Gaziantep'in düşman işgalinden kurtuluşunun 87. yıldönümü
etkinliklerini anlatmak için basın toplantısı düzenleyen Aslan, toplantının
ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Aslan, bir gazetecinin, kredi
kartı kullanımı ve tüketici kredileri ile ilgili sorduğu soru üzerine, şunları
söyledi:
" Dünya öylesine hızlı gelişiyor ki, Türkiye'de dünyadaki önemli küresel
aktörlerden birisi konumunda. Özellikle bölgemizin bu bağlamda önde gelen
ülkelerinden birisi. Çağdaş dünyada nakit para akımının yerine kredi kartıyla
alışveriş etme sisteme giderek yaygınlaşan bir sistem. Türkiye'nin de bu sistem
içinde olması kaçınılmaz. Ama bunun çok daha belirli prensipler içerisinde, çok
daha sistemli ve özellikle de alım gücüne, kazanım gücüne yönelik bir kullanım
sistemine gidilmesi gerekir. Ama maalesef
Türkiye'de uzunca bir süre sokaklarda bile kredi kartı pazarlama yöntemleri
uygulandı. Biz bu konunun yanlışlığını ve isyanımızı defalarca söyledik. Son
krizden sonra bu konuda bir düşüş yaşandı. Ama bence esas tüketici kredileri
ile ilgili Türkiye'de bir sistem ve planlama yapılamadan kullanım şekli oluştu.
Şunu demek istiyorum. Bu gün çalışanlara bakarsanız, yüzde 90'ı tüketici
kredisi kullanıyor ve geri ödemesini yapmakla meşguller. Bir kısmı sıkıntıya
düşüyor, bir kısmı ödüyor. Ama bu ödemelerin
çoğunluğu ekonomiye geri dönmüyor. Piyasalardaki durgunluğun ana sebeplerinden
birisi budur. Piyasaya hareket getirecek olan, daha çok dar gelirlinin yaptığı
alışveriştir. Tüketici kredisi geri ödemesini piyasa yerine bankaya
yaptıklarından dolayı, piyasada ciddi bir durgunluk var. İşte bu noktada,
hükümetin bu kredileri yeniden yapılandırması, bunun belli bir disiplin
içerisinde, bir sisteme tabi olarak kullandırılması konusunda tedbirler alması
gerekiyor" .
Yaşanan krizle ilgili hükümete çeşitli önerilerde bulunduklarını ifade eden
Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
" Bu krizle ilgili tedbir olarak biz şunu önerdik. Tüketici kredilerinin
yeniden yapılandırılması lazım. Yani somut örnek verirsek, bir memur, bir
esnaf, şu anda aylık tüketici kredisi ödüyorsa, 400 YTL ödüyorsa, onun zamanını
ikiye katlayarak 200 YTL ödesin. Diğer 200 YTL'yi piyasadan alışveriş yapsın.
Yani 4 yıl vadesi varsa 8 yıla yaymak lazım. Piyasadaki nakit akışının
bankalara gitmesinin yerine ekonomide kalmasını sağlamak lazım. Kredi kartı
verme sistemlerini mutlaka çağdaş ülkelerdeki gibi,
belirli plan ve disiplin içerisinde tutmak lazım. Yani, her önüne gelen, her
istediği yerde kredi kartı dağıtamamalı. Bu konuda çok ciddi yaptırımlara
ihtiyaç var. Biz bunları çok uzun süredir dile getiriyoruz. Bu kriz esnasında
da ısrarla bu tedbirlerin uygulanması için çaba gösteriyoruz."





