YSK 12 adayın veto edilme gerekçesini il seçim kurullarına gönderdi.
YSK, BDP'nin bağımsız adayı Sabahat Tuncel'in veto edilmesini 2007'den kesinleşen mahkumiyet kararına dayandırdı.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) BDP'nin desteklediği ve aralarında Leyla Zana, Hatip Dicle, Sabahat Tuncel ve Gültan Kışanak'ın da bulunduğu 12 bağımsız adayın adaylıklarının veto edilmesine ilişkin kararını il seçim kurullarına gönderdi.
TUNCEL'İN CEZASI 2007'DE KESİNLEŞTİ
Öte yandan YSK eleştiriler üzerine yazılı açıklama yaptı. Gerekçeli kararda " Dicle, Kışanak, Zana için memnu hakların iadesi kararı gelmedi. Sabahat Tuncel'in cezası 3 Temmuz 2007'de kesinleşti" denildi.
Kararın il seçim kurullarına gönderilmesinin ardından açıklama yapan YSK Başkanı Ali Em, veto kararının kesin olduğunun altını çizdi. Em,12 bağımsız milletvekili adayının, adaylıklarının iptal edilmesine ilişkin, ''Kararımız belli'' dedi. Em, YSK'ya gelişinde gazetecilerin soruları üzerine, Kurulun, ''12 bağımsız milletvekili adayının aday olamayacaklarına'' ilişkin kararının açık olduğunu söyledi. YSK Başkanı Em, ''Kararımız belli, bunun dışında bir açıklama yapmayacağım'' diye konuştu.
Bu arada, YSK'nın 12 bağımsız milletvekili adayının, adaylıklarının iptaline ilişkin kararı ilgili il seçim kurullarına gönderildi.
YSK VETOSUNA İLK TEPKİLER..
" SEÇİMİ BOYKOT EDEBİLİRİZ"
Selahattin Demirtaş: YSK kararının ardından "Meclis toplanmalı ve seçimin ertelenmesi kararı almalı. Seçim bir ay kadar ertelenerek bu isimlere yeniden aday olma hakkı verilmeli. Aksi taktirde demokratik olmayan bu seçimleri boykot edebiliriz. Seçime girmeme ve bütün adayları geri çekme dahil bütün alternatifleri tartışacağız" dedi.
DEMİRTAŞ'TAN TÜM PARTİLERE 'İSTİFA' ÇAĞRI
Demirtaş KCK davasının bugün Diyarbakır'da görülecek duruşması öncesinde de açıklama yaptı .Demirtaş seçimle ilgili çalışma ve değerlendirmelerinin sürdüğünü söylerken, " Türkiye'deki diğer partilere sesleniyorum. Eğer onurlu bir duruşun sahibi iseniz. İstifa edin, seçimlere katılmayın. Biz de aday olmayacağız deyin. Başbakan hemen açıklama yapmalı. Şimdi olup bitene baktığımızda gerçektende, AKP hükümeti bütün olup bitenlerin tek siyasi sorumlusudur. Halkımızı meydanlara çağırıyoruz" dedi.
PARLAMENTONUN MİSYONU ZAYIFLAMIŞTIR
Mehmet Ali Şahin:
" Alınan karar ülkenin demokratik vicdanının kabul edeceği bir karar değildir. En karmaşık sorunların bile çözüm yeri parlamentodur. Karar parlamentonun misyonunu zayıflatmıştır. Bu karar mevcut yasalar içinde belki bir yere oturtulabilir ama ülkenin demokratik vicdanının kabul edeceği bir karar değildir. Temennim YSK'nın bu kararının, eğer şartlar imkan tanıyorsa, tekrar gözden geçirmesidir. Bu parlamento seçimlere kadar görevinin başındadır. Her zaman toplanabilir"
KARARI KAYGI İLE KARŞILADIM
Numan Kurtulmuş
: BDP tarafından desteklenen 12 bağımsız milletvekili adayının sabıka kayıtları bulunduğu gerekçesiyle adaylıklarının Yüksek Seçim Kurulu tarafından veto edilmesini, demokrasi ve ülke barışı açısından kaygı ile karşıladım.
Bu kişilerin sorunu değildir. Seçilme değil esasen seçme hakkına darbe vuran YSK'nın bu kararı, bütün Türkiye'yi ilgilendiren vahim sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Demokratikliği ve adilliği %10 barajı nedeniyle zaten tartışma konusu olan 12 Haziran seçimleri, YSK'nın bu kararı ile demokratik meşruiyetini bütünüyle kaybetme noktasına gelmiştir.
Demokrasimiz açısından vahim sonuçlar doğurabilecek bu karardan esas olarak 9 yıldır iktidarda bulunan Ak Parti sorumludur. Eğer Ak Parti, Türkiye'nin demokratikleşmesi için elzem olan bu düzenlemeleri 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan " Anayasa Referandumuna" koysaydı bugün böyle bir garabeti yaşamayacaktık.
TUZAK MI KURUYORUZ?
Deniz Baykal:
Herkes planlamasını ona göre yapmış, adaylıklarını ona göre ilan etmiş. Türkiye'de zaten seçimde bir baraj problemi var. Baraj engelini aşabilmek için insanlar bağımsız aday olarak ortaya çıkıyorlar. Şimdi bağımsız adaylıkları birden bire, adaylıkları yenileme şansı yokken geçmişte de bu insanlar seçilmiş ve halen de bir kısmı milletvekili olarak görev yapıyorken, 'siz artık milletvekili olamazsınız' diye geri çevirmek, adaletle, hukuka saygıyla, devletin sürekliliğiyle izah edilebilir bir durum yaratmıyor. Olmaz böyle şey. 'Geçen defa hata ettik, düzeltiyoruz. Düzelteceğini zamanında söylesene. Bu bir krizdir ve seçimin hakkaniyetini, adaletini çok ciddi şekilde tahrip etmiştir. Buna mutlaka bir çözüm gerekir. Ne yapılacaktır? Türkiye bu kadar birbirinden kopuk, tutarsız şekilde yönetiliyor olamaz. Doğru dürüst sınav yapamıyoruz, doğru dürüst seçim yapamıyoruz, milletvekilleri aday olamıyor.
