" Hayatımın en yoğun 20 günü"
" Buradan tüm Galatasaraylılara selamlar, sevgiler, saygılar. Yoğun bir Ocak ayı yaşıyoruz. Benim hayatımın en yoğun 20 günüydü sanırım. Yılbaşından sonra stadyumu Kulüpler Birliği ile ziyaret ettik, hemen arkasına metro açılışı hemen arkasına güvenlik toplantısı hemen arkasından kulübe yeni üyelerin kabulünü yaptık. Daha sonra Ali Sami Yen'e veda ettik. Ertesi gün yeni divan kurulu üyelerimizi kabul ettik. Türk Telekom Arena'nın açılışı ve ertesi gün olağanüstü yönetim kurulu toplantısı. Daha sonra da Erzurum'a gittim. Bunları yaparken bir de malum sorunları yaşadık."
" Kimse Galatasaraylılığımı tartışamaz"
" Beni tanıyorsunuz ama beni bir de kendi ağzımdan dinleyin. Adnan Polat kendisiyle ilgili ne düşünüyor? Ben çok partili demokratik sisteme ve hukukun üstünlüğüne inanırım. Kişilerin dili, dini ve inancı benim için önemli değildir. Herkesin siyasi görüşü kendinedir. Kul hakkı yemekten utanırım ilahi adalete de inanırım. Galatasaraylılığım Ali Sami Yen'de kaçak girerek başlamıştır. O stadyumu kapatmak da bize nasip oldu. Başkanlığıma dek zaman zaman aktif yöneticilik yaptım. Alp Yalman döneminde futboldan ve stadyumdan sorumluydum. Özhan Canaydın döneminde de görev aldım. Kimse bana Galatasaraylı öğretemez, Galatasaraylılığımı tartışamaz."
" Galatasaray'da siyaset yapılmasına izin vermedik"
" Galatasaray Başkanı olarak konuşurken dikkat ettiğim bazı kurallar vardır. Her aldığım kararda ve her icraatımda birinci kıstas Galatasaray'ın menfaatleridir. Galatasaray'ın gelenek ve göreneklerine dikkat gösteririm. Galatasaraylılara hitap ettiğimde 25 milyon Galatasaraylıya hitap ettiğimi bilirim. Ben Galatasaray'ı her zaman siyasetin üzerinde tutmuşumdur çünkü Galatasaray siyasetin üzerindedir. Galatasaray'da farklı siyasi görüşleri, dini, dili ve ırkı olan sayısız insan vardır. Ne ben ne de benden önceki başkanlar Galatasaray'da siyaset yapılmasına izin vermemişizdir. Bir önceki seçimde bir arkadaşımıza 3 ay izin vermiştik siyaset Galatasaray'ın içine girmesin diye."
" Planda yokken yeniden göreve başladım"
" Ben daha önce Galatasaray'daki aktif görevimi sonlandırmıştım. 2006 yılında Özhan Ağabey, "Kaçarın yok, geleceksin" dedi. O dönem Siyaset Meydanı programında bir anket yapılmıştı. 7 başkan adayı gösterilmişti. Diğer 6 aday yüzde 8 oy almıştı, ben yüzde 92 oy almıştım. Ben hiç planımda olmamasına rağmen gerek başkanım gerek de taraftarım çağırınca göreve başladım ve o günden beri hayatımın yüzde 99'unu kulübe harcadım.
O dönem tüm mali işler bana bağlıydı. Oturup yaptığımız çalışmalar neticesinde Galatasaray'ın önündeki 3-5 yılda bitirmesi gereken 6 proje vardı. Bunlar bitince Galatasaray geleceğe daha sağlıklı bakacaktı. Bunların birisi tüzüktü. 30 yıldır insanların el sürmeye korktuğu tüzüğü ihtiyaçlarımıza göre düzenledik. Bir diğer sorun şirket yapısıydı. 5 sene uğraştık ve bu şirketler birleşti. Şimdi rakiplerimiz peşimizden geliyor. Riva tarladan hallice bir durumda iken aldık şimdi 200 milyon doların üzerinde bir değerle inşaata hazır durumdadır. Galatasaray'a artık hizmet veremeyecek duruma gelen Ali Sami Yen Stadı'nın kapatılması ve yeni stadın açılmasını da gerçekleştirdik. Türk Telekom Arena da açıldı. Gelir-gider dengesinin oluşturulması da bir diğer projesiydi. Stadın yaklaşık 16 ay gecikmesi bizim planlarımızı uygulamamızı engelledi. Gecikme olmasaydı çok daha farklı olacaktı. 2012 kriterlerinde Galatasaray çok daha sağlıklı olacaktır."
