Ulusoy da fal açmış
Bu haftaya çok önemli iki hakem kararı damgayı vurdu. Kimilerine göre hakemler haklı, kimilerine göre hata yaptılar. Peki işin doğrusu nedir? Doğru bir tane değil midir? Bu konudaki doğruların otoritesi kimdir? Elbette ki, FIFA'dır. Elbette ki, onun bağlı kuruluşlarıdır. Onun kitaplarıdır.
FIFA oyun kitapçığı hakemlerin 10 defa, 100 defa, hatta 1000 defa okuduğu ve okudukça okuyası geldiği futbol oyun kuralları manzumesidir. Öyle kolayca ezberlenmez ve bir o kadar da kolayca yorumlanamaz.
Gelelim bu iki önemli karara. Birincisi Fenerbahçe-Beşiktaş maçında Ümit Özat en son topla oynadığı zaman arkadaşı Deivid, Siyah-Beyazlı futbolcu Koray Avcı ile aynı hizadaydı. Yayıncı kuruluş, iki kamera görüntüsüyle bunu tüm futbolseverlere gösterdi. Yer kamerasından tartışmaya bile gerek yok. Aslında yardımcı hakem Alper Ulusoy da fal açmış. Çünkü, sondan ikinci savunma oyuncusuyla aynı hizada değildi. Kaldırdığı bayrak, kendini ve kararını da inkar ediyordu. Oyun kuralları da buna zaten cevaz vermez. Dolayısıyla nizami bir goldü ve bu gol de güme gitmişti.
İkinci pozisyon, Sivas-Trabzon maçında yaşandı. Bu pozisyonda hakem Cüneyt Çakır gol kararı verdi. Kimilerine göre gol fauldü ve iptal edilmeliydi. Kimilerine göre de faul yoktu ve gol kararı doğruydu. Peki FIFA ne diyor? Oyun kurallarına göre, 'oyuncular topla oynamak zorundadırlar.' Topla oynamayanların cezaları vardır ve bunlar kitapta yer almaktadır. Söz konusu pozisyonda Balili ve Jefferson topa sahip olmak için, yani topla oynamak için hareket halindedirler. Kaleci topu tutmak istiyor. Balili ise topa vurup, gol yapmak istiyor. Her ikisinin düşüncesi aynı anda gerçekleşiyor. Jefferson topu tutarken, Balili topa vuruyor. Kural diyor ki, 'Kalecinin elleriyle kontrol altına aldığı topa vuramazsın.' O halde, keşke Cüneyt Çakır, golü iptal etseydi.
VEDAT YÜKSEL (F.Bahçe-Beşiktaş): Fenerbahçe'nin iptal edilen golünde, yardımcı hakemin kurbanı oldu. Genelde kartlarını uygun yer ve zamanda kullanamadı. Hele hele birinci devrede çok heyecanlı ve acemi hakem görüntüsü verdi.
Birinci devrede Appiah'ın Burak'a yapmış olduğu çok sert hareketi kartsız bırakması hakemliği ile ilgili kuşkular yarattı. İbrahim Akın'ın penaltı beklentisindeki 'Feryadı figanı' boşunaydı ve devam kararı doğruydu. Ancak aynı Akın'ın el-kol-vücut-yüz jest ve mimiklerinin cezasız kalması da bir o kadar yanlıştı.
Maçta bazı itirazlar cezasız kalırken, bazıları kart gördü. Keza onlarca faul atlanırken, olmayanlar da verildi. Tutarsız faul kararları ve standart olmayan kart uygulamaları, Vedat'ın önemli hatalarıydı. FIFA listesine aday konumdaki Yüksel'in rakibine kasti giren Tümer'e sarı kart gösterip, oyunu endirekt serbest vuruşla başlatması da kurala hakimiyetini sorgulattı. Çünkü, pozisyonda temas var. Temas olan her ihlal de direkt serbest vuruştur. Alex'in eliyle gol atmaya çalışması, sarı kart idi. Appiah'ın Serdar Kurtuluş'a çok sert hareketi, keza sarı karttı. Bunlar doğru uygulandı. Ya Lugano'nun İbrahim Üzülmez'in sırtında gezen tekmesi, sahi neydi? Onu da Vedat'a soralım.
BÜLENT YILDIRIM (Antalya-G.Saray): Yılmaz Vural, mağlubiyeti içine sindiremedi. Hırsını seyirciden aldı. Bülent Yıldırım ise aynı Vural'dan övgüler aldı. Eh bize de bu satırlardan yazacak bir şey kalmadı. Zaten pozisyon yok, ofsayt yok. Yıldırım da alınmasın. Zaten onun yıldızı çok parlak. Bu maçta da nakise gelmedi.
