Türkiye'nin önerdiği, aynı anda bütün kısıtlamaların kaldırılması önerisi bizim de önerimizdir.

Kıbrıs sorunu konusunda Wallström'e bilgi verdiğini ifade eden Talat, " Şu sıralarda devam eden Kıbrıs sorununa çözüm bulma müzakereleri, bunun sonucunda varılacak anlaşmanın iki halk tarafından onaylanması, bunun için AB'nin yapması gerekenler, belki iki tarafı yakınlaştırmak için AB'nin yapması gerekenler ve iki taraftaki durumla ilgili Wallström'e bilgi verdim.
Kıbrıs Türk tarafında müktesebatın askıda olması nedeniyle bilgi akışında başka yöntemler bulunmuştur. Kıbrıs'ta bir haberleşme, bilgi merkezi oluşturulmuştur.
Onun genişleme müdürlüğüyle ilişkisi vardır, haberleşme ile ilgili değildir. Onlarla bunlar arasında bir işbirliği vardır. Dolayısıyla bunun perspektiflerini konuştuk, çünkü gerçekten hem Kıbrıslı Türkleri doğru bilgilendirmek, hem de Kıbrıslı Türklerin doğru bilgilerini buraya aktarmak son derece önemlidir. Bu hem Komisyonun ve AB'nin bize yaklaşımı açısından, hem de bizim bilgilenmemiz açısından önemlidir.
Ayrıca Kıbrıs sorununda yürüttüğümüz müzakere konusunda Wallström'e ayrıntılı bilgi verdim. 2'inci tura geçtiğimiz durumda anlaştığımız konuları, farklı olduğumuz konuları ve bunun nedenlerini anlatmaya çalıştım. Bizim BM parametrelerine dayalı bir çözüm arayışı içerisinde olduğumuzu, BM parametrelerin dışına çıkıldığı anda sorunun büyüdüğünü ayrıntılarıyla anlattım. Görüşme sonrası Wallström, Kıbrıs sorunuyla ilgili en azından bizim bakış açımızla genel bir bilgi sahibi oldu. Görüşmenin oldukça yararlı olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.
" Türkiye'nin önerdiği, aynı anda bütün kısıtlamaların kaldırılması önerisi bizim de önerimizdir" diyen Talat, " Bizim pozisyonumuz budur ve bu pozisyonu tekrarladık. Bu konuyla ilgili çok fazla izlenim almadım diğer taraftan. Bu konuda birçok izlenim çıktı zaten. Kıbrıs sorunu nedeniyle Türkiye'nin AB sürecinin bloke olması söz konusu görünmüyor. Akıllı insan işi de budur. Dolayısıyla Türkiye'nin önünün kesilmesinin söz konusu olmadığını düşünüyorum" dedi.
Kıbrıs sorunu konusunda çözüme ulaşılabileceğine inandığına dikkat çeken Talat, " Sorun zor bir sorundur çünkü 40 yılı aşkın bir sorundur. 40 yılı aşkın bir sorunun bütün yerleşmiş önyargılara rağmen çözümlenmesi kolay değildir. Ancak benim söylemeye çalıştığım 2 önemli gerçek var ki, bu gerçekler Kıbrıs sorunun çözümünde oldukça etkindir. Bunlardan bir tanesi BM parametrelerinin dışına çıkmamak.
Biz Kıbrıs Türk tarafı olarak BM parametrelerinin dışında değil, içindeyiz. Ve onun dışına çıkılmaması halinde çözümün önemli bir yol kat edeceğine inanıyoruz. Her şeyden önce ele aldığımız en karmaşık 3 temel konuda ciddi ilerlemelerde bulunduk. O nedenle de ben sorunun çözümünü imkansız olarak görmüyorum, tersine son derece mümkün olarak görüyorum yeter ki süreci yoğunlaştıralım bütün kapasitemizi çözüm için yoğunlaştıralım, kısa zamanda ilerleme kaydedebileceğimizi çözüme ulaşabileceğimize inanıyorum" ifadelerini kullandı.
BM Genel Sekreterliğinin iyi niyet raporu yayınlayıp yayınlamayacağı konusunda " İyi niyet raporu bir ara düşünülmüştü. Ancak henüz kesinleşmiş bir durum yok. Genel Sekreterlik çevreleri böyle bir niyeti olduğunu ifade etmişti ancak henüz kesinleştiğini söyleyemem olması iyi olur tabi ki. Kıbrıs sorununa konsantre olmuş ayrı bir raporun yararlı olacağını düşünüyorum" diyen KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, şu anda süreçte tıkanıklık olmadığına dikkat çekerek, " Genel sekreterin Ekim ayı veya sonrasında
KKTC'ye gelmesi söz konusu. Bu konuda bir niyet gerçekten belirtiliyor. Bunu Genel Sekreter ile önümüzdeki hafta New York'ta yapacağım görüşmede kendisinden öğreneceğim" şeklinde konuştu.