Sosyal Güvenlik Kurumu binasında yapılan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 2. Olağan Genel Kurul toplantısına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Murat Başesgioğlu ile bazı sendika yöneticileri katıldı. Bakan Dinçer, genel kurulda konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığı sırada Türkiye Kamu-Sen delegeleri protesto etmek için salonu terk etti.
Bakan Dinçer, yaptığı konuşmada bu bakanlığın adının çatışma bakanlığı değil Çalışma Bakanlığı olduğunu söyleyerek, " Konfederasyon yöneticilerimizin beni hayatta en çok karşı olduğum şeyle, çatışma kültürüyle itham etmeleri açıkça söyleyeyim ki çok ama çok haksızlık olmuştur" dedi.
İşçiler, kendi nam ve hesabına çalışanlar ve memurlar arasındaki sağlık sigortası bakımından tüm farklılıkların kaldırıldığını vurgulayan Dinçer, bugün kimsenin özellikle de yoksulların, prim borcu olanların hastane kapısından çevrilmediğini, hastanede rehin alınmadığını belirtti. Gelinen noktanın yeterli olduğunu iddia etmediklerini dile getiren Dinçer, ''Biz bu alanda yapmamız gereken çok iş olduğunu farkındayız.
Bizden beklenen adımları kararlılıkla atacak bir vizyona sahip olmanın verdiği inançla
daha iyi günlere doğru sizlerle birlikte yürüyeceğiz. Bu ülkenin bütün vatandaşlarına daha hızlı, daha adil, daha kaliteli, daha ekonomik hizmet vermek için ne gerekiyorsa yapacağız'' diye konuştu. Kurumun bütçesinin 2010'da 118,7 milyar lira olacağının beklendiğini ve kurumun gelirleri 86,9 milyar lira düzeyinde kalacağı için finansman açığının 31,8 milyar lira olacağının tahmin edildiğini söyleyen Dinçer, istihdamın azalması ve kayıt dışı istihdam ve sağlık harcamalarının bu sonuçta etkili olduğunu ifade etti.
Geçmiş dönemlerde sosyal güvenlik sistemine yapılan popülist müdahalelerin bugünleri zora soktuğunu belirten Dinçer, sistemin temeli olan alınan maaş ve ikramiyelerin, zamanında yatırılan primlerin bir karşılığı olduğu gerçeği gözetilmeden verilen her kararın gelecekten bir parçayı çaldığını söyledi. Bakan Dinçer, ''Burada hemen belirtmeliyim ki hükümetimiz var olan açıklar nedeniyle sosyal devlet ilkesini uygulamaktan herhangi bir şekilde taviz vermeyecektir. Yapısal sorunlarla mücadelemiz devam ederken sistemde restorasyon çalışmalarımız da devam edecektir. Bu çerçevede hem harcamalarımızı kontrol altına almak hem de gelirlerimizi artırmak için yoğun çaba sarf ediyoruz'' diye konuştu.
Bakan Dinçer, eczacıların bugün yaptıkları kepenk kapatma eylemi konusunda da ilaç konusunda yaptıkları düzenlemeler içerisinde eczanelere yönelik doğrudan herhangi bir karar ve uygulamanın söz konusu olmadığını ifade ederek, ''Ancak eczaneler fiyatlarının düşmesi nedeniyle stoklarındaki ilaçlardan doğacak zararları ve karlarında meydana gelecek düşüşleri gerekçe göstererek vatandaşlarımızı mağdur edecek bir eylem gerçekleştiriyorlar. Yaptıkları eylemi kamuoyunun takdirine, vatandaşlarımızın hakemliğine bırakıyoruz'' şeklinde konuştu.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de, Türkiye'nin genç nüfusuna rağmen sosyal güvenlik sisteminin muazzam açıklar verdiğini söyleyerek, ''Bu kadar genç nüfusa sahip bir ülkede bırakın açığı, muazzam fazla olması lazım'' dedi. Bakanı Şimşek, SGK'nın az bir geçmişe sahip olmasına rağmen yaptığı çalışmalarla çok önemli mesafeler kaydettiğini belirtti. Türkiye nüfusunun çok genç olduğunu ve ortalama yaşının ise yaklaşık 28 civarında bulunduğunu ifade eden Bakan Şimşek, ''Şu anda bizim 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranı sadece yüzde 6,8 civarında. 2037 yılında yüzde 14'e varacak. Amerika'da bu oranın yüzde 7'den yüzde 14'e varması, yanlış hatırlamıyorsam 75 yıl almıştır.
