"1 trilyon doların silahlara harcandığı bir dünyada biz küresel terörü ortadan kaldıramayız" diyen Başbakan, her türlü aşırılığın, fanatizmin ve baskıcı anlayışların, değişimin önündeki direnç noktaları olduğunu bilerek sevgiyi, uzlaşıyı ve hoşgörüyü ön plana çıkarmak gerektiğini söyledi.
Mehterli karşılama
Önceki gün Riyad'daki Türk okuluna giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün de Cidde Başkonsolosluğu Uluslararası Türk Okulu'nu ziyaret etti. Okula gelişinde coşkuyla karşılanan Erdoğan, için kız öğrencilerden oluşan koro Mehter Marşı'nı söyledi. Başbakan da öğrencilere başarı dileyerek, "Oku, düşün, uygula, neticelendir" öğütlerini tekrar etti. Öğrenciler ve velileriyle sohbet eden Erdoğan, okulun ana sınıfına geçerek, çocuklara oyuncak dağıttı.
VIP konuklara jest yapıldı
Suudi yönetimi Ekonomik Forum'a katılan VIP konuklara bir jest yaparak, toplantı salonunda kadınlara abaya zorunluluğu getirmedi. Yabancı haber ajansları da, forum katılımcılarına bu konuda önceden bilgi ulaştırdı. Ürdün Kraliçesi Rania da bu jestten faydalanarak abaya giymedi. Ancak, Türk heyetindeki kadınlar şehir içinde gezinti yaptıkları için Kral'ın bu jesti işe yaramadı. Büyükelçilik yetkilileri, bu durumu şöyle açıkladılar: "Arabayla sadece toplantının yapıldığı salona gidilse, kıyafet zorunluluğu olmayacaktı. Rania da havaalanından toplantıya geçti, arabadan dışarı çıkmadı. Bizim heyetimiz ise müzeye, Türk okuluna gitti, dışarıda bayağı dolaştı."
Terör içimizde kabul etmeliyiz
Ürdün Kraliçesi Rania, yaptığı konuşmayla da gündeme damgasını vurdu. Rania, batının İslam dünyasını ciddiye alması için İslam dünyasının son yıllarda gerçekleşen terör saldırılarının büyük bir kısmının İslam adına savaştıklarını söyleyen kişiler tarafından yapıldığını kabul etmesi gerektiğini söyledi. Kraliçe sözlerini şöyle sürdürdü:
İslamofobi ve Müslümanlar'ın tümüne terörist yakıştırılması yapılmasına tabi ki karşı çıkacağız. Ancak, şu çirkin gerçekle de yüzleşmemiz gerekiyor: Son dönemde gerçekleşen terör saldırılarının çok büyük bir kısmı İslam adına savaştıklarını söyleyen insanlar tarafından düzenlendi. Batılı hükümetlerin politikaları radikallerin yanlarına daha fazla yandaş çekmelerine sebep oluyorsa bunu tabii ki eleştireceğiz. Ancak ahlaki sorumluluğumuz çerçevesinde yanıbaşımızda varolan radikalleşmeyi ve şiddeti de reddetmemiz gerekiyor. Müslüman dünyası olarak Lübnan'da, Afganistan'da, Filistin'de, Irak'ta kardeş kavgası içindeyken batı dünyasının bu küresel dünyada bizi kendilerine komşu olarak kabul etmesini beklemek zor değil mi?





