Baykal, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin
değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'deki iki temel konu üzerinde durduklarını
belirten Baykal, bunların işsizlik ve yolsuzluklar olduğunu söyledi. İşsizlik
konusuna Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dikkatini vermiş olmasından büyük
memnuniyet duyduklarını belirten Baykal, kamuoyunun bu konuya sahip çıkmasının
Başbakan'ı bu konuda açıklama yapma noktasına getirdiğini kaydetti. Başbakan
Erdoğan'ın işsizliğe çözüm bulma konusunda CHP'yi göreve çağırdığını
belirten Baykal, bu görevi de yerine getireceğini söyledi. Türkiye'de yeni ve
çok ağır bir işsizlik tablosuyla karşı karşıya olunduğunu ifade eden Baykal,
Türkiye'de genel işsiz sayısının 3 milyon olduğunu, ama gerçek rakamın bunun da
üzerinde olduğunu savundu. Başbakan Erdoğan'ın 'CHP'nin işsizlik konusunda
önerileri varsa ortaya koysun, eğer uygulamazsam siyaset hayatını bırakırım'
dediğini belirten Baykal, bu konuda 7 maddelik bir önerisi olduğunu açıkladı.
Baykal, " Bunları dikkatle dinlesin, not
aldırsın, izletsin, inceletsin ve gerekirse bize dönsün. Bu konuda biz
kendisiyle işbirliği yapmaya da hazırız" dedi.
ABD'de de iki farklı partinin önlem paketini birlikte ortaya koyduklarını
kaydeden Baykal, " Başbakan'ın bu konunun önemini artık kavramış olması ve
bir çare arama ihtiyacını ifade etmesi, CHP'den çare talep etmesi karşısında
memnuniyetle bir görev duygusu içinde bu soruna yardımcı olmak üzere
önerilerimizi sunuyoruz" dedi. Birinci madde olarak Başbakan Erdoğan'ın
kriz konusundaki temel anlayışını değiştirmesi gerektiğini savunan Baykal,
" Teğeti meğeti bıraksın, 'dibe vurdu'yu, 'bize dokunmayacak'ı,
'hamdolsun'u bıraksın. Birinci çare bu" diye konuştu. Hazırlanan bütçenin
yenilenmesini ve derhal yeni bir ekonomik program hazırlanmasını isteyen
Baykal, ancak gerçekçi bir programdan sonra piyasaların beklediği tedbir
paketlerinin gelebileceğini dile getirdi. Baykal, 'bölük pörçük tedbirlerle'
bir yere varılamayacağını söyledi.
İkinci olarak, 2007 seçimlerinde bütçenin dengelerinin bozulduğunu, seçime
giderken ciddi bütçe açıkları ve 2008'de de bunun devam ettiğini belirten Deniz
Baykal, " Bugün bir kriz döneminde çok muhtaç olduğumuz cephaneleri 2007
seçimleri için ve 2008'de bu hükümet yakmıştır. O cephanelere ihtiyacı vardır
Türkiye'nin. O faiz dışı fazlayı Türkiye sıktı kendisini, biriktirdi
biriktirdi, 2007 seçimi öncesinde harcandı, 2008'de harcandı. Asıl şimdi
Türkiye'nin o kaynaklara, o imkanlara ihtiyacı vardı. Onları
maalesef şimdi kullanacak halde değiliz" şeklinde iddialarda bulundu.
" SEÇİME GÖRE HARCAMA YAPILIYOR"
Baykal, yapılması gerekenin, derhal hükümetin harcama hedeflerini, çıkardığı
bütçeye göre değil, ekonominin yeni gerçeklerine göre tekrar gözden geçirip
asgari noktaya indirmesi olduğunu kaydetti. Türkiye'deki harcama hedefinin
seçime yönelik olarak konulduğunu ileri süren Baykal, " Seçime yönelik
yapılan harcamalarla, ekonomik krizin gerektirdiği harcamaları gerçekleştirmek
mümkün değildir. Çok yanlıştır. Seçime yönelik harcama hedeflerinin derhal
gözden geçirilmesi lazım ve bunun için de mahalli
idarelere 'seçim öncesi harcama yap' diye kaynak transferi kararlarını gözden geçirmesi
lazım. Bütçede ciddi bir tasarruf yaratılması lazım. Ne için? Kaybedilen o
cephaneliğin yerine yeni cephane oluşturmak için" diye konuştu.
