UEFA Avrupa Ligi'nde mücadele ettiği grupları lider olarak tamamlayarak dikkatleri üzerine çeken Galatasaray ve Fenerbahçe, 18 Şubat Perşembe günü Fransa'da ve İspanya'da oldukça zorlu iki maça çıkacak.
Fenerbahçe'nin Lille ile Metropole'de, Galatasaray'ın Atletico Madrid ile Vicente Calderon'da oynayacağı kritik maçlar öncesinde Sporx.com olarak rakiplerde yaşanan son gelişmeleri sizler için masaya yatırdık...
İSTİKRARSIZLIK ABİDESİ
Yıllardığı yaptığı yatırımın karşılığını bir türlü alamayan Atletico Madrid, istikrarsız performansını bu yıl da sürdürüyor. 2009-2010 sezonuna teknik direktör Abel Resino ile başlayan Atletico Madrid yönetimi, La Liga'da 8. haftada Mallorca ile oynanan maçtan sonra deneyimli teknik adamın görevine son verdi.
Bir dönem Valencia ve geçen sezon da Benfica'yı çalıştıran Quique Sanchez Flores ile yola devam etme kararı alan başkan Enrique Cerezo, yapılan astronomik tekliflere rağmen Arjantinli süper yıldız Sergio Agüero'yu da kadrosuna tutmayı başardı.
La Liga'da standartların üzerinde bir kadroya sahip olmasına rağmen, özellikle vasat takımlar karşısında sonuca gitmekte zorlanan Madrid temsilcisinin özellikle bu sezonki maçlarına baktığımız zaman bu tezimiz daha da anlam kazanıyor aslında.
Son yıllarda 'ne zaman ne yapacağını kestirmek' neredeyse imkansız hale gelen Atletico Madrid'in bu hafta Barcelona'yı mağlup etmesinden sonra küme düşmeme mücadelesi veren Almeira karşısında puan kaybetmeyeceği garantisini hiç kimse veremez.
30 MAÇIN 28'İNDE GOL YEDİ
Bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea, Porto ve Apoel Nicosia'nın grubundan ite kaka UEFA Avrupa Ligi'ne kalmayı başaran Madrid temsilcisi kadrosunda önemli yıldızları barındırıyor. Özelikle Agüero, Forlan, Simao, Reyes gibi her an skoru değiştirebilecek oyuncular, Madrid'in vurucu gücünün temsilcisi.
Flores'in yumuşak karnı ise savunma hattı. Bu sezon Şampiyonlar Ligi ve La Liga'da oynadığı 30 maçın 28'inde gol yiyen (Panathinaikos, Valladolid hariç) Atletico Madrid'de Tomas Ujfalusi ve Luis Perea ikilisi zaman zaman yaptıkları basit hatalar ile dikkat çekiyor.
Flores, birinci bölgede yaşadığı problemleri ortadan kaldırmak için orta alana bir takviye yaparak Tiago'ya sarıldı. Ancak Portekizli oyuncu da şu ana kadar savruk Atletico Madrid takım savunmasına bir çare olamadı.
TAKIMIN İKİ DİNAMİĞİ
İdeal kadrosunu zorda kalmadıkça bozmayan Flores, takımın başına geçer geçmez oyun kurgusunu Simao ve Reyes üzerine kurdu. Bu iki oyuncunun Atletico Madrid için en az Forlan ve Agüero kadar önemli olduğunu sık sık dile getiren deneyimli teknik adam, düşündüklerini uygulamada da gösteriyor.
Madrid temsilcisinin geliştirdiği tüm organize atakların çıkış noktasını oluşturan Simao ve Reyes ikilisi, hücum bölgesinde bitirici adam pozisyonunda bulunan Agüero ve Forlan ikilisinin performansını direkt olarak etkiliyor.
Bu açıdan bakıldığı zaman Galatasaray, Agüero ve Forlan ikilisinden önce ikinci bölgede Simao ve Reyes'i durdurmalı ve savunma planlarını bu iki oyuncu üzerinden yapmalı.
ELEMİNASYON İÇİN RİSKLİ BİR TAKIM
Flores'in oyun şablonu, takımı oluşturan oyuncuların özellikleri, takımın artıları / eksileri gözönüne alındığı zaman Atletico Madrid'in, 'eleminasyon' maçlarında oldukça riskli bir takım olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunu daha önce Panathinaikos ve Kral Kupası'nda Racing Santander karşılaşmalarında da oldukça iyi bir şekilde etüt edebildik.
Atletico Madrid karşısıdna deplasmanda golü bulabilirsiniz, ancak kendi sahanızda gol yemeyeceğinizin de garantisi yoktur. Aslında ortaya çıkan bu tablo tüm işi Galatasaray'a bırakıyor. Temsilcimizin, Atletico Madrid karşısında alacağı her sonuç büyük oranda kendisine bağlı...
