Başbakan Erdoğan, Siyaset Ekonomi Toplum Araştırmaları Vakfı'nın (SETA) Four Seasons Otel'de düzenlediği " İstanbul Forumu" na katıldı. Foruma, İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Mücahid Ören de katıldı.
" Dünya Siyasetinde Orta Doğu: Sorunlu Bölgede Güvenlik Arayışı" başlığı ile düzenlenen forumda konuşan Erdoğan, İstanbul'un dünya barışı ve medeniyet ittifakı, hoşgörü zeminin sağlanması ve ön yargıları gidermek anlamında son derece iyi bir imkan olduğunu söyledi. Bugünün dünyasında küresel, bölgesel ve ulusal sorunların her gün biraz daha azaldığını ve sorunların artık iç içe geçtiğini belirten Erdoğan,
" Savaşlardan ekonomik krize, açlık ve fakirlikten teröre, enerji güvenliğinden iklim değişikliğine kadar dünyamızın karşı karşıya olduğu sorunlar büyük sorunlardır. Sorunların çözümü için yeni bir anlayış ve küresel düzene ihtiyaç var" şeklinde konuştu.
Tüm dünya ülkelerinin finansal krizden geçtiğini anlatan Erdoğan, bu krizden alınması gereken dersler olduğunu kaydetti. Erdoğan, karşılıklı güven ve dayanışma esasına dayalı bir küresel düzene geçişin artık bir zaruret haline geldiğini ifade ederek, " Türkiye siyasi, ekonomik, kültürel anlamda bölgesel ve küresel barış için son dönemde katkılarını arttırmıştır. Türkiye adil ve paylaşımcı, herkesi kucaklayan bir anlayışı bölgesinde sürdürüyor. Türkiye tüm komşuları ile sorunları çözüm yoluna koymuş, ilişkilerini iyi bir noktaya getirmiştir. Bölgedeki sorunlar herkesi ilgilendiren sorunlardır. Bölgemizde izlediğimiz yapıcı politika, sadece bölgesel değil, küresel barışa hizmet ediyor. Türkiye'nin sahip olduğu tarihi ve kültürel derinlik, barış sürecine son derece önemli katkı vermesine imkan sağlıyor" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin demokratikleşme konusunda attığı adımlarla dünyanın parlayan yıldızı haline geldiğini ifade ederek, " Biz bu imkan ve birikimlerimizi sadece bölgesel ve küresel barış için sarf etme gayretindeyiz. Kıbrıs, Ermenistan, Irak, İran ile olan ilişkilerimiz, bizim barışçıl politikalarımızın somut göstergesidir. Türkiye'nin bu havzada yapacağı çok şeyler var. Ülkemizin bölgesel ve küresel barışa yapacağı katkıları göz ardı ediyorlar. Kafkasya'yı çok iyi tanıyan Türkiye AB için bir yük değil. Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkan yada üyeliği tartışma konusu yapanlar kültürler, medeniyetler, halklar arasında, diyalog ve işbirliğine, küresel barışa karşı çıkarlar. Bugün hiç hak etmediği halde Ortadoğu şiddet ve krizlerle anılıyor. Felaket senaryolarına konu oluyor. Ortadoğu'nun kalkınma düzeyine ulaşamadığı görülüyor. Kalkınma fırsatı aslında elinde olan ülkeler, ama önü kesilen ülkelerde Ortadoğu'da. Kendi haline bırakılırsa sıçrayacak. Bu bölgenin genç nüfusu, zengin
kaynakları, kültür mozaiği, Ortadoğu'nun insanlık tarihine çok önemli katkı yapmıştır. Ama bunlar yok farz edildiği gibi yok edilmeye çalışılıyor" diye konuştu.
İlk yerleşim birimlerinin Ortadoğu'da kurulduğunu, sanat, bilim ve teknolojinin temellerinin burada atıldığını anlatan Erdoğan, bölgenin yeniden bir kültür, bilim, sanat, barış ve huzur havzası haline gelmesini istediklerini kaydetti. Erdoğan, " Çatışmaların değil, barışın, korkunun değil, güvenin, terörün değin, huzurun olacağı bir Ortadoğu inşa etmeyi hedefliyoruz. Dışarıdan başkalarının müdahalesi ile sorunları çözmek yerine, bölge ülkelerinin kendi meselelerini kendilerinin çözmesi çok önemli.
Dışarıdan müdahale destek anlamında olacaksa olmalı. Bu müdahale adeta zafiyete neden olacaksa buna da " eyvallah" denilmez. Bölgesel sorunların bölge ülkelerince sahiplenmesi gerektiğine inanıyorum. Biz güven ortamını oluşturmak için elimizden geleni yapıyoruz. Son 7 yılda yaptıklarımız, attığımız adımlar bunun net göstergesidir" dedi.