" Proje her tıkandığında sorunu Başbakan çözdü"
" 2006 Mart ayında ben göreve geldiğimde rahmetli Özhan Canaydın beni karşısına aldı ve sordu: "Bu stat konusunu ne yapacağız?" Bu konu böyle başladı. Sayın Canaydın randevu kısımlarını halletti ben de proje kısmıyla ilgilendim. Özhan Bey başkanlıktan ayrılana kadar görev bölümü yaparak el birliği ile çalıştık. Yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımız da öyle, özellikle Işın Çelebi. Özhan Ağabey de hastalığı ilerleyene kadar bana hep yardımcı oldu. Türk Telekom Arena hem ekonomik hem de psikolojik olarak en önemli projemizdir. Protokolün imzalandığı günden sonra Sayın Başbakan her talebimize cevap verdi. Proje her tıkandığında sorunu çözdü. Takipçi oldu her sorunda."
" Erdoğan Bayraktar özür diledi"
" Davetiyeleri verirken Galatasaray camiasına bir araya getirmek istedik. 18.000 kombine sattik yeni stadimizda. Kombine kartlarinin basımı yetismediği icin davetiye yolladik herkese. 17.000 kisiye de açiktan davetiye yolladik. Toplam 35.000 kisi ediyor bu. Geriye kalanı da projede emek harcayan kurumlara yolladık. O gün de maç günü müthiş bir atmosfer oluştu. O gün bir polis müdürü bana davetiye dışında 300-500 kişi sızdığını söyledi."
" Provakotör mü, değil mi bilmiyorduk? Biz bu endişeyi yaşadık. Sayın Başbakanın gelmesi 300-500 kişi tepki göstermesi doğal. Ancak Erdoğan Bayraktar konuşmaya başladığında taraftar müthiş bir tepki oldu. Ses sistemi bozuktu, ben de anlamadım ne konuştuklarını. Sayın Erdoğan Bayraktar beni aradı. Nasıl bir Galatasaraylı olduğumu biliyorusun. Kendisine neden böyle konuştum diye sordum? Ben hata yaptım. Erdoğan Bayraktar benim nezdimde Galatasaray camiasından ve taraftarından özür diledi. Ben orada yönetimin eserini ön plana çıkarmaya çalıştım. Olay farklı yöne gitti dedi."
" Beni asacaksa Galatasaray taraftarı assın"
" Stada sizanlar, provakatörler hakkında bir söylemde bulundum. Ama söylerken protestocu demisim. Yorgunum hata ettim" Ben orada protesto diye yanlış kelime kullanmışım. İnternetten düzeltmeyi yaptım, daha sonra da Lig TV canlı yayınında düzelttim. Bizi ıslıkçı ve protestocu avına çıkmadık. Kimsenin ismini emmiyet vermedik. Biz sanki Galatasaray kongre üyelerini ihbar etmişiz gibi bizi zan altında bırakıyorlar. Bu kelimeden yola çıkarak beni yazıyorlar. Provakatör kelimesinden çıkarak 5 gundur bizi yargılıyorlar. Kimse bana Galatasaraylılığı ogretmesin. Hicbir zaman taraftarima laf soyletmedim. Her zaman korudum. Hicbir taraftar cıkıp benden zarar gorduğunu soylemesin. Yapılanlarin hiçbiri benim gözümü korkutmaz. Yaptığım her işin arkasındayım. Pazar günü yapılacak maça gitme protesto edecek diyorlar. Beni asacaksa Galatasaray taraftarı assın"
" Bu takımı iyi yerlere getireceğim"
" AKP'liler bir şeyler söyleyeceğim... Galatasaray'a karşı yapılan söylemler bizi çok üzdü. Galatasaray 25 milyona sahip bir kitle. Galatasaray itilip kakılacak bir camia değildir. Kongre üyelerine şunları söylüyorum: Biraz susun. Bizi yıpratmak isteyenler kulübe zarar veriyor. Biraz sükunet lazım. Bizi değerlendirmek istiyorsanız 45 gün sonra gelin kurula, bizi eleştirin. Biraz sessiz kalınması lazım. Galatasaray'da ağabey dediklerimiz var. Kendisini derin Galatasaray olarak ilan edenler var. Sanki G.Saray'ın oyları bunları hipoteki altında. Etrafa ağır ağabey görüntüsü veriyorlar.