" Seçim yatırımları değil, kamu yatırımları, altyapı yatırımları
artırılacak. Seçim rüşveti değil, seçim hovardalığı değil, alt yapı yatırımları
için kamunun yapacağı harcamaları artıracaksınız" diyen Baykal, bunun için
bütçedeki bütün gereksiz kaynakları gözden geçirip, yeni kaynak
bulunması ve bununla da altyapı yatırımı yapılması gerektiğini söyledi. Baykal,
" Alt yapı yatırımları işsizlikle mücadele için en temel çözümdür"
dedi.
1929 bunalımda ABD'nin bu politikayla güçlükleri aştığını belirten Baykal,
" Şimdi de Türkiye'nin yapması gereken seçim harcaması değil, kamu yatırımı
harcaması yapmak" dedi.
" KDV 6 AY SÜREYLE KALDIRILSIN'
Baykal, üçüncü olarak otomotiv ve dayanıklı tüketim mallarıyla ilgili sıkıntıyı
gidermek ve talebi artırmak için geçici olarak 6 ay süreyle KDV'yi bu
sektörlerde kaldırmak gerektiğini söyledi. Dördüncü önerisinin de, kur
politikasında TL'nin aşırı değerlenmesine yönelik gelişmesinin frenlenmesi
olduğunu belirten Baykal, maliye politikasını da makul ölçülerde gevşetmek
gerektiğini dile getirdi. Baykal, bunu yaparken de sağlam temellere oturan orta
vadeli bir mali program ilan edilmesi gerektiğini söyledi.
Beşinci önerisini anlatırken de, bankacılık sisteminde tahsili gecikmiş artışın
bankaların kredi verilmesini ciddi şekilde sıkıntıya soktuğunu belirten Baykal,
" Kredi piyasalarındaki ürkeklik giderilmesi gereken bir noktaya gelmiştir.
Bu bankalara bağırıp çağırarak sağlanamaz. Ekonomik önleme ihtiyaç vardır.
Ekonomik önlem de bir Kredi Garanti Fonu oluşturmaktır. Bu fona ihtiyaç duyan
şirketler de bankacılık sektörü arasında bir tür kefalet sistemi
oluşturacaktır. Ayrıca bu fondan yararlanacak
şirketlerin işçi çıkarmaması şart koşulacaktır" dedi.
" SİGORTA PRİMLERİ 10 PUAN DÜŞÜRÜLSÜN"
Altıncı önerisinin ise derhal sigorta primlerinin ve ücret üzerindeki vergi
yüklerinin 10 puan düşürülmesi olduğunu vurgulayan Baykal, bu konuda Türkiye'nin
OECD ülkeleri ortalamasının çok üzerinde olduğunu ifade ederek, " Türkiye
insan çalıştırmayı cezalandıran bir mali sistem uyguluyor. Bunun doğal sonucu
işsizliktir. İşsizliği ortadan kaldırmak için yapılması gereken şey insan
çalıştırmayı teşvik etmek, kolaylaştırmaktır, güçleştirmek, mali cezalandırmak
değildir" dedi. Yedinci önerisinin de İşsizlik
Fonu'nun imkanlarının işsizlikle mücadelede kullanılması olduğunu kaydeden
Baykal, bu fonun işsiz kalan insanların eğitimini finanse etmekte kullanılması
olduğunu söyledi. Baykal, şunları kaydetti:
" Acil çare diyorsa, işte 7 maddelik öneri Başbakan'a. Bunları alsın ve
uygulasın. Ben Sayın Başbakan'ın bunları uygulamadığı için siyasi hayatına son
vermesini istemiyorum. Bunları uygulayarak işsizliğe bir katre de olsa çare
bulmasını istiyorum. Bu konuda kendisine her türlü katkıyı vermeye hazırız."





