Oskay, Fenerbahçe'nin, son hafta Samsunspor ile deplasmanda oynadığı ve 3 -1 kazanarak şampiyon olduğu maç öncesinde, Aziz Yıldırım'ın talimatıyla Samsun'da dağıtılmak üzere 150 bin dolar ödediğini, aynı gün İstanbul'da oynanan ve Galatasaray'ın 4-0 kazandığı Trabzonspor maçı için de Fenerbahçe'nin Trabzonsporlu bazı oyuncularla 250 bin dolarlık teşvik primi konusunda anlaşma sağladığını ileri sürdü. Oskay'ın açıklamaları özetle şöyle:
"Ben mış miş demiyorum. Türkiye'nin en büyük kulübünün başkanından şahsen direk parayı alıp, hem teşvik girişimi hem de şikeyi şahsen yaptığım için işte ben buradayım. 2000-2001 sezonunun bitiminden bir hafta öncesinde Fenerbahçe, Bursaspor'u 2 - 0 yendi. Aynı gün Galatasaray Gaziantep'i 2-0 yendi, şampiyonluk son haftaya kaldı. Tüm gözler Samsunspor-Fenerbahçe ve İstanbul'da oynanacak Galatasaray-Trabzonspor maçlarına çevrildi. Fenerbahçe genel averaj konusunda artı 3 gol avantajlıydı. Yani Fenerbahçe Samsun'da yenilir, Galatasaray üç farkla yenerse Fener 1-0 yenilse bile Galatasaray üç farkla kazansa şampiyon Galatasaray oluyordu. Bursaspor maçının akşamı kendi üstüme kayıtlı olan ....... nolu cep telefonumu ..... nolu telefondan sayın Aziz Yıldırım arayarak Samsun maçının önemini belirtti ve bu konuda bir şey yapmamı istedi.
"SAMSUN KAMPA GİRMESİN"
Samsun'da tanıdığım yok bir çaba içinde olmamızda yarar var. Orduspor'un eski başkanı Mustafa Çebi Fenerbahçe kongre üyesidir, çok iyi Fenerbahçelidir. Şu an ismi geçerken bile çok üzülüyorum aslında, çünkü o da iyi niyetle bir çaba göstermiştir. Onu telefondan arayarak buluştuk. Yardım edip edemeyeceğini sordum. O da Samsunspor teknik direktörü Yücel Uyar'ı tanıdığını söyledi, 'ben gideyim görüşeyim' dedi. Aziz Yıldırım'ı arayıp bilgi verdim, 'hemen gitsin' dedi. Kulüp biletini de Aziz Yıldırım aldırttı. Çebi, Yücel Uyar ile görüşmüş. Uyar, 'Ben demiş takımı motive etmeyeceğim. Tümer'i oyundan erken alırım, Ali Akdeniz zaten Fenerbahçe ile anlaştı. Ayrıca içeride üç adamım var, bunlar gerekeni yaparlar' demiş. Hatta Aziz Yıldırım "Samsun kampa girmesin" dedi. Kamp iptal edildi. Yıldırım "Ertuğrul oynamasın" dedi. Hoca Yücel Uyar, "hayır oynasın, beş haftadır sakat, ham durumda" yanıtını verdi.
OKTAY ARACI OLDU
Bu arada Bülent Ünder ve Tanju Çolak'ın da salı ve çarşamba gününden itibaren Samsun'da olduğunu zaten öğrendik, onlar da aksi yönde çalışma yapıyorlardı. Bu arada bütün bunlar yapılırken Mustafa amca ilk önce cebinde olan 840 milyon lirayı oraya verdiğini söyledi. Bunun üzerine ben Aziz Yıldırım'dan Altunizade'deki bürosundan 150 bin dolar alarak Mustafa Çebi'ye teslim ettim. İstanbul'a dönmem istendi. Çünkü Oktay Derelioğlu ile görüşüyorduk, Oktay Trabzon'da oynuyordu. Başkan Galatasaray-Trabzonspor maçı için burada kalıp Trabzonlu futbolculara beraberlik, galibiyet, bir farklı mağlup dahi olurlarsa 250 bin dolar para vermem için görüşmemi istedi. Ancak Oktay beni aradı, "Cihan Abi dedi, bu iş 300 bin dolara olur, 150 bin doları peşin, 150 bin doları maç sonrasında olmak üzere 300 bin dolar" dedi. Ben bunu başkana aktardım, Aziz Yıldırım'a "Yok" dedi, "250 bin dolar veririz" dedi, "Sen bunu aynen ilet" diye ekledi.
"BİZ OYNADIK ALDIK"
Başkan bütün bunlardan sonra bir gün bile beni arayıp teşekkür etmedi. Hatta birgün ben başka bir şey için (o sık sık telefon değiştiriyor) telefonunu bulup aradım. Güzelce bir haşladı beni, nereden buldun numaramı niye arıyorsun diye... Çok kızdı aramama.. Zaman içinde şunu anladım biz hakikaten kötü kullanılıp, atılmışız, Fenerbahçeliliğim kullanılmış. Fenerbahçeliliğimiz kullanılırken, arada biz de çok kötü kullanılmışız, hiç değerimiz yokmuş.
Bu arada Samsun'da başka bir olay daha var. 150 bin dolara daha ihtiyaç doğuyor. Mustafa Çebi direk başkana söylüyor, başkan 'hallederiz' diyor. İstanbul'a dönünce başkanı aradım, sen böyle bir söz vermişsin dedim. 'Ne parası' dedi, 'olan oldu biz zaten oynadık aldık' dedi parayla ilgili kestirip attı. Samsun olayı öyle kapandı, üzülen Mustafa Çebi oldu zaten o gün kutlamalardan sonra başkan pek bizim taraflara uğramadı.
Mustafa Çebi ile Cihan Oskay arasında geçen telefon konuşması
C.O: Mustafa Ağabeyciğim nasılsın iyi misin?
M.Ç: İyiyim teşekkür ederim..
M.Ç: Sen nasılsın, ne yapıyorsun?
C.O: İyiyim iyiyim.. Teşekkür ederim.
CO: Ya bak ne diyeceğim. Aklıma şey geldi. 4 sene önceki olay bende hep vicdan azabı kaldı. Bu konuyu az önce Tamer'le de paylaştım uzun uzun konuştum. Canım çok sıkıldı.
M.Ç: Canını sıkma.Ağabey. Sıkma canını
C.O: Ne yapayım üzülüyorum işte..
M.Ç: Nerede oluyorsun şimdi, işin var mı?
C.O: Karşıdayım ağabey..
C.O: Tamer'e de onu dedik. Babayı da yorduk yani. Koskoca Fenerbahçe'yi şampiyon yaptık. Şimdi nasıl aranız, iyi mi kulüple..
M.Ç: Yok ağabey iyi değil. İnsanlara değer kıymet bilmeyen yapıya sahip.
C.O: Sen olmasan o takım orada zor şampiyon olurdu ağabey.
M.Ç: Heee evet.
C.O: Yaşayan kişi olarak olarak olayı gayet iyi biliyorsun. Ben biliyorum, sen biliyorsun, Aziz Başkan biliyor.
M.Ç: Doğru, doğru, doğru. Sağlık olsun ne yapalım. Fenerbahçe için helal olsun.