Şu anda Türkiye'de bir demokratik fırsat penceresi varsa da önümüzdeki 25-30 yıllık süreçte Türkiye nüfusu çok hızlı yaşlanacak. Bu genç nüfusa rağmen sosyal güvenlik sistemi muazzam açıklar veriyor. Bu açıkların sebeplerini çok iyi biliyoruz ama 2010'da 58 milyar lira bütçeden transfer yapacağız. Aslında bu kadar genç nüfusa sahip bir ülkede bırakın açığı, muazzam fazla olması lazım" ifadelerini kullandı.
Türkiye'deki cari açığın temelinde rasyonel olmayan sosyal güvenlik açığının bulunduğunu söyleyen Şimşek, " Türkiye'de bugün bütçe açığı bu boyutlardaysa bunun temelinde, zamanında popülist yaklaşımlarla iflasa sürüklenen bir sosyal güvenlik sistemi vardır. Türkiye'de aslında rekabet gücü anlamında Türkiye'yi zafiyete uğratan istihdam üzerindeki yükler yüksekse bunun arkasında maalesef bu tür sürdürülebilir olmayan sosyal güvenlik sistemi vardır. Dolayısıyla Türkiye'nin, aslında temel makro istikrarsızlık kaynaklarına bakarsak, temel birtakım yapısal sorunlarına bakarsak, özüne iniyorsunuz çok az çalışarak çok uzun yıllar devletten gerek sağlık, gerek emeklilik maaşı alınması bulunuyor" dedi.
OECD'ye göre, en uzun süre emeklilik maaşı ödeyen ülkenin Türkiye olduğunu belirten Şimşek, imkanlar kısıtlı olduğu için emekli maaşlarının istenilen düzeye çıkartılamadığını belirtti. Bakan Şimşek, " Maalesef bütün sosyal güvenlik reformu çalışmalarındaki yaklaşımlar hep popülist olmuştur, sloganlara dayanmıştır ama bu iş sloganlarla popülizmle olmuyor. Bugün bütün ülkelerde kaynaklar sınırlı. Hele Türkiye gibi gelişmekte olan, nüfusu genç olan ülkelerin aslında alt yapı, eğitim ve Ar-Ge ihtiyacı muazzam düzeydedir. Çünkü biz ancak Türkiye'nin rekabet gücünü artırarak, insan kalitesini artırarak, alt yapıyı modernleştirerek, Ar-Ge'ye daha çok önem vererek, Türkiye'nin rekabet gücünü artırabiliriz. Böylece daha yüksek bir gelire sahip olabiliriz. Daha yüksek gelir, eninde sonunda bütün yediden yetmişe herkese yansıyacaktır" diye konuştu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Murat Başesgioğlu da, yapılan bu işlerin tamamıyla bir reform olduğunu söyleyerek, " Sosyal Sigortalar Kurumu'nu tek çatı altında birleştirmek önemli bir reformdur. Hepimizin bu kuruma sahip çıkması lazım. Bu kurumun arkasında Çalışma Bakanlığı'nın olması çok önemlidir" şeklinde konuştu.
Öte yandan Türkiye Emekliler Derneği Genel Başkanı Kazım Ergün ise, bozulan ekonomik dengeler yüzünden emeklilerin intihar etmek üzere olduğunu söyleyerek, " Emeklilerin içinde bulunduğu durum içler acısı Emekli inim inim inliyor. Emekliler SOS veriyor. Parlamentoda emeklilerin hayatını düzenleyecek tedbir alınız. Emeklilerin sesine kulak veriniz. Bize ne görev düşüyorsa yapmaya hazırız" dedi.
DEMET SOYUÇOK/ANKARA