Osmanlı döneminde Fransa ve Türkler arsındaki ilişkiler çok köklüydü.
Fransa Başbakanı François Fillon ile TÜSİAD ve Fransız muadili MEDEF tarafından düzenlenen " Fransız-Türk Ortaklığı: Avrupa'da ve Dünyada Daha Güçlü Olmak" başlıklı etkinliğe katılan Gül, " Bu toplantıya Fransa Başbakanı Filon'un da katılması bizi çok mutlu etmiştir. İnanıyorum ki burada yapılan konuşmalar ileriye yansıyacaktır. Türk Fransız ilişkileri olduğundan daha ileriye gidecektir.
Fransa'da Türk mevsimi kültürel faaliyetleri etkileyecektir. Kültürel faaliyetlerin bir boyutunda da burada ekonomik faaliyet yapıyoruz. 400'e yakın kültürel faaliyetin yapılacağını duymuşsunuzdur bunların en önemlisi Sarkozy ile bugün yapacağımız 'Bizans'tan İstanbul'a' adlı serginin açılışını.
Bu kapsamda Fransız dostlarımıza verdikleri maddi yardım, destek ve sahiplenmeden dolayı herkese teşekkür ediyorum. Türk Fransız ilişkileri çok köklüdür. Osmanlı döneminde Fransa ve Türkler arsındaki ilişkiler çok köklüydü.
Avrupa'da en köklü ilişkiler Türk ve Fransız ilişkileriydi. Dolayısıyla bu ilişkiler çok birbirine girmiş ilişkilerdir. Bugün de Türk ve Fransız ilişkiler çok güçlü, daha da güçlü olacağına inanıyorum. Osmanlı imparatorluğunun son döneminde Türkiye'deki büyük değişiklikler aslında Fransız ekolüyle gerçekleşti. Halen Türkiye'de çok güzel Fransız okullar var. Fransızca'nın Fransız kültürün Türkiye'de çok ayrıcalıklı bir yeri var. Bu, giderek farklılaşarak artıyor. Ticari ilişkilerimizin 11 milyar avroya ulaştığını görmek bizi mutlu ediyor. Fransız şirketlerinin temsilcileri Türkiye'deki temsilcileri iyi bilirler. Türkiye, Fransız şirketlere kucak açmıştır. Ben ve hükümet kendilerine destek veriyoruz" şeklinde konuştu.
Gül, " Türkiye Fransa'nın en iyi müşterilerindendir, sizin ihracatınız içerisinde en önde genle ülkelerden biriyiz. Fransız ekonomisine Türk ekonomisi çok büyük katkı sağlıyor. Birçok ülkeden daha öndeyiz 5. sıradayız. 5. büyük ticaret ortağınızız. Aynı şekilde biz de Fransa'ya önemli ihracat yapıyoruz. Ticaret hacmimizi 15 milyar 20 milyar avrolara taşımak mümkündür" dedi. Türkiye'deki ekonominin sağlamlığının ekonomik kriz döneminde bir kez daha ortaya çıktığını ifade eden Gül, " Dünyanın içerisinden geçtiği ekonomik krizden Türkiye de etkilenmiştir. Önümüzdeki yıl Türkiye'nin yüzde 4 büyüyeceğini Avrupalı kurumlar söylemiştir.
Türk ekonomisinin ve sanayisinin bu noktaya gelmesinde gümrük birliğinin rolü büyüktür. İtalya'nın, Fransa'nın, dev şirketlerine gümrüklerimiz açıktır. Bundan sizin de mutlu olmanız gerekiyor. Siz de güçlü ve kuvvetli ortak isterseniz. Zayıf ortakla yapabileceğiniz işler sınırlıdır. Her iki tarafa da daha fazla güven getirir. AB'deki ısrarımız da bundandır. Türkiye kendisini
yenilemektedir. Türkiye yapacağı şeyleri kendisi yapacaktır. Diğer ülkelerden bir talebimiz yoktur. Müzakere süreci başarılı bir şekilde biterse, referandumda Türkiye'yi beğenirsiniz beğenmezsiniz onun için bu tartışmalara çok fazla girmeden bizim yürümemize yol almamıza tüm standartlarımızı AB standartlarına getirmemize fırsat verin" diye konuştu. Türkiye'nin potansiyelinin de kapasitesinin de çok büyük olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, " 71 milyon nüfusumuz var. Avrupa'nın en genç nüfusuna sahibiz.