Başbakan Erdoğan, Ortadoğu barış süreci, Irak'ın geleceği, İran'ın nükleer programı, Afganistan ve Pakistan'daki gelişmelerin Türkiye'yi yakından ilgilendirdiğini söyledi. Irak'ın geleceğinde terör ve şiddet ortamından güvenlik ortamına geçilmesi, Irak halkı arasında kapsamlı bir sosyal barışın inşası ve Irak'ın alt yapı olarak yeniden inşa edilmesi gibi 3 etkenin söz konusu olduğuna değinen Erdoğan, " Türkiye adil ve payğımı ve yapmayı sürdüreceğimiz görüşmeler bunlara doğrudan katkı sağlayacaktır. Bizlere bölge barışı için bir görev düşmesi halinde seve seve yaparız" şeklinde konuştu.
Filistin sorunu çözülmeden Ortadoğu'da kalıcı bir barış zemininin sağlanamayacağını kaydeden Erdoğan, " Gazze'ye yönelik operasyonların üzerinden 9 ay, Gazze Konferansı'nın üzerinden ise 7 ay geçti. Buna rağmen Gazze'de yaşananların yaraları sarılamadı, dram sona ermedi. Gazze'nin yeniden inşası için iodcı politika, sadece bölgesel değil, küresel barnşaat malzemelerin girişine bile izin verilmiyor. Bu tablo ve trajediyi görmemezlikten gelmek mümkün değil. Gazze'deki abluka kaldırılmalı. Bu hem Filistin hem de İsrail'in güvenliği için önemli. Bunu bir Müslüman olarak değil, insan olarak söylüyorum" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İran'ın nükleer programına da değinerek, bu program çerçevesinde ülkelerin kamuoyunda oluşan endişelerin sonlandırılması gerektiğini söyledi.
" Bu konuda üzerimizi düşeni yapacağız" diyen Erdoğan, " Nükleer silahlar konusunda Türkiye'nin tavrı net. Biz nükleer silahlardan tamamen arındırılmış bir bölgede yaşamak istiyoruz. Biz bölgemizde nükleer ve kitlesel silah istemiyoruz" diye konuştu. Nükleer silahlara yapılan yatırımı da eleştiren Erdoğan, " Bunun üzerinde konuşmamız lazım. Sadece İran'ın değil, bölgede nükleer silah sahibi olan ve sahiplenme içinde olanların tartışılması lazım" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin Ortadoğu'da bölgesinde güçlü bir ülke olduğunu kaydeden Erdoğan, " Bazılarının ileri sürdüğü gibi onların tam aksine dış politikamızda bir eksen kayması söz konusu değil. Biz bu noktada başladığımız yerdeyiz" dedi. Erdoğan, Filistin'in acıları devam ederken, Gazze'nin enkazı devam ederken Ortadoğu'da barışın tesis edilmeyeceğini ifade ederek, " Irak'ın yaraları sarılmadan refahı tesis edemeyiz. Suriye, Afganistan ve bölgedeki diğer ülkelerin sorunları çözülmeden, bölgesel refahı tesis edemeyiz" ifadelerini kullandı.
Başbakan Erdoğan, Irak'taki sadece dul bayanların sayısının 1 milyonun üzerinde olduğunu ifade ederek, " Acaba biz bu tespite bir çözüm aradık mı? Acaba bu 1 milyon dul bayan huzur dolu geleceğini ne üzerine bina edecek? Burada bizin sorumluğumuz yok mu? Farklı ülkelerin Irak'ta ne işi var? Bunların üzerinde hassasiyetle durulması gerekiyor" şeklinde konuştu.
Terör konusuna da değinen Başbakan Erdoğan, " Terörü besleyerek, destekleyerek, gerekli önlemleri almayarak, dayanışmayı gerçekleştiremeden bu bölgede huzuru tesis edemeyiz. Terörün dini, milleti, vatanı olmaz. Öyleyse teröre karşı ortak mücadele etmeliyiz. Türkiye'yi tehdit eden teröristleri saklayan ülke teröre yataklık etmektedir. Eğer Türkiye'ye teslim ediyorsa hizmet etmiştir. Aynı şey bizim için de geçerlidir. Teröre karşı ortak bir platform oluşturmadıkça, insanlık küresel terörü besleyecektir" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, açıklamalarını şöyle tamamladı:
" Bölgesel sorunların ve çözümlerin net olduğuna inanıyorum. Biz bu sorunları çözebiliriz. Ama birbirimize güvenle bakacağız. Şüphe ile bakmayacağız. Şüphe ile bakmaya devam edersek çözüm uzayacak. Bizim bu sorunları çözecek, aşacak birikimimiz var. Yeter ki birimize güvenelim, ve yeter ki tarih boyunca olduğu gibi birlikteliğimizi sürdürelim. Bu sorunları birileri gelip çözmeyecek. Çözümü biz üreteceğiz. Ben bu noktada umutluyum. Ortadoğu'nun kaderinin değişeceğine inanıyorum. Türkiye olarak tüm küresel, bölgesel meselelerde ortaya koyduğumuz aktif desteği burada da sürdüreceğiz. Barış, refah ve istikrar için çalışmaya devam edeceğiz."
ÇİĞDEM KUMAŞ-İSTANBUL
"teröre karşı ortak mücadele edilmesi gerekir"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ortadoğu'da barışın sağlanması için teröre karşı ortak mücadele edilmesi gerektiğini ifade etti.





