Erdoğan, Yalova Marina'daki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, parti kapatmayı zorlaştırmak, sivillerin askeri mahkemede yargılanmasına son vermek, YAŞ kararlarını yargıya açmak, Meclis'in iradesi üzerindeki vesayeti kaldırıp daha ileri demokrasiye ulaşmak istediklerinde karşı çıkılıp ''hayır'' denildiğini ifade etti.
Hangi hayırlı adımı atsalar soluğun Anayasa Mahkemesinde alındığını ve milli iradenin mahkemelik yapıldığını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
''Peki kim demokrasiyi, hukuku savunuyor, kim bunların gelişmesine engel oluyor. Aziz milletimiz bunu çok iyi görüyor, çok iyi anlıyor. Bunların mantığı çok ama çok basit. Bunlar şunu söylüyor, 'Bu hükümet kazanmasın Türkiye kaybederse kaybetsin, bu hükümet başarılı olmasın, Türkiye büyümezse büyümesin, bu hükümet eser üretmesin Türkiye'ye ne olursa olsun'. Bugün anayasa değişikliğine karşı çıkmalarının tek ve yegane nedeni de işte bu. Fakat onlar ne kadar üzülürse üzülsün, onların üzülmesi için biz Türkiye'yi büyütmeye devam ediyoruz. Milletimizi de sevindirmeye devam edeceğiz. Anayasa değişikliğinin Türkiye'nin yararına olacağını bal gibi biliyorlar, biliyorlar ama kendilerine bile itiraf etmekten kaçınıyorlar, kulislerde söylüyorlar. Haklısınız ama ne yapalım diyorlar. Anayasa değişikliğinin Türkiye'yi şaha kaldıracağını, ekonomiyi, demokrasiyi, özgürlükleri uluslararası standartlara kavuşturacağını bal gibi biliyorlar, biliyorlar ama itiraf etmekten kaçınıyorlar.''
Muhalefetin, TBMM'de kendi arkadaşlarını sandığa gitmekten alıkoyduğunu ifade eden Erdoğan, bunun, arkadaşları sandığa gittiğinde vicdanları ile yüzleşip ''evet'' diyeceklerini bilmelerinden kaynaklandığını söyledi.
Bazılarının vatandaşın sandığa gitmesini engellemeye çalıştığını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
''Neden? Çünkü korkuyorlar. Çünkü vatandaşın sandığa gittiğinde gür bir sesle 'evet' diyeceğini biliyorlar. Ana muhalefet partisi kendisi genel kurula girip 'hayır' diyemediği konuda, milletin sandığa gidip 'hayır' demesini istiyor. Nasıl iş bu? Bırak, iradesini gitsin, işte oy kulübesinde kullansın. İstemediler, göndermediler. 'Gitmeyeceksiniz' dediler. Gitsin 'hayır' desin işte. O gün hayır demesini milletvekillerinden istemedi, şimdi aslına, millete diyor ki git 'hayır' de. Bu ne büyük, ne yaman çelişki. Siz kendi yapamadığınız şeyi milleten hangi yüzle isteyeceksiniz? Bu ne samimiyetsizliktir?
Muhalefetin konuştuğu her yerde, yaptıkları her açıklamada neden ''hayır'' denilmesini anlatırken aslında neden ''evet'' denilmesi gerektiğini anlattıklarını belirten Erdoğan, ''Geldiler burada, Yalova'da 27 Mayıs'ın astığı Başbakan'ı, 12 Eylül'ün astığı gençleri Yalovalı kardeşlerime anlattılar. 'Vicdanınız sızlamıyor mu?' dediler. Kime, Yalovalı kardeşlerime. Evet biz de aynı şeyi söylüyoruz: Vicdanınız sızlamıyor mu? Bu anayasa değişikliğine 'hayır' demekle kendinizle, vicdanınızla çelişmiyor musunuz? Ama benim aziz milletim feraset sahibidir, dirayet sahibidir. 81 vilayetteki tüm vatandaşlarım, Yalovalı kardeşlerim çok engin basiret sahibidir. Önceki seçimlerde kim hangi partiye oy vermiş olursa olsun, gelecek seçimlerde kim hangi partiye oy verecek olursa olsun, kim hangi partiye gönül vermiş olursa olsun bu halk oylamasında partileri değil, kendi geleceğinizi oylayacaksınız. Bu halk oylamasında kendinizin, çocuklarınızın, gençlerinizin istikbalini onaylayacaksınız.