Orta Doğu, Kafkaslar, her yere Türkiye'den çok rahat uzanabilirsiniz. Orta Asya ile tüm Türklerle çok ayrıcalıklı ekonomik, kültürel ilişkiler var. Kazakistan'a Türkmenistan'a, Özbekistan'a, Kırgızistan'a gittiğinizde Türkiye'nin neler yaptığını potansiyelinin ne olduğunu eminim çok iyi görüyorsunuz. Otellerden binalara kadar tüm alt yapılar Türkler tarafından yapılıyor. Orta Doğu' da aynı şekilde. Bütün dünyada en iyi ortak olabiliriz. Otomobilden, uçak sanayisine, ortak olabiliriz. Türkiye bugün bile Avrupa'nın en büyük enerji tedarikçisi olma yolundadır. Nabuıcco ile ilgili ülkeler bir araya geldiler ve Ankara'da mütaabakat paktı imzaladılar.
Önümüzdeki hafta başbakan ve güçlü bir bakanlar heyeti Bağdat'a gidecek. Irak petrolünün Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştırılması çok daha kolay olacak. Yeni araziler istimlak edilmeden buna paralele yeni boru hatları üzerinde çalışıyoruz. Bütün bunlar ne kadar geliştirdiğimizi gösteriyor. Nükleer enerji çok önem verdiğimiz bir konu. Bu konuyla ilgili sizlerle çalışmak için niyetimizi çok önceden ortaya koyduk. Bundan sonra da beraber çalışma imkanımızın çok büyük olduğuna inanıyorum. İlişkilerimiz çok güçlü Türk ve Fransız ilişkilerinin çok güçlü olduğunu sahada görüyorum. Çok daha iyi olabileceğine inanıyorum. Fransa olarak dünyanın belli bölgeleri daha stratejik bir ortaklık şeklinde benimsediniz ve ona göre hareket ediyorsunuz. Türkiye'yi biraz atladınız kanaatindeyim. Potansiyelin ilişkilerimizde çok büyük olduğunu bir kez daha söylüyorum, çok fazla iş yapabiliriz. Orta Doğu'da, Asya'da, Kafkaslar'da, Türkiye ve Fransa farklı düşünmüyor. Bütün uluslararası konularda düşüncelerimiz aynı yönde" ifadelerini kullandı.
Fransa ziyareti dolayısıyla ilişkilerde yeni bir alan daha açılmasını umut ettiğini söyleyen Gül, " 11 milyar avroluk ticaret hacmi çok önemli bir ticari faaliyettir. Bunu daha ilerliye taşıyabiliriz Hükümetler iradeleriyle bunu yapacak ama bunu yapacak olan sizlersiniz Medef, Tüsaid, Toobb önceliğinde sizleri daha çok teşvik etmek önünüzün açık olduğunu göstermek için buradayız. Türk, Fransız ilişkilerinin daha ileriye taşifdğının ekonomik kriz dınmasını hep beraber başaracağız.
Bu ilişkilerden her iki ülkenin halkı da faydalanacaktır" dedi. Ekonominin ciddi sorunlar doğurduğunu ve dünyanın tarihi bir dönemden geçtiğine dikkat çeken TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ise, finans sistemi bilgi toplumu ve yeni enerji devrimiyle dünyada yeni bir sistemin geliştiğini söyledi. AB'nin değişen dünyada küçülmemesi, etki alanlarını genişletmesi gerektiğini ifade eden Yalçındağ, Fransa'dan Türkiye'nin AB'ye girmesi konusunda önderlik etmesini istediğini söyledi. TÜSİAD olarak üst düzey Fransız ve Türkleri bir araya getirerek bir düşünce kuruluşu kurduğunu ifade eden Yalçındağ, 2050 yılı hedef alınarak yapılan tahminlere göre Türkiye'nin ilk 10'da olduğunu ifade etti. 2023'te dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında girmek için çabaladıklarını söyleyen TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu da küresel refahı yakalamak için dünya ticaretine eski ivmesini kazandıracak gelişmeler yapılması gerektiğini ifade etti. Hisarcıklıoğlu, G20'deki en büyük eksikliğin reel sektörün temsil edilmemesi olduğunu G20'de uluslararası çalışma örgütü gibi reel sektör temsilcilerinin de olması gerektiğine inandığını ifade etti.
SERTAÇ AKTAN/PARİS