Başbakan Erdoğan, Bosna-Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Nikolo Spicic ile gerçekleştirdiği başbaşa ve heyetlerarası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin tüm boyutlarıyla ele alındığını belirten Başbakan Erdoğan, iki ülke arasında siyasi ilişkilerin mükemmel olduğunu teyit ettiklerini ifade etti. Bosna-Hersek ile ticaretin 2008 yılı son uitibariyle 600 milyon dolar olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret hacmini gerçek
seviyeye çıkarmak için tüm imkanların seferber edileceğini söyledi.
Bosna-Hersek ile tarihten gelen bir birlikteliğin olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, bu bağlamda iki ülke arasında kültürel işbirliğini de ele aldıklarını kaydetti. İki ülke arasındaki turizm konusuna da değinen Erdoğan Türk Hava Yolları'nın (THY) Bosna- Hersek'te 1. sırada yer alan havayolu şirketi olduğunu, paket turizm programları ile iki ülke halkının daha da kaynaşacağını söyledi. Bosna-Hersek'in istikrara kavuşturulmadan Avrupa'da kalıcı bir istikrardan da söz etmenin mümkün olmadığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, Bosna Hersek'te Yüksek Temsilcilik Ofisi'nin dönüşümü ve Anayasa reformu konusundaki sorunların aşılmasında ülkenin siyasi liderlerine önemli görevler düştüğünü kaydetti. Başbakan Erdoğan, " Liderler arasındaki birlikteliğin, dayanışmanın önemi üzerinde ısrarla durduk. Onların dayanışması, birlikteliği inanıyorum ki Bosna- Hersek'in geleceği açısından bir güç oluşturacaktır" diye konuştu.
Görüşmede Türkiye olarak kurucu halkların her biriyle diyalog ve dayanışma içinde olacaklarının ısrarla altını çizdiğini belirten Başbakan Erdoğan, " Bosna- Hersek, Türk halkının gönlüğünde müstesna bir yere sahiptir. Çektikleri çileleri çok iyi biliriz, çok yakından takip ettik ve hala da ediyoruz" dedi.
Başbakan Erdoğan, Bosna- Hersek'in NATO üyeliği konusundaki Türkiye'nin ısrarının herkes tarafından çok iyi bilindiğini belirterek, " Bu konudaki kararlılığımızı aynen devam ettireceğiz. Türkiye olarak çok ciddi bir çalışma, gayret, tavır ortaya koymak suretiyle özellikle Bosna-Hersek'in NATO'ya üyeliği konusunda biraz gecikmeli de olsa olumsuzluklara fırsat verilmemiştir. Bundan sonra vermeyeceğiz. Avrupa Birliği (AB) üyeliği konusunda Bosna Hersek'i bizden daha evvel AB'ye girecek bir ülke olarak görüyoruz. Türkiye'nin dostları ve diğer ülkelerle bunu paylaşıyoruz" şeklinde konuştu.
Bosna-Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Spicic ise konuşmasında görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkileri görüşme fırsatı bulduklarını söyledi. Bosna-Hersek'e en fazla elini uzatan ülkenin Türkiye olduğunu belirten Spicic, ülkesinin en çok anlaşmayı Türkiye ile imzaladığını ifade etti. Avrupa'da aynı zamanda üç süreç yürüten tek ülke olduklarını belirten Spicic, " Savaştan sonra yıkılan bir ülke olarak güven sağlama gereği vardı ve bütün reformların özünü oluşturan bir reformdu. Bütün diğer reformların
buna bağlı olduğunu düşünüyorum. Özelleştirme süreci, değişim süreci ve NATO yolunda ilerlememiz ülke içinde güveni oluşturma yolundan geçiyor. Türkiye bizim için ikili ilişkiler bağlamında yararlı oldu, aynı zamanda diğer ülkelerle ilişkilerimize de katkısı oldu. Bosna Hersek'te reformların aslında ülke içinde bir diyalogun oluşmasından hareket ederek yapılması gerekiyor. Benim şahsi düşüncem uluslararası birliklerin ülkemizde artık kullanılmış bir reform olduğunu düşünüyorum. Bu bizim için artık bir çözüm
değildir" ifadelerini kullandı.
Konuk Bakan Spicic konuşmasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün demokratik açılım ile ilgili söylediği, 'Biz sorunlarımızı çözemezsek başkaları gelir çözer' sözlerine benzer cümleler kurdu. Spicic, " Bosna Hersek siyasetçileri kendi sorunlarını çözmek yerine dışarıdan insanlar arıyorlar. Bu çözüm değildir. Ülkemizin başarısı iç diyalogdan geçiyor. Uluslararası kurumlar tek yönlü bir yol açtı önümüze. Ben siyasetçileri çağırdığım zaman bu insanlar gelmiyorlar yanıma, ama uluslararası birlikten davet edildiği zaman koşa koşa gidiyorlar. İç diyalogun sağlanması çok önemlidir. Bölgesel işbirliğimizle ilgili bir ihtiyaç olduğu konusunda Sayın Başbakan'la görüştük. Komşu ülkelerle ilişkilerimizi düzgün tutmamız gerektiğini düşündük. Bizim ülkemize en çok gereken şey iyimserliktir, optimizmdir " görüşünü dile getirdi.
EDA HAN - ANKARA