gerçek' olduğunu ifade ederek, dosyanın kancasının Türkiye'deki uzantılarının yakasına yapıştığını belirtti. Kılıç, şunları kaydetti:
" Yakında Deniz Feneri soygununun ikinci dalgası başlayacak ve 15 kişi daha yargı önünde hesap verecektir. AK Parti bu dosyaya da ilgisiz kalırsa, o dosyayı da CHP Türkiye'ye getirerek kamuoyuna duyuracak ve yargıya teslim edecektir. Bu soygunda yer alanların da, uzantılarının da, Türkiye'deki koruyucularının da kaçma dönemi sona ermiştir, hesap verme dönemi başlamıştır. Nihat Ergün de bu gerçeği biliyor ve RTÜK Başkanı Zahit Akman gibi daha dosyayı eline alıp incelemeden 'bu sahtedir' diye bağırıyor.
Sonra da rüşvetle satın alınmış bir dosya diye kafa karıştırmaya, gerçekleri gözlerden gizlemeye çalışıyor. Türkiye'de artık herkes çok iyi biliyor ve görüyor ki rüşvette, rüşvetle iş bitirmekte AK Parti'nin işidir, yolsuzluk adeta AK Parti'nin alamet-i farikası haline gelmiştir."
Ergün'ün 'CHP'nin getirdiği dosyanın sahte olduğu', 'dosyasının Alman makamlarından rüşvetle alındığı' ve 'kendisinin vatana ihanet ettiği' yönündeki suçlamalarını üç gün içinde ispatlamasını isteyen Kılıç, bunlar kanıtlanmazsa Ergün'ü mahkemeye vereceğini açıkladı.





