TBMM Genel Kurulu, 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine başladı. TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin başkanlığında toplanan Genel Kurul'a Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katılıyor. Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan DTP'nin bağımsız kalan 19 milletvekili ise görüşmelerde bulunmuyor.
Bütçenin açılış görüşmelerinde 2010 bütçesinin sunumunu yapan Maliye Bakanı Şimşek, dünya ticaret hacminin 2009 yılında, 2008 yılına göre yüzde 11,9 daralmasının beklendiğini belirterek bunun, son 80 yılda yaşanan en büyük küçülme olduğunu ifade etti. Bazı ülkelerin dış ticaret hacmindeki daralma çok daha derin olduğunu belirten Şimşek, önde gelen bazı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin dış ticaret hacmindeki daralmanın yüzde 20 ile 45 gibi önemli boyutlara ulaştığını belirtti. Kriz nedeniyle daralan ekonomik faaliyetler ve krize karşı alınan tedbirler sonucunda bütçe açıkları ve kamu borç yükünde ciddi artışlar yaşandığına işaret eden Şimşek, bazı ülkelerde bütçe açıklarının çift haneye çıktığını söyledi.
Bugün itibarıyla küresel krizde en kötü dönemin geride kaldığını vurgulayan Şimşek, küresel ekonominin, son aylarda olumlu bir görünüm göstermeye başladığını anlattı. Şimşek, piyasalarda stres seviyesini yansıtan göstergelerin, kriz öncesi seviyelerine döndüğünü bildirdi.
Bununla birlikte küresel mali sistemdeki sıkıntıların tam anlamıyla geçmediğinin de açık olduğunu dile getiren Şimşek, " Son dönemde bazı ülkelerde yaşanan artçı şoklar da bunu göstermektedir. Bu nedenle, dünyanın kriz öncesi potansiyel büyüme oranlarına dönmesi muhtemelen zaman alacaktır. İstihdam piyasasının ekonomik toparlanmayı geç takip etmesi nedeniyle işsizlik oranları yüksek seyrini bir süre daha devam ettirecektir" dedi.
Kriz nedeniyle bazı makroekonomik hedef ve tahminleri revize etmek durumunda kaldıklarını anlatan Şimşek, ancak bunun sadece Türkiye'ye özgü bir durum olmadığını vurguladı. Şimşek, neredeyse bütün ülkeler ve uluslararası kuruluşların hedeflerini hem de birkaç kere revize etmek zorunda kaldıklarını ifade etti.
Türkiye'de 2009 yılında bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranındaki sapmanın 5,7 puan olduğuna işaret Şimşek, 2009 yılında bir önceki yıla göre bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranındaki kötüleşmenin ise 4,8 puan olduğunu belirtti.
Bütçe hedeflerindeki sapmanın esas itibarıyla gelirlerdeki sapmalardan kaynaklandığını belirten Şimşek, AK Parti hükümetleri döneminde, bu yıl hariç bütçe hedeflerinin her yıl tutturulduğunu vurguladı. Türkiye ekonomisinin krize karşı büyük bir dayanıklılık gösterdiğini belirten Şimşek, " Bugün faiz oranları tek haneye düşmüşse, enflasyon son 40 yılın en düşük seviyelerindeyse, ülkemizin kredi notu yükseliyorsa, Türkiye'de tek bir banka batmadıysa, Türkiye bu anlamda krizden en az etkilenen ülkelerden birisidir" dedi.
" Her Şeyden Önce Bu Krizi Biz Yönettik"
Dünyada son 60 yılın en büyük krizinin yaşandığına işaret eden Şimşek, Türkiye'nin bu krize karşı büyük dayanıklılık gösterdiğini belirtti. Krizle birlikte, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de işsizliğin arttığına dikkat çeken Şimşek, işsizliğin krizde hemen hemen bütün ülkelerde arttığını, gelişmiş ekonomilerde ise son 20 yılın en yüksek oranına ulaştığını belirtti. AK Parti hükümeti döneminde sosyal kesimlere yönelik aldıkları köklü önlemler sayesinde Türkiye'de yoksulluğun azaldığını söyleyen Şimşek, şu anda Türkiye'de satın alma gücü paritesine göre kişi başı günlük harcaması 1 doların altında kalan fert olmadığını belirtti.
Hükümetin küresel krizi iyi yönettiğini kaydeden Şimşek şunları söyledi:
" Her şeyden önce bu krizi biz yönettik. Bizden önceki dönemlerde olduğu gibi, IMF gibi uluslararası kuruluşlara el açmadık. 1993-1994 ve 2000-2001 krizleri Türkiye'nin kendi iç dinamiklerinden, yani kötü yönetiminden doğan krizlerdir. Bu krizlerde IMF'den yardım talep edildi. IMF'nin verdiği kaynaklarla ve IMF'nin empoze ettiği programlarla bu krizler yönetilmiştir. 2008 yılında küresel krizin derinleşmesiyle birlikte birçok ülke IMF'den yardım talep etti ve IMF'nin koşullarını hemen kabul etti. Biz ise kendi yağımızla kavrulduk. Kendi ayaklarımızın üzerinde dimdik durduk. 'Kaynak Türkiye'dir' dedik. Krize karşı kendi tedbirlerimizi açıkladık. Likidite ve fon akışının sorunsuz bir biçimde işlemesini sağlamak, reel sektöre destek olmak, istihdamı teşvik etmek ve finansman kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla çok sayıda önlem hayata geçirdik."