CÜNEYT ÇAKIR (Sivas-Trabzon): Sakınan göze çöp batarmış. Cüneyt'inki de öyle oldu. Kuralcı diye bilinen Çakır, Sivas-Trabzon maçında kurala yenik düştü. Kaleci Jefferson'ın elleriyle kontrol ettiği ve tuttuğu topa Balili ayağını koydu ve top gol oldu. Çakır da verdi. Oysa kural öyle demiyor. Yukarıda yazdık zaten.
Sivasspor'un maçın sonlarında attığı ikinci gol, yardımcı hakemin yanlış kararıyla iptal edildi. Kusur, Çakır'ın değil, yardımcının. Gökdeniz, gole giderken düşürülüyor. Çakır'ın buradaki yorumu, bariz gol şansı yok ve sarı kart oldu. Trabzonlular çok itiraz etti. Bana göre de bariz gol şansı yoktu. Cüneyt'e devre biterken çok iş düşecek. Biz de buradan 'Aman Çakır' diyoruz.
SELÇUK DERELİ (Bursa-Denizli): İki çıkıştaki takımın maçı, çok renkli, mücadeleli ve bol pozisyonlu geçti. Hakem kaba tabirle 'Baba Hakem'. Hem de hakemlerin başı ve de gözbebeğimiz. Hal böyle olunca, hatalı bir kararı mumla aradık ama bulamadık.
AYTEKİN DURMAZ (Ankara-G.Antep): Genç hakem üst üste maçlar yönetirken, birden ara verdi. Sebebi nedir, ne değildir bilemiyoruz. Ama kaldığı yerden devam ettiğini gördüm. Ne Ankara, ne Antep. Hakem konuşmadı, hakeme sığınmadı. Benim Aytekin'e bir tavsiyem olacak. Zaman zaman ters diagonalde kalıyor. Yani yardımcıya arkasını dönüyor. Bu maçta olmadı, ama bir başka maçta başına iş açabilir.
ÖZGÜÇ TÜRKALP (Ç.Rize-Erciyes): Nedense MHK onu pek kullanmıyor. Belli ki, Konya-Fenerbahçe maçı unutulmamış. Saha ağır. Adeta balçık tarlası. Oyuncular zor duruyor. Özgüç sahada cirit attı. Sonuncu takım puan aldı, Rize'nin çıtı çıkmadı. Üstüne üstlük, alışa gelmişin dışında başkan Cengiz, hakemi kutladı.
CEM DEDA (Kayseri-Vestel): Menajer Süleyman Hurma'nın maçtan sonraki açıklamaları enteresan. O sözlerle ne kastedildiğini az çok kestirebiliyorum. Maçı 90 dakika seyretsem, ne demek istediğini buradan yazardım. Ancak pozisyonlar bunu engelliyor. Penaltı doğru karar. Kayserili oyuncu, resmen eliyle oynuyor. Ve de ceza alanı içinde (Çizgi ceza alanına dahildir). Yani 10 kusurlu hareketten biri. Bunu Deda'nın hanesine artı olarak yazıyorum. Kayserilileri çıldırtan pozisyonda ise Cem Deda yakışmayan bir hata yapmış. Vestelli oyuncu stop ettiği topu, rakip baskı yapınca kalecisinin eliyle almasına yardım ediyor. Tipik kaleciye pasın AĞA BABASI. 40 yılda bir olur. Onu da hakem atlarsa, işte o zaman kızılca kıyamet kopar. Bu da Cem'in eksisiydi. Dedim ya gördüklerimiz bu kadardı. Görmediklerimiz için....
TOLGA ÖZKALFA (G.Birliği-Konya): 4-1'lik skorda fazla ses çıkmadı. Ancak Tolga, her zaman ki Tolga değildi. Konyalı Sedat'a ceza alanında yapılan hareket, penaltıydı. Tolga bunu atladı. Sonra Gençler Konya'ya patladı. Mehmet Nas'ın ikinci kartı, bu patlamanın parça tesirlisi miydi, değil miydi? Ona da zahmet edip, kural kitabına bakanlar karar versin.
BARIŞ ŞİMŞEK (Sakarya-A.Gücü): Sloganlı, pet şişeli ve koltuk atmalı maçta sakindi. Kendine güvenliydi. Ve de yürekliydi. Kora kor mücadelede, etki ve tepki ile karşılaşmadı. Maç bitince, mağrurdu ve gururluydu. Tebrik için oyuncular sırada bekliyordu.