Bu halk oylamasında hükümetin icraatlarına, muhalefetin performansına değil, kadınların haklarına, memurların, işçilerin demokratik haklarına, çocukların, özürlülerin, şehit yakınlarının, gazilerin haklarına oy vereceksiniz. Fişlemenin son bulmasına 'evet' diyeceksiniz. Üstünlerin hukukuna değil, hukukun üstünlüğüne, 12 Eylül'le yüzleşmeye, yeni 12 Eylül'lerin yaşanmamasına, Avrupa standartlarında, modern dünyanın standartlarında bir özgürlüğe, demokrasiye, istikrara, hukuka 'evet' diyeceksiniz. Büyük Türkiye'ye, kalkınmış, ilerlemiş, zenginleşmiş bir Türkiye'nin önünün açılmasına 'evet' diyeceksiniz. Ben 12 Eylül'de Yalova'dan koskoca bir 'evet' bekliyorum. Her partiden, yaştan, kesimden Yalovalı kardeşimin gür bir sesle 'evet' demesini bekliyorum.''
Yalova'nın, 2007 referandumunda yüzde 63,3 ''evet'' oyu verdiğini anımsatan Erdoğan, bu sefer çok daha büyük, gür, yüksek bir ''evet''i Yalova'da görmek istediklerini söyledi. Erdoğan, ''Daha fazla yatırıma, daha büyük bir Yalova'ya, turizmi daha canlanmış, altyapısı daha gelişmiş Yalova'ya evet'' dedi.
''GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYORUM''
Başbakan Erdoğan, son 7,5 yılda Yalova'yı her alanda geliştirmek için, çehresini değiştirmek için önemli yatırımlar yaptıklarını söyledi.
Yalova'ya kimsenin kazandıramadığı üniversiteyi kazandırdıklarını vurgulayan Erdoğan, şimdi bu üniversiteyi geliştirdiklerini ifade etti.
Yalova'da 354 derslik tamamladıklarını, tüm okullara 3 bin 163 bilgisayar gönderdiklerini, bilişim teknolojisi sınıflarını güçlendirdiklerini, 288 yatak kapasiteli yurdu hizmete açtıklarını anlatan Erdoğan, 2010 yatırım programında 500 yatak kapasiteli yurt yapımı bulunduğunu belirtti.
Erdoğan, hükümetleri döneminde Yalova'da sağlıkta 35 milyar liralık harcama yapıldığını, toplu konut projeleri gerçekleştirdiklerini, Cumhuriyet tarihinde 24 kilometre bölünmüş yol varken 7,5 yılda 25 kilometre bölünmüş yol yaptıklarını, tarımda destekleri artırdıklarını, bu hizmetlerin devam edeceğini bildirdi.
Yalova için üretmeye devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, Yalova'yı Marmara Bölgesi'nin turizm, ticaret, sanayi ve termal turizmde önemli bir merkez haline getirmeye devam edeceklerini kaydetti.
Erdoğan, ''İnşallah 12 Eylül 2010'' diye başlayan cümlesinin ''evet'' sesleriyle kesilmesi üzerine, ''Fakat bu evetler burada kalmayacak değil mi? Dalga dalga Yalova'nın her köşesine yayılacak, dağılacak. Ben gece gündüz çalışacağım, çalışıyorum. Sizden de gece gündüz çalışmanızı istiyorum'' diye konuştu.
Referandum kampanyasına yarın Bingöl'den başlayacağını anımsatan Erdoğan, 36 ili dolaşacağını, 81 ili arkadaşlarıyla gezeceklerini söyledi. Erdoğan, ''Hep beraber bu ülkenin özgürlük mücadelesi için, yasaklarla mücadelesi için, yoksullukla mücadelesi için, önündeki tüm engellerin ortadan kalkması için, yolsuzlukla mücadelede daha güçlü imkanlara sahip olabilmemiz için, hep birlikte inşallah Türkiye'nin yarınlarına 'evet' diyeceğiz. Sevdamız millet, kararımız evet'' dedi.
''BU HAYIRCILARDAN ÜLKEYE HAYIR GELMEZ''
Başbakan Erdoğan, yaptığı konuşmanın ardından Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ile kurdele keserek tesislerin ortak açılışını yaptı.
Başbakan'ın açılışını yaptığı tesisler arasında Yalova Yat Limanı, İDO terminal binası, Kızılay bölge deposu, Çınarcık Hükümet Konağı ve Altınova müftülük binası bulunuyor.
Öte yandan, Başbakan Erdoğan, İDO terminal binasının açılışını, sinevizyonda canlı bağlantı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a bağlanarak yaptı. Erdoğan, ''İDO'nun buraya düzenlediği seferlere zamanında tepki gösterilmişti. 'Hayır' diyenler, her şeye karşı çıktılar. Bunlar 1. ve 2. boğaz köprülerine de karşı çıktılar. Bu hayırcılardan ülkeye hayır gelmez'' dedi.
AA/Habertürk
'Vicdanınız Sızlamıyormu, Bu Anayasa 'hayır'Demekle!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefet partilerinin anayasa değişikliği referandumu konusundaki tavırlarını eleştirerek, ''Vicdanınız sızlamıyor mu? Bu anayasa değişikliğine 'hayır' demekle kendinizle, vicdanınızla çelişmiyor musunuz?'' dedi.





