ATO Başkanı Aygün, yaptığı açıklamada, dün saat 15.00 sıralarında ATO'dan çıkarken giriş katında, yaklaşık 20 yıldır tanıdığı M.Ö. ile karşılaştığını belirterek, " Karşıdan bana doğru geldiğini gördüm. Önce elinde silah olduğunu fark etmedim, sonra pompalı tüfeği gördüm. Yaklaşarak elinden tüfeği alıp, Oda'nın güvenliğine teslim ettim ve M.Ö.'yü alarak odama çıkarttım" dedi.
M.Ö.'nün kendisine yönelik tepkisine neden olan olayın ise yaklaşık 6 ay öncesine dayandığını kaydeden Aygün, " M.Ö., 6 ay önce yine yaklaşık 20 yıldır, Rüzgarlı Sokak'ta ticaret yaptığım dönemden tanıdığım işadamı A.İ.B.'nin bürosuna gitmiş. Bu sırada, icra memurları büro eşyalarına haciz koyma işlemleri yapmak üzereymiş. Kendisi de A.İ.B.'yi tanıdığı için kefil olmuş. Aradan geçen sure içerisinde borç ödenmeyince, M.Ö.'nün evine ve maaşına icra gelmiş. Bu olayları M.Ö. bir süre önce bana anlatarak,
araya girerek yardımcı olmamı istemişti. Ben de A.İ.B.'yi arayarak durumu anlatmıştım" diye konuştu.
Aradan geçen süre içerisinde haciz durumunda bir değişiklik olmadığı halde, M.Ö. çalıştığı kurum olan EGO'dan emekli olduğunu anlatan Aygün şöyle devam etti:
" Aldığı emekli ikramiyesinin üzerine, A.İ.B'ye kefilliği nedeniyle ödemek zorunda kaldığı meblağı da koyarak bir ev almak niyetindeymiş. Uygun fiyatla bulduğu evi satın alamayacağı kaygısıyla da bunalıma girmiş. A.İ.B.'ye ulaşamadığı için bana gelerek sorununu çözmemi istedi. Odamda konuştuktan sonra saat 17.00'de A.İ.B'yi ziyarete giderek durumu aktardım. Kendisi de benim yanımda avukatlarını arayarak bugün M.Ö.'nün kefilliğinin kaldırılma işlemlerinin yapılmasını istedi ve borcunu ödeyeceğini söyledi.
Saat 17.30'da yeniden Oda'ya dönüp, durumu Mehmet Özden'e anlattım, sorununun bugün çözüleceğini söyledim. M.Ö., yaklaşık 20 yıl önce Ankara Cumhuriyet Savcısı Armağan Evren tarafından bana 'çocuk yurdunda büyümüştür, iyi bir insandır, yardımcı ol' diye gönderdiği biridir. O dönemde kendisi EGO'da çalışmaya başlamıştır, Zaman zaman da Rüzgarlı Sokak'taki büroma gelip giden biridir. Olay M.Ö.'nün yaşadığı bunalım nedeniyle gerçekleşmiştir. Olaydan sonra kendisi icra nedeniyle ekonomik sıkıntıya girdiğini,
elindeki avucundakiyle bir ev alarak, emeklilik dönemini rahat geçirmek istediğini, bu isteğinin gerçekleşemeyeceğini düşünerek bunalıma girdiğini, tepkisinin bana olmadığını söylemiştir. Dün haber bültenlerine, bugün de gazetelere yansıyan olayın aslı budur."