Bu tezin yanı sıra Atletico Madrid'in Vicente Calderon'da taraftarının müthiş baskısıyla oynadığı futbolu ve aldığı sonuçları da hatırlatmakta fayda var. Madrid temsilcisi 2005 yılından bu yana Avrupa'da oynadığı 17 maçın sadece 2'sini (Intertoto Kupası 4-2 kazandığı maçında rövanşında 2-0 ve Şampiyonlar Ligi'nde Porto'ya 3-0) kaybetti.
ATEŞ GİBİ BİR TAKIM; LILLE
UEFA Avrupa Ligi'nde ölüm grubundan Genoa'yı geride bırakarak bir üst tura yükselmeyi başaran Lille, gerek Avrupa gerekse Fransa Ligi'nde müthiş bir performans sergiliyor.
Ligde Lyon, Marsilya ve Paris Saint Germain gibi mazisinde büyük başarılar barındıran takımların özellikle bu sezon istikrarsız bir grafik ortaya koymasından iyi yararlanan Lille, Rudi Garcia yönetiminde zirve hattını zorlamaya başladı.
Gervinho ve Eden Hazard gibi iki önemli yeteneğin etrafında şekillenen kadro yapısıyla, oldukça dirençli, hırslı ve organize hücum kurgusuyla rakiplerine korku salan Lille; Metropole'de gösterdiği olaganüstü, yırtıcı futbolla temsilcimiz Fenebahçe için büyük bir tehlike oluşturuyor.
METROPOL'UN KRALI...
Bu sezon kendi sahasında sadece bir kez yenilen ve o mağlubiyeti de ligin ilk haftasında Lorient karşısında alan Lille, 8 Ağustos 2009'dan bu yana iç sahada oynadığı son 19 maçta da mağlubiyet yüzü görmedi.
Lille'nin iç sahadaki performansını biraz daha makro açıdan düşünüp, rakamları bir çıta daha yükselttiğimiz de bu rakamın 42 maçta 3 mağlubiyet olarak kayıtlara geçtiğini görebiliyoruz.
Fransa Ligi'nin en fazla gol atan takımı (46) konumunda bulunanan Lille, 'iki parçaya' bölünmüş kadro yapısıyla da dikkatleri üzerine çekiyor. Hücum bölgesinde alternatifi bol, birbirinden kaliteli ve kreatif oyuncuları bünyesinde barındıran Fransa temsilcisi, defans hattında ise aynı özelliklere sahip değil.
SAVUNMA SIKINTILI
Sezon başında defans kurgusunda yaşadığı sıkıntıları Portekizli oyuncu Ricardo Costa'yı kadrosuna katarak gidermemin planlarını yapan Rudi Garcia; Frank Beira, Adil Ram ve Mathieu Debuchy'den ise beklediği verimi bir türlü alamıyor.
Eldeki savunma oyuncularına rağmen yılların tecrübesi Yohan Cabaye ve Rio Mavuba gibi iki önemli orta saha oyuncusunun defans ile hücum hattı arasında köprü görevini kusursuz bir şekilde yerine getirmesi, Lille'nin bu sezonki müthiş çıkışının anahtarı.
Hücum bölgesinde Gervinho, Frau, Hazard, Tulio De Melo ve Ludovic Obraniak gibi teknik kapasitesi yüksek, son vuruşları oldukça kuvvetli ve oyunun seyrini her an değiştirebilecek oyuncuların varlığı Lille'nin Fenerbahçe karşısındaki en büyük avantajları arasında... Özellikle Lugano olmadan kurulan Fenerbahçe savunması Deniz (Önder), Bilica ikilisiyle Lille Metropol'de oldukça sıkıntılı anlar yaşayabilir.
ALTERNATİFİ GENİŞ, HÜCUM BÖLGESİ
Bu sezon genelde hücum bölgesinde Gervinho, Pierre Alain Frau ve Eden Hazard'ı kullanan Rudi Garcia, Tulio De Melo ve Ludovic Obraniak gibi isimleri de sürekli hazırda tutuyor ve bu oyuncuların maç performanslarını sürekli sıcak tutmaya çalşıyor.
Bunun en güzel örneğini ise bu hafta Boulogne karşısındaki Lille kadrosuna baktığımız zaman görüyoruz. Boulogne karşısında Pierre Alain Frau ve Eden Hazard gibi iki önemli silahını yedek kulübesinde oturtan Rudi Garcia, Ludovic Obraniak'ı ise ilk 11'de görevlendirdi.
Garci, hücum bölgesinde rotasyonun karşılığını ise her hafta olduğu gibi bu hafta da aldı ve Obraniak, Boulogne ağlarını iki kez havalandırmayı başardı. Fenerbahçe, hücum bölgesinde Lille'i durdurmayı başarırsa, etkili oyuncularıyla vasat Lille savunması karşısında golü bulması ve avantajlı bir skorla Kadıköy'e dönmesi içten bile değil...
Gözler Temsilcilerimiz Galatasaray Ve Fenerbahçe'de...
UEFA Avrupa Ligi'nde heyecan kasırgasına artık sayılı günler kaldı. Gözler temsilcilerimiz Galatasaray ve Fenerbahçe'de...





