Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, erken seçim tartışmalarına değindi. Demokrasilerde yönetimlerin anayasaların işaret ettiği asas ve usuller ile belirlenen sürelerde seçimle değiştiğini kaydeden Bahçeli, " Ancak seçimle yapılan bu yasal değişimin sosyo-ekonomik zemininin ve zamanını belirleyen temel güç toplumsal beklentilerin baskısıdır. Bu bakımdan Başbakan Erdoğan seçimler zamanında yapılacak dese de ve bunu samimiyetle istesede yorgun, yılmış, yıpranmış inandırıcılığını kaybetmiş bir hükümetin devamı mümkün görülmemektedir. Elbetteki tek başına bir iktidarın başarısızlığını kabul ederek zamanından önce seçim kararı alması bir siyasal çelişki olarak karşımıza çıksa da gelişmeler AKP'nin buna mecbur kalacağına işaret etmektedir" diye konuştu.
Demokrasilerin millet iradesinden sonsuza kadar kaçışa müsade etmeyen, çağdaş yöntemer olduğunu belirten Bahçeli, 57. Hükümetin koalisyon ortağı olarak seçimde ısrar etmesinin anlamının bu olduğunu söyledi. Neden erken seçim kararı aldığının anlatan Bahçeli, " O günkü siyasal ortam, küresel gelişmeler ve MHP'siz siyaset arayışları koalisyonu daha fazla sürdürme imkanını vermeyince partimiz tarihi bir kararla milletin iradesine başvurmaktan bedeli ne olursa olsun asla kaçınmamıştır.
Bu açıdan Başbakan Erdoğan'ın bizim koalisyon ortağı olduğumuz döneme atfen 'Bırakıp kaçtınız' anlamına galan sözlerinin demokratik karşılığı olmadığı gibi , milletin hakemliğinden korkmanın verdiği yetkileri tazelemekten kaçmanın da siyaset anlayışımızda yeri olmadığı açıktır" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın bugün önünde iki seçenek olduğunu belirten Bahçeli, " Ya giderek eriyen partisinin düşüşünü bir noktada durdurmak için kendince yeterli zannetiği bir seviyeyi yakaladığı anda seçime gidecektir. Ya da destek seviyesini yeniden yükselteceği umuduyla karşılayamadığı toplumsal taleplere dayanabileceği kadar dayanıp zamanında seçime gitmeyi hedefleyecektir. Ne varki Başbakan Erdoğan ve partisi açısından her iki tercih de çözülmesini ve gerileyişini durdurmaya yetmeyecek, beklenen akıbet er yada geç karşılarına çıkacaktır. Bizim seçim beklentimiz ve talebimizden maksadımız Türkiye'nin AKP'den bir an önce kurtulmasıdır. Zira bu hükümetle geçirilecek her ilave gün daha fazla tahribat daha fazla kışkırtma, daha fazla istismar, daha fazla yoksulluk ve daha fazla dayatma demektir. AK Parti iktidarı tükenmektedir. Ancak beraberindeki Türkiye'yi de için için tüketmektedir ve Türk milletinin ve Türkiye'nin kaybedecek zamanı ve israf edilecek geleceği kalmamıştır" diye konuştu.
Partisinin Merkez Yönetim Toplantısı'nın (MYK) yapıldığı 7 Ocak 2010 tarihinde genel seçimlere yönelik çalışmaların başlatılmasına karar verdiğini kaydeden Bahçeli, " Almış olduğumuz kararın ve çağrının Başbakan Erdoğan'da uyandırdığı öfke ve yenilgiye doymayan pehlivan kıyaslaması millete olan güvensizliğin, milleten kaçmanın işareti olmuştur. Siyasal iktidarı seçerek hükümet olma gücünü veren millettir. Bu yetkiyi başarısız olanlardan geri alacak olan da yine millet olacaktır" dedi.
Üstü kapalı olarak erken seçim kararı verilmesini isteyen Bahçeli, " Sonunda hür irade ile sandıkta sonuçlanacak bir seçim sürecinin başlaması ve demokratik bir rahatlama ortamının doğması için daha nasıl bir tahribat yaşanması, daha ne kadar ağır sorunların olması gerekecektir. Yaygın yoksulluk, artan işsizlik, kimlikleri tahrik edilmiş toplum yapısı, fitili ateşlenmiş ayrımcılık, uluslar arası güçlere tam teslimiyet seçim için yeterli ortam demek değil midir? Seçime gitmek için isyan mı, savaş hali mi, çatışma mı, bölünme mi olması gerekmeketedir?" diye konuştu. Hükümetin seçimden kaçtığını savunan Bahçeli konuşmasını şöyle sürdürdü: " Bu tibarla olumsuzluklar katlanarak artarken sandıktan kaçmak ya demokrasiye ve millete inanmamak demektir; ya otokrat bir yönetim arzusunu despot bir ruh halinin yansımasıdır; ya yokluk, yoksulluk ve teslimiyeti göremeyen bir siyasal körlüğün işaretedir; ya da veremeyecek hesaplara ve karanlık ilişkilere mahkum hale gelmiş olmanın derinde yaşanan korkusudur. Biz bunların tamamının Başbakanın seçimden ve sandıktan ürküten baskın etkenler olduğunu düşüncesindeyiz. Partimiz, buhrandan kurtarmak adına sorumluluk üstlendiği 57. hükümet döneminde siyasi kültürünü ispat etmiştir."
Bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu şartların 2002 yılına göre çok daha ağırlaştığını, Cumhuriyetin birikimlerinin çok dana fazla tahrip olduğunu savunan Bahçeli, " Şmdi bedel ödeme sırası Adalet ve Kalkınma Partisindedir. Milletimizin sonuna kadar güvendiğimiz iradesi ilk seçimde bu ilkesiz kadroları gönderecek ve inancımız odur ki Milliyekçi Hareketi iktidar yapacaktır. Şimdi de çözüm yine sandıktır, seçimdir. Kaçış yoktur, kurtuluş yoktur. Buradan Başbakana hatırlatırım ki korkunun da ecele faydası yoktur" dedi.
EDA HAN -ANKARA
Bahçeli yine 'Erken Seçim' Dedi!
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, üstü kapalı erken seçim istediğini belirterek, "Şimdi de çözüm yine sandıktır, seçimdir. Kaçış yoktur, kurtuluş yoktur. Buradan Başbakana hatırlatırım ki korkunun da ecele faydası yoktur" dedi.





