İlk defa ıslıklandı, yuhalandı, istenmedi. Attığı her gol sonrası koştuğu özel seyircisi de umudunu kesmişti ondan.

Maçın ikinci yarısı kabus gibiydi. 50 bin öfkeli kalabalığın kızgın bakışları altında top oynamanın zorluğunu belki ilk defa çekiyordu. Dakikalar bitmek bilmiyordu.

Kornerleri ve frikik atışlarını kullanmadı. Küsmüştü herkese. Boynunu hiç kaldırmadı, taraftar değil çimler onun arkadaşıydı. Derdini içinden anlatıyordu. Kimbilir içinden neler geçirmişti o anda.

Kariyerinin en hatırlamak istemediği bir gün olacaktı. Kendine göre verdiği üç yıllık emek bir gecede heba olmuştu.

Hakemin maçın bitiş düdüğünü ilanıyla soyunma odasına yöneldi, kafasını kaldırmadı arkadaşlarından uzak yürüdü. Sırtındaki forma onun için yük olmuştu. Dayanamadı ve çıkardı. Top toplayıcı çocuğa uzattı.

Gitsin mi kalsın mı derken Alex bu hareketleriyle son noktayı koymuştu Şükrü Saraçaoğlu çimlerinde....