AK Parti, CHP, Saadet Partisi, DSP, DP, TKP'nin katılacağı seçimler öncesi CHP Genel Başkanı Baykal'dan önce Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu gibi önemli isimler ziyaret etti.
Hükümetin iktidara geldiğinden beri uyguladığı yanlış politikalara yarınki seçimlerle ciddi şekilde cevap verilmesi gerektiğini belirten CHP lideri, 'Demokrat açılımla' ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Ülkenin çok sayıda derdi ve sıkıntısı varken Başbakan Erdoğan ve bakanların 3,5 aydır varsa yoksa 'Kürt açılımı' diye tutturduğunu belirtti. Baykal, "Bunlara 'Ne yapacaksınız?' dendiğinde ise hiç bir şey söylemiyorlar. Hiçbir şekilde daha somut bir adım atılmadı. Şimdi bunlar dün mecliste nihayet 'Açıklayacağız' dediler. Dikkatle dinledik. Bunlar, ne yapacaklarını ve ne yapmak istediklerini milletten gizlemek için laf cambazlığı yapıyor. Anlamamasınız diye konuşuyorlar. Çünkü milletten saklıyorlar. Gizli kapaklı açılım olur mu? Yandan dolaşıyor, önünden arkasından dolaşıyor. Çıkmışlar Uludağ'ın karında Ağrı Dağı'nın çiçeğinden bahsediyor. Bırak karı, çiçeği de ne yapacaksın onu söyle. Kürsüde 1 saat konuştu. Hiç bir şey söylememeye çalışıyor. Gidişatı yorumlayanlar dilinin alındaki baklanın ne olduğunu anladı" dedi.
19 Ekim'de Silopi'de teröristlerin teslim olması ile ilgili de konuşan Baykal, "Bir süre önce PKK'lılar geldi. Dağdan inenleri 'Adam öldürmekten vazgeçmiş gelmiş' diye düşünüz. Bunlar üzerilerindeki dağ kıyafetleriyle ve 'Biz PKK'yı bıraktık' değil, 'Biz buraya PKK liderinin talimatıyla, onun elçisi olarak geldik' dediler. Sordular, 'Pişman mısınız?', 'Hayır pişman değiliz.' Peki, 'Silahtan vaz mı geçtiniz?' Ona da hayır. Dediler ki, 'Biz liderimizin talimatıyla buraya geldik.' Bunlar böyle geldi işte. Bizde müsteşar, genel müdürler, valilerle karşılayıp, mahkemeleri ayaklarına taşıdılar. İlk kez Türkiye'de seyyar gezici mahkeme kuruldu. Kim olursa olsun herkes mahkemede yargılanır. Mahkemeyi aldık, onarlın ayağına götürdük. Kanun mu uyguladık? Ben PKK'nın liderinin talimatıyla geldim diyenin her hangi bir cezası yok ki. 'Ya şunu söyle öyle deme böyle de' diye zorladılar. Soruşturma gece yapıldı. Arabulucu diye DTP Genel Başkanı Ahmet Türk çağırıldı. Türkiye'de hukuk ve adalet katledilmiştir. Burada 'Silopi hukuku ' çıkmıştır. Silopi'de başka bir hukuk, Silivri'de başka bir hukuk ve deniz fenerinde de başka bir hukuk çıkmıştır. Mustafa Balbey'e sen yat dur diyorsun, PKK'lılara geç diyorsun. Böyle bir hukuk olur mu?" diye konuştu.
Devletin, milleti etnik temelde bölmeye çalıştığını belirten söyleyen CHP lideri, "Ayrışma, devlet katkısıyla devlet bütçesiyle yapılıp önü açılıyor. Kimse kimsende üstün değil. Tepeden bakıp, dudak bükmeye kimsenin halkı yok. Herkes birbiriyele kardeş. Böyle bir millet oluşturmuşuz. Biz olduk. 90 yıla yaklaşan bir TBMM var. Dilimiz ise Türkçe. Türkçe'yi öğretmeye çalışmalıyız. Ama hala tam öğretememişiz. 89 yıl sonra bu hükümet çıkıyor, Kürtçe eğitim diyor. 'Bırak insanlar Türkçe dışında kendi dillerinde eğitim görsünler' diyor. Sen daha Türkçe'yi öğretememişsin. Şimdi kendi paranla Kürtçe öğretecek öğretmen yetiştireceksin. Türkçe dışında bunu yaparsan bunu sonu ayrışmadır. Uzaklaşmaktadır. Irak ne halde. Irak'a bakın. Demokrasi diye kandırılıyor. Demokrasi ayrı, bölücülük ayrı. Hak ve hukuk var. Silopi hukuku değil, Silivri hukuku değil öz ve öz Türkiye hukuku olmalı. Kendi öz dilinde yetişen çocuk burada kendi içimizde barına bilir mi? Dilinin altındaki bakla, Türkiye dilini değiştirme ve parçalama var. 30 bin kadın, çocuk canını alan PKK'nın, silahla elde edemediğini şimdi bu hükümet onlara veriyor. Mücadele bunun için. Bizimki 'Sana dilini veriyorum. İstediğini yap' diyor. Şimdi ben bunu size anlatıyorum. Bu demokrasi gereği değil, bölücülüktür. 25 yılda silahla elde edemediğini bu iktidarla elde etme yolundadır. Beraber çalışma iş birliği olamasa 19 ekim günü o saate buluşma olur mu? Bu işin arkasında AK Parti, PKK ve DTP iş birliği vardır. El ele vermişlerdir" ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Baykal, sözlerini ise şöyle sürdürdü: "Öğretmen yetiştireceğiz. Memur yapacağız. Tayini olacak. Ve yine devlet ayrışmanın bir parçası olarak o eğitimi verecek. Şimdilik seçmeli ama ileride 'Coğrafya, tarih ve matematiği de bu dilde isteyeceğiz' diyecekler. Buna karşı çıkmak ihanet olacak. Demokrasinin gereği budur diyip, eğitim ayrışması olacak. Kaynaşma bütünleşmeye giderken kendi memuru ve parasıyla Türkiye'yi ayrıştırmanın yolunu açıyorlar. Bugün Çerkez kökenli insan Türk milletinin bir parçasıyım diyor. Kürtler ise 'Biz Türk milletinin Kürt'üyüm' , diyor. Antalya'da da bunu söylüyor, güneydoğuda diyor. PKK ile iş tutuyorlar. Bunarın hepsi gerçek. Buna son verme işi parti işi değildir. Bu istikamete gidenlere dur diyeceğiz".
İHA
"Ne Yapacaksan Onu Söyle!"
CHP lideri Baykal, Türkiye'de hukuk ve adalet sisteminin katledildiğini Silopi'de başka bir hukuk, Silivri'de başka bir hukuk çıktığını bahsetti. PKK'nın 25 yılda silahla elde edemediğini bu iktidarla elde ettiğini söyledi.CHP lideri Deniz Baykal, Burdur ilindeki ziyaretleri sırasında bin 748 nüfuslu beldede bin 384 kişinin 6 sandıkta oy kullanacağı Yusufça Beldesi'nde partisince düzenlenen mitingde bir konuşma yaptı.





