Habertürk'ten Sultan UÇAR'ın haberine göre Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı yurtlar, ev sistemine geçilerek birkaç yıl içinde kapanacak. Bütün çocuklar, tutulan apartman daireleri ve müstakil evlere taşınmaya başladı. Her evde 5-6 çocuk kalıyor. Başlarında bir sosyal hizmet uzmanı ve 3-4 evden sorumlu bir de Sosyal Hizmet Koordinatörü görevlendirildi. Çocuklar böylece ev ortamında bakılacak.
Ailelere ayda 350 TL'lik maddi destek sağlanarak 23 bin çocuğun ailesinin yanına döndüğünü söyleyen Bakan Selma Aliye Kavaf, bunlardan 9 bininin yurtta kalan, geri kalan 14 bininin ise yurda verilmek istenen çocuklar olduğunu söyledi.
Herkes Sahiplendi
Kavaf, SHÇEK'de kalan ve ailesi dağılmış çocukların da artık yurt-koğuş sistemi yerine mahallelerde kiralanan ve satın alınan evlerde kalmaya başladığını söyledi.
"Bize emanet edilen çocuklarımızı, tecrit ortamında tutmuyoruz, tutmayacağız" diyen Bakan Kavaf, "Ailesi dağılmış, çocuklarımızı da kiralanan veya satın alınan evlere yerleştiriyoruz. Evlerimizi tutarken ilk dönem özellikle apartmanda ya da mahalle sakinlerinde tereddüt ve direnç oldu. Sonra bizden daha çok sahiplendiler. Bu çocuklar, milletin vicdanına emanet edilmiş. Empati yapmak istiyoruz.
Evlerimizde bebekler de, üniversiteye giden çocuklar da var.Çocuk yuvalarını, başka amaçla kullanacağız. Elazığ'da bu şekilde boşalan bir yurdumuzu, bir rehabilitasyon merkezine dönüştürdük. Bu ilk oldu" dedi. SHÇEK'in ev açtığı apartman ve mahallelerdeki komşular araştırılıyor. Koğuş sisteminin çocuklar için sağlıklı olmadığını ve aile ortamında çocukların ruhen daha sağlıklı olduklarınının ispatlandığını anlatan Kavaf, şöyle konuştu:
Evden Sorumlular
"İmkânlarımız ölçüsünde yurtları yavaş yavaş tasfiye ediyoruz. Çocuklar, mahallelerdeki bir evde 6'şar kişi veya evin büyüklüğüne göre en fazla 8 kişi kalmaya başladı. Eşyadan, evden sorumlular. Mahallenin okuluna gidiyorlar.
Komşuluk ilişkileri geliştiriyorlar. Alışverişini kendisi yapıyor. Karar vermeyi öğreniyor. Onları ayakları üzerinde durabilen insanlar olarak toplumun içerisinde yetiştirebileceğiz."
Bebekler camiye terk edilmiyor
SHÇEK'in yaptığı bir araştırmaya göre; her yıl ortalama 650 bebek cami önüne bırakılırken, bu sayı son 2 yıldır 400'ün altına düştü. Bakan Kavaf; " Camiye bırakılan çocuk sayısında, ailenin yanında bakıma ücret ödediğimiz için ciddi azalma oldu" dedi. Bakan Kavaf, yurtlarda yetişen çocukları yükseköğretime daha fazla teşvik etmek için yasa değişikliği yaparak, devlet memuru olma önceliğini üniversite mezunlarına vereceklerini bildirdi. İçişleri Bakanlığı ile Devlet Bakanlığı'nın imzaladığı protokolle, karakollara intikal eden aile içi şiddet olaylarında artık SHÇEK uzmanının görüşü alınmadan şiddet uygulanan kişi, "Kocandır döver" diye evine gönderilmeyecek. Bakan, "SHÇEK görevlisi ve karakoldaki görevli olayla ilgili bir form doldurup imzalayacak. Her ikisi de sorumluluk alacak" dedi. Bakan Kavaf; "Özürlüler konusunda şirketler direnç gösteriyor ama alışacaklar.
Toplumsal dönüşüm ve değişim çok hızlı olmuyor. Bundan 7-8 yıl öncesine kadar özürlüler evlerin arka odalarında, bodrum katlarında gizlenen saklanan, aileleri tarafından bile utanılan, varlığı asla dillendirilmeyen insanlardı. Özürlülerin evde bakımı için, bugün ücret ödüyoruz. Şimdi sırada istihdam konusu var. Cezaları değil, duyarlılığı artırmayı hedefliyoruz" dedi.
Kızlar daha hayırlı evlat
0-1 yaş evlat edinme için 2 bin 800 kişinin sırada beklediğini ve yüzde 80'inin de kız çocuğu istediğini söyleyen Bakan Kavaf, evlat edinmede cinsiyet noktasında
tercih yapılabildiğini söyledi. Son yıllarda kız çocuklarına olan talep artışını ise, "Erkekler alınmasın ama kızlar biraz daha hayırlı evlat oluyor. Aileye daha yakın. Evlenip çoluk-çocuğu olsa da arayıp soruyor" diye değerlendirdi.
Ani ve haberli ziyaretler yapıyor
Bakan Kavaf, yurtlara yaptığı geceyarısı ziyaretlerine şöyle açıklık getirdi: "Onları günün 4 saati en doğal halleriyle görmek istiyorum. Haberli gittiğim kurumlar da
var, habersiz de. Her ikisinin de faydası var."