Yol haritamız belli olmuş durumdadır. Tüm eksikler tespit edildi. 68 sayfalık eksik not alındı. Yavaş yavaş gideriliyor. Biz stadı almadığımız için fazla bir şey yapamıyorum.
Herkes Özhan ağabeyi her zaman kendilerine prim kullanmaya çalışıyor. Adamı mezarında rahat bırakın. Biraz bize zaman verin. Acele etmeyin. Bu stat da en büyük emeklerden birini Özhan Canaydın verdi. Pazar günü Özhan Ağabeyin büstü konuyor. Gitmem için her kafadan ses çıkıyor. Ben Galatasaray Başkanıyım ben kimseyi dinlemem. Benimle ilgili bazı şeyler söylüyorlar. Ne ben ne de ailem. Biz devletle hiç iş yapmadık. Bizim devletle ticari işimiz olmadı. Ben tabii hatırlarsanız Rusya senaryosu vardı. Ben yenilerini de bekliyorum. Getirin cevabını alırsınız.
Biz büyük yatırımların hepsini bitirdik. Konsantre olabileceğim bir dönemim var. Ben bazı şeyleri biliyorsam bu takımı iyi yerlere getireceğim. Ben futbolu biliyorum. Futbolun üzerine daha fazla mesai vereceğiz. Futbol bir fenomen. "
" Transferler bitmedi"
" 5 transfer sözü verdik. Transfer bitti mi hayır bitmedi. Hakkını veren bu takımda olacak."
" 3 yöneticiyi istifaya çağırdı"
" 2005 - 2006 yıllarını herkes unuttu. En kötü başkan ben oldum. Bankaların çek ve kredi vermediği dönemleri biraz hatırlayın. " Bana delirdin mi?" diyenler etrafta ahkam kesiyorlar. Krizli bir dönem oluştu. Açılıştan sonraki tek kelime bu krizi yarattı. Sıkıntılı günlerde herkesin ne olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Yönetim Kurulu'nda 2. başkanım şunları söyledi. "Biz ibra olmayacağız, erken seçime gidelim." Ben im ibra olup olmamak gibi bir derdim yok. Sanki yolsuzluk yapmışız gibi ibradan korkuyorlar. Divan Kurulu'nun bilmediği bir şey yok. Biz doğruları üyelerin önüne koyarız. Galatasaray sahibi Genel Kurul'dur. Ruhu da taraftardır. Bana böyle bir öneri ile geliyor. "Bu olmazsa imza kampanyası yaparım" diyor. Şunu anlamsı lazım ki; kimse Galatasaray'ı tehdit edemez, şantaj yapmaz. Mehmet Halvacı, Doğan Yalçınkaya, Vedat Eşkinat'ı ,istifaya davet ediyorum. Galatasaray için hep yumuşak davrandım. Ancak unutmayın Galatasaray'ın başkanı da bir aslandır. Kader birliği yaptık Halvacı ile. Bu noktadan sonra beraber olmamız söz konusu değil. Bugün içerisinde bana istifalarını getirsinler. Galatasaray tarihinde olmadığı kadar speküle ediliyor. Size sözünü verdiğimiz her şey tamamlandı. Galatasaray olduğundan daha güçlü bir konumda.
Taraftar o takıma destek vermezse, o takımdan bir şey olmaz. O statdan ayrılırken beni ıslıklayanlar, Servet gol attı diye ona küfür edemezler. Bu Galatasaraylılık değildir. Zaman birlik beraberlik zamanıdır. Eleştirilen sürekli ben ve yönetimim. 20 senedir yapılmayanları biz 3 yıl da yaptık. Benden daha iyi biri ortaya çıkarsa kenara çekilir ve ona destek olurum."
Milliyet
'Beni Asacaksa Galatasaray Taraftarı Assın'
Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Adnan Polat, basın toplantısı düzenleyerek ve gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Toplantıda çok sert açıklamalarda bulundu...





