Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkan Vekili ve İzmir Milletvekili Oktay Vural, sivil ve asker gerilimini tasvip etmediklerini söyledi. Vural, ayrıca 15. madde konusunda milli iradenin arzusu ve menfaati istikametinde karar vereceklerini söyledi.
Partisinin Osmangazi ilçe kongresine katılmak üzere Bursa'ya gelen Oktay Vural, 'asker ve sivil gerilimi üzerinden siyaset yapılarak milli iradenin manipüle edilmesini' tasvip etmediklerini belirterek, " Bu siyasi maskelerin düşürülmesi gerekir. 27 Nisan bildirisi hazırlandığı zaman, bu hükümete karşı yapılmış diyenler, 22 Temmuz seçimlerine kadar bunu acımasızca miting meydanlarında kullananlar, bu 27 Nisan muhtırasının ve bildirisinin müellifi ile kapalı kapılar ardında mezara kadar gidecek sırları
paylaşmışlardır. Onun için biz diyoruz ki, ordu siyasete müdahale etmemelidir. Ben AK Parti ile mücadele ederim; ama bu sanal askeri-sivil gerilimi çıkararak, milli iradeyi çarpıtan sahte demokrasi havarilerine, bu siyaset maskeli bezirganlara, bu belgenin kimin tarafından hazırlandığının ortaya çıkarılması gerektiğinin hatırlatılması lazım. Bu belgeyi kim hazırlamışsa, neden hazırlanmışsa, hemen açıklamasını istiyoruz. Türkiye'de bir senaryo yazılmıştır. Bu senaryo çerçevesinde oyun oynanmıştır. Bu oyun
çerçevesinde birtakım aktörler görevini yapmıştır. Bu konuda da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti hangi rolü üstlendiğini açıklamalıdır. O bakımdan MHP olarak, askeri savcılığın yaptığı bu tespitin bir son olmadığını düşünüyoruz. Bu oyunu kim oynamışsa sorumluları ortaya çıkartılmalıdır. Sorumluluk da AK Parti'ye ve Başbakan Erdoğan'a aittir. Bu belgeyi kimin, neden hazırladığını, hangi senaryonun uygulandığını, demokrasimize yönelik bu komployu, milli iradeyi şaşırtan bu girişimleri kimlerin
yaptığını, kimlerin bu rolü üstlendiğini açıklaması gerekir. Buyurun hodri meydan" dedi.
Darbe ve muhtıraların demokrasinin gelişmesini engellediğini ifade eden Vural, " Bu bakımdan da milli iradeye müdahaleleri uygun görmüyoruz. Bunun ötesinde bir müdahalenin anayasal bir zırha sokulmak suretiyle doğru olamadığını ifade etmek istiyorum. Ek 15'inci maddede değişiklik yapılması talebinin getirilmesi halinde, bununla ilgili biz duruşumuzu net bir şekilde ortaya koyarız. Tabii o süreç içerisinde yapılan uygulamaları da sorgulamak gerekiyor. MHP olarak o dönemde mağdur olmuş bir partiyiz. Bu
yönleriyle, konunun anayasadan çıkartılması hususu gündeme geldiği zaman MHP demokrasi ve hukuk dışı yaklaşımlara gösterdiği tavrı net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bugün bu konuyla ilgili bir görüş gelirse bu gibi iddiaları sulu şaka olarak değil ciddiyetle değerlendiririz. Milletimizin menfaati için milli irade doğrultusunda karar veririz" diye konuştu.
Başkan Vekili Vural, " MHP olarak, askerin, ordunun siyasete bulaşmasını istemiyoruz. Asker-sivil gerilimi üzerinde sanal tartışmalar oluşturmak suretiyle milletin oyunu ve milli iradenin de manipüle edilmesini kabul etmiyoruz. Dolayısıyla geldiğimiz bu safhada, bu belgenin sahteliği, daha doğrusu ordu tarafından hazırlanmamış olduğu ortaya çıktığına göre, şu soruyu hep beraber sormamız lazım: O zaman bu belgeyi kim hazırladı? Hangi amaçla hazırladı? Bu senaryoyu kimler planladı? Ve bunu oynayan aktörler
kimlerdi? Bu senaryo oynandığı zaman sahte demokrasi havarileri ortaya çıkmıştır. TSK'ya bu belge münasebetiyle saldırılar artmıştır. Böyle bir ortam içerisinde Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un ifade ettiği psikolojik bir savaş içerisindeyiz" dedi. Vural sözlerini şöyle sürdürdü:
" Başbakan Erdoğan ve AK Parti yöneticileri böyle bir belge ortaya çıkmışken ve bu belgenin doğru olup olmadığı, TSK'da hazırlanıp hazırlanmadığı henüz belirlenmemişken, Şanlıurfa ilçe kongresinde bu belge üzerinden siyaset neden ürettiniz? Askeri savcılığın bu belgenin TSK'da hazırlanmadığına yönelik ilk açıklamasından sonra, 'Bu şüpheleri arttırmıştır' diye niye beyanda bulundunuz? Ondan sonra Arnavutluk'a giderken de, 'TSK üzerinde bu belgeyle ilgili araştırmalar yapılmalıdır' demek suretiyle bu
belgenin TSK'da hazırlanmış olabileceği şüphesinin üzerinde kalmasını neden istediniz? Bu durumda Başbakan Erdoğan'a soruyorum; Genelkurmay Başkanı 'Bir psikolojik savaşla karşı karşıyayız' derken, bu psikolojik savaşla karşı karşıya bırakılmış TSK'yı böyle bir konumda neden yalnız bıraktınız? Acaba bu kampanyanın neresindeydiniz? Hangi rolü oynadınız? Bu soruların cevaplandırılması gerekmektedir. Bugün geldiğimiz noktada ne yazıktır ki bu psikolojik savaş karşısında, bu belge üzerinde TSK'yı yıpratma çabası
içerisinde, AK Parti ve Başbakan da bizatihi bulunmuştur. İşte bu, yönetimin ne büyük bir zaafiyet gösterdiğinin tipik bir örneğidir. AK Parti bu meselenin açıklığa kavuşturulmasından ziyade, bu belge üzerinden siyaset yapmayı öncelik haline getirmiştir" .