Bu senenin dördüncü çeyreğinden itibaren, ekonomide toparlanmanın başladığını vurgulayan Şimşek, IMF'nin son raporuna göre 2009 yılının son çeyreğinde G-20 ülkeleri arasında büyüyecek 8 ülkeden birisinin Türkiye olacağını ifade etti. Türkiye ekonomisinde üç aşamalı güçlü bir toparlanma öngördüklerini dile getiren Şimşek, iç ve dış talepteki toparlanma ile birlikte bu yılın dördüncü çeyreğinden itibaren stoklarda bir iyileşme olacağını tahmin etiklerini söyledi. Ekonomideki güçlü toparlanmanın ikinci
safhasını, özel tüketimdeki toparlanmanın oluşturacağını kaydeden Şimşek, ekonomideki güçlü toparlanmanın üçüncü safhasının, yatırımlardaki artışla yaşanacağını vurguladı.
2010 yılı bütçesi hakkında bilgi veren Şimşek, Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın 1 trilyon 28 milyar 802 milyon TL, büyüme oranının yüzde 3,5, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla Deflatörünün yüzde 5, yılsonu TÜFE'nin yüzde 5,3, ithalatın 153 milyar dolar, ihracatın 107,5 milyar dolar olarak hedeflendiğini dile getirdi. Şimşek, 2010 yılı bütçesinin ekonomik krizden çıkışa katkı sağlayan bir bütçe olacağını dile getirdi. 2010 yılı bütçesinin faizdeki düşüşü kalıcı kılmayı amaçlayan bir bütçe olduğunu söyleyen Şimşek,enflasyon ile mücadelede sağlanan başarının, kamu maliyesinde ve borç dinamiklerinde yaptıkları iyileştirmeler ve uygulamaya koydukları reformlar sayesinde Türkiye'de faiz oranlarının ilk defa tek haneye düştüğünü anlattı.
Şimşek, " Faizleri birkaç yıl daha tek hanede tutabilirsek hem kamunun faiz yükü düşecek hem de tüketiciler ve yatırımcılar daha düşük maliyetli finansmana erişebilecektir. Bu da güçlü büyümeye zemin hazırlayacaktır" dedi.
2010 yılı bütçe giderlerinin 286 milyar 981 milyon TL, faiz hariç giderlerin 230 milyar 231 milyon TL, bütçe gelirlerinin ise 236 milyar 794 milyon TL olarak öngörüldüğünü bildiren Şimşek şunları söyledi:
" 2010 yılı bütçesi, Türkiye ekonomisinin ihtiyaçlarını en iyi şekilde gözeten bir bütçedir. Mevcut şartların üzerine inşa edilmiştir. Gerçekçi ve istikrarı sağlamaya yöneliktir. Bu bütçe, sürdürülebilir büyüme ve kalkınmayı sağlayacak, istikrarın ve refahın artırılmasını dikkate alan ve orta vadeli perspektifle hazırlanmış bir bütçedir. Biz bütün kararlarımızı geleceğin güçlü Türkiye'si için aldık. Siyasi kaygılarla alınan kısa vadeli kararların sonucunu geçmiş dönemlerde hep birlikte gördük. Siyasi sorumluluk ve riskleri de üstlenmek suretiyle Hükümetlerimiz Türkiye için gerekeni kararlılıkla yapmıştır. Yapmaya da devam edecektir. Yapısal reformları temel politikalarımızdan birisi haline getirdik. Beklemeye tahammülü olmayan konularda kararlı adımlar attık. Sizlerin ve toplumun her kesiminin bu bütçeye destek vermesi, hedeflerimize ulaşmayı daha da kolaylaştıracaktır. En büyük desteğimiz, milletimizin bize olan güvenidir. Bu milletin azmi, bu ülkenin kararlılığı ve Türkiye'nin zenginliği her türlü hedefi yakalamak noktasında bizlere güç vermektedir."
ZAFER ÇAKMAK - ANKARA
Kriz de"Biz kendi Yağımızla Kavrulduk"
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2008 yılında küresel krizin derinleşmesiyle birlikte birçok ülkenin IMF'den yardım talep ettiğini ve IMF'nin koşullarını hemen kabul ettiğini belirterek, "Biz ise kendi yağımızla kavrulduk. Kendi ayaklarımızın üzerinde dimdik durduk. 'Kaynak Türkiye'dir' dedik" dedi.





