Öncelikle bu Silivri'deki Boğluca deresi 1997 - 2007 ve 2009'da taşkınların yaşandığı bir dere. İSKİ Genel Müdürlüğü, bilimsel araştırmaları da yapmak suretiyle, Boğluca deresinin kesiti yetersiz olan 500 metrelik kısmını kamulaştırma yaparak planlarda tadilat isteyen görüşünü ifade etti.
Plana karşı Silivri İlçe Başkanlığı, planın iptali için çalışmaları bizzat yönlendirerek Silivri'de kamuoyu oluşturmaya başladı. CHP Silivri İlçe Başkanı, ayrıca CHP Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki CHP'li Grup Başkanvekilini ziyaret ederek iptal için destek istedi.
Bu olgunlaştırılan süreçte halen CHP İl Genel Meclis üyesi olan Bahattin Kıroğlu ve Şerif Sözen, diğer davacılarla beraber davayı açarlar.
Gerekçede de çok komik şeyler söylerler. ''Tarih boyunca bir kez dahi taşmadığı halde bu derenin kesitinin büyütülmesine neden gerek var'' diyorlar. Bu derenin hiçbir zaman yeterli su taşımadığı gerekçesini ortaya koyuyorlar.
Yine Silivri'mizde Tuzla Deresi 2007'de felaketin yaşandığı dere. Oraya o zaman İBB dere yatağını genişleterek, Boğluca için ön gördüğü çözümü Tuzla'da gerçekleştirdiği için 2009'da Tuzla'da bir taşkın yaşanmadı.
Eğer bu dava süreci olmasaydı, Boğluca'da da aynı işlem yapılsaydı. Bugünkü taşkın yaşanmayacaktı.
CHP İlçe Teşkilatı'nın öncülük ettiği, iki il genel meclis üyesinin dava konusu yaptığı ve mahkemenin bilirkişiye havale ettiği bu dosyayla ilgili birkaç husus söylemek istiyorum.





