ama Türkiye'nin
finansman ihtiyacı basında yazılan kadar olmayacak" diye konuştu. Başkan
Yılmaz, Merkez Bankası'nda düzenlediği ve 2009 yılı para ve kur politikasını
açıkladığı basın toplantısı sonunda ekonomi muhabirlerinin sorularını
yanıtladı. 2009 yılında, 2006 yılında olduğu gibi enflasyonda bir artışın
gerçekleşmesini

beklemediklerini ifade eden Yılmaz, dövizin kıt bir mal olduğunu ve bütün
ülkelerdeki merkez bankalarının bu konuda 'cimri' davrandığının altını çizdi.
Yüzde 11 olan zorunlu karşılık oranını yüzde 9'a kadar indirdiklerini söyleyen
Yılmaz, finans sektörüne ilişkin olarak ise, " Türk bankaları sermaye

yeterliliği ve geri dönmeyen sorunlu krediler açısından bir sorun yaşamıyor.
Bankacılık sistemimiz oldukça güçlü, bir sorun yok" değerlendirmesinde
bulundu.

Yaşanan ekonomik sıkıntıların dünya genelinde etkili olan küresel kriz kaynaklı
olduğunu vurgulayan Yılmaz, " Uluslararası bir küresel kriz yaşanıyor ve
kimsenin bu sorunun ne zaman biteceği konusunda net bir fikri yok. Herkesin bir
planı var, bizim de bir B planımız var" şeklinde konuştu.

IMF ile görüşmelerin teknik düzeyde devam ettiğini ve belirli bir aşamaya
gelindiğini belirten Başkan Yılmaz, görüşmelerin niyet mektubuna
dönüştürülmesinin yeni yılın başında gerçekleşebileceğini kaydetti.

Yılmaz, dün Hazine Müsteşarlığı tarafından açıklanan ekonomik rakamlar ve
dünyada yaşanan gelişmelerden, daha önceki açıklamaların gerçekleşmesinin zor
olduğunun anlaşıldığının altını çizdi.

Önümüzdeki süreçte büyüme oranlarının düşeceğini ve işsizliğin daha da
artacağını tahmin ettiğini kaydeden Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz,
yabancı para çıkışının günlük konjektöre göre değiştiğini, kendilerinin ise bu
gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi.

Merkez Bankası'nın daha önce de enflasyon hedeflerini revize ettiğini
hatırlatan Yılmaz, kredibilite sorununa yol açılmaması için para
politikalarındaki önlemlerin devam etmesi gerektiğini savundu.

Merkez Bankası rezervlerinin finans sektörüne aktarılması yönünde bir soruya
Yılmaz, bu durumun gerçekleşmesinin 12 milyar dolarlık rezervlerinin azalacağı
anlamına geldiğini, buna sıcak bakmadıklarını, bu rezervin 'yeni kaynak' olarak
algılanmaması gerektiğini vurguladı.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, hükümetin ekonomik politikaları ile
çelişmemek kaydıyla bütçe imkanları çerçevesinde ekonominin iyi yönetilmesi
gerektiğini vurgulayarak, hükümetin mikro ekonomik reformları gecikmeden
yapması gerektiğini savundu. Yılmaz, Merkez Bankası Kanunu'nun değiştirilmesi
konusundaki ısrarlı sorulara ise, " Gündemimizde böyle bir konu yok"
yanıtını verdi. " Tüm kesimlerden isteğimiz, bize inansınlar ve
beklentilerini geçmiş enflasyonlara göre değil hedef enflasyona göre

belirlesinler" ifadesini kullanan Yılmaz, " Cari açık, ithalat ve
ihracat daralacak ama Türkiye'nin finansman ihtiyacı basında yazılan kadar
olmayacak" şeklinde konuştu.

Yılmaz, hedeflenen yüzde 4'lük büyümenin gerçekleşmemesi halinde yüzde 7.5'lik
enflasyon hedefine ulaşmanın zor olmayacağını söyledi.

Yılmaz, reel sektörün doğrudan fon aktarılmasına ilişkin bir soruya ise,
" Kredi limiti 500 bin dolardan 1 milyar dolara yükseldi. Bu üç kere
dönerse 3 milyar dolarlık bir fon anlamına geliyor" diye konuştu.