Afganistan'a takviye asker, İran'ın nükleer programı, Ermeni soykırım iddiaları, PKK terörü, Türkiye'nin AB adaylığı konularında soruları yanıtlayan Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama'nın kendisini " arkadaşım" diye nitelemesine aynı şekilde karşılık verdi:
" Sayın Obama'nın 'arkadaşım' diye ifade etmesi noktasında, benim de kendisine aynı duyguları beslediğimi buradan sizler kanalıyla da ifade etmekte fayda görüyorum."
Erdoğan, " Türkiye'nin niçin muharip asker göndermediği" sorusuna, baştan bu yana sözleşmede Türkiye'nin alacağı görevin niteliğinin belli olduğu yönünde cevap verdi; " Afgan halkının özgüvenini sarsarsak orada yapabileceğimiz işleri de yapamayabiliriz" dedi.
Erdoğan, " Obama İran konusunda bir rol oynamanızı istiyor. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ı iyi arkadaşım olarak tanımladınız. Ne yapabilirsiniz" sorusu üzerine, dış politikayı düşman değil dost kazanma üzerine yürüttüklerini ve bu kapsamda lider ülke olmaya çalıştıklarını söyledi. Son 20 yılda da iki ülke arasındaki ilişkilerin çok daha ileri düzeye gittiğini belirten Erdoğan, Türkiye için doğalgazın gerek sanayi gerek konutlardaki önemine değinerek, enerji konusunda İran'ın Rusya'dan sonra ikinci önemli partner olduğuna dikkati çekti.
Erdoğan şöyle devam etti: " Ama nükleer program konusunda özellikle biz İran ile dünya ülkeleri arasında çok önemli bir rolü oynayabileceğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Yani ben Sayın Bush'a da bir dostum olarak, (aynı şekilde sayın Obama'nın 'arkadaşım' diye ifade etmesi noktasında, tabii en azından benim de kendisine aynı duyguları beslediğimi buradan sizler kanalıyla da ifade etmekte fayda görüyorum) kendisini bir arkadaş olarak görerek Sayın Obama'nın bu tür beklentilerinde, bir lider olarak aktif bir rol oynamayı kendim için hem bir siyasi sorumluluk hem de dünya barışı gereği olarak görüyorum.
" Erdoğan, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye yaklaşımını yanlış bulduklarını belirterek, " 50 yıldır bizi bekletiyorlar. AB'nin Türkiye'nin katılımıyla ilgili farklı düşünceleri varsa, bu konuda dürüst olmalıdır" dedi.
AB terminolojisinde " imtiyazlı ortaklık" gibi bir kavramın bulunmadığını vurgulayan Erdoğan, " Sarkozy'den önce Chirac, Merkel'den önce Schröder vardı. Devletlerde devamlılık esastır. Hepsi de şu anda bir taahhüt altındalar. Taahhütlerini yerine getirmeleri gerekiyor. Fransa ve Almanya taahhütlerini yerine getirmiyorlar. AB'deki birçok ülke de onların fikirlerini paylaşmıyor, İngiltere, İspanya mesela" ifadesini kullandı.
Erdoğan, 1915 olaylarına dair Ermeni iddialarına ilişkin olarak, " Soykırım olarak siz bunu kabullenirseniz, buna üzülürüz. Böyle bir soykırımı asla kabul etmiyoruz. Bu tamamen yalandır. İnsanları bunu ispata davet ediyorum" dedi.
Yahudi düşmanlığı kadar İslamofobinin de insanlığa karşı suç olduğunu belirten Erdoğan, " Terörizm önüne İslam kelimesini yapıştırmak, hiçbir düşünüre asla yakışmaz" diye konuştu.
İHA
Dış politikamız Düşman Değil Dost Kazanma Üzerine!
Başbakan Erdoğan ABD'de katıldığı programda önemli açıklamalarda bulundu.