Tuzak mı kuruyoruz, engel mi çıkarıyoruz? Ne kadar yanlış ayıp, yakışıksız. Türkiye'ye bu yönetim zihniyeti yakışmıyor. Her noktada bir kriz, bunalım. Çok acı. Bu mu ileri demokrasi? Ustalık dönemi... Başbakanın bu mu ustalık dönemi?
SİYASETEN MEŞRU DEĞİL
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu
: Siyasal hiçbir mahkumiyetin Mecliste temsil edilmeye engel olmaması gerekir. Bu nedenle doğru bir karar değil. Ayrıca hukuken de ben doğru olduğunu düşünmüyorum. Memnu hakların iadesi kararı af dahil bütün sonuçları ortadan kaldıran bir yetkiye sahiptir. Ayrıca daha önce vekillik yapmış Gültan Kışanak ve Sebahat Tuncel'in de 4 yıl sonra bir daha milletvekili seçilmeyecekleri yönündeki YSK kararı da Türkiye'de hukukun garabetini ortaya koymaktadır. Bu karar bana göre sadece adayların adaylıklarının iptali ile sınırlı kalmayacaktır. Biz öteden beri bütün bunları görerek, Türkiye'de sorunların Mecliste çözülmesi açısından, seçim barajının düşürülmesini ve siyasal partiler yasası ile seçim yasasının değiştirilmesini ve demokratik hale getirilmesi gerektiğini ifade etmiştik. Bütün bu öngörülerimiz bugünler içindi ve Türkiye içindi. Türkiye'de sorunların barış içerisinde toplumsal uzlaşma içerisinde çözülmesiydi. Bu nedenle CHP'nin bu öngörüsü bir kez daha doğru çıkmıştır, sivil toplum örgütlerinin öngörüsü doğru çıkmıştır. AKP'nin bu inattan vazgeçmesi gerekir.
İÇİŞLERİ BAKANI MESAFELİ DURDU
İçişleri Bakanı Osman Güneş
: Anayasamıza göre, seçimler yargı organlarının denetimi altında yürütülür. YSK bağımsızdır. YSK'nın kararını değerlendirecek değilim. Bu YSK'nın aldığı bir karardır. Bu karar doğrultusunda şiddetin artacağı yönünde bir kaygı oluşmasın. Ne tedbir alınması gerekiyorsa alıyoruz. Ama şu an için olağanüstü tedbir almamızı gerektiren bir konu yok. Biliyorsunuz, Anayasamıza göre seçimler YSK'nın yargı organlarının genel yönetim ve denetimleri altında yürütülür. YSK ve yargı bağımsızdır. YSK'nın aldığı kararı değerlendirecek değilim. Ancak huzur ve güvenlik tesisi hususunda görev bize aittir. Her alanda, her konuda hangi sebeple olursa olsun bir suç işlendiğinde bir düzensizlik ortaya çıkarıldığında bunu bertaraf etmek, bunu önlemek bizim yasal görevimizdir. Şu anda bizim olağanüstü bir tedbir almamızı gerektiren hiçbir şey yoktur. Biz mevcut arkadaşlarımızla her zaman aldığımız tedbirleri almaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın bir kaygısı olmasın. Devletin her şarta göre tedbiri vardır. Ama şimdi biz ülkemizin genelinde ne tedbiri alıyorsak bu tedbirlerle bu işi yürüteceğimizi görüyoruz. Eğer ilave bir tedbir almak gerekirse onu da alırız. Ama şu anda bunu görmüyoruz.
LİSTEYE İTİRAZ EDİLEBİLİR!
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker
: Orada arkadaşlarımız karar vermiş, yani YSK. Mutlaka mevzuat açısından bir değerlendirme yaptılar. Bilemiyorum. Şu anda detayını daha bilemediğim için bir şey söylemek imkanım yok. Konuyu tam bilmeden bir şey söylediğiniz zaman yanlış değerlendirme yapmış olabilirim. Listeler kesinleştikten sonra ilan edildi. Yanılmıyorsam. Onlara itiraz edilebilir, yeniden incelenebilir. Ama YSK kararları kesindir biliyorsunuz. Ancak maddi hata varsa düzeltme olabilir. Oradaki arkadaşlarımızın bilecekleri, değerlendirecekleri bir konu.
MİLLET İRADESİNİN ÖNÜNÜN KESİLMESİ SAVUNULAMAZ!
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydın
: Biz siyasetin millet iradesiyle şekillenmesinden yanayız. Seçim barajı gibi antidemokratik uygulamalarla millet iradesinin önünün kesilmesi hiçbir şekilde savunulamaz. YSK'nın bu kararı üzerine başta iktidar ve anamuhalefet olmak üzere bütün partileri bir kez düşünmeye ve vakit geçirmeden harekete geçmeye çağırıyoruz. Gelin hala 12 Eylül darbesinin izlerini taşıyan Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu'nu yeniden ele alarak Türkiye'yi bu demokrasi ayıbından kurtaralım.
VETO KARARI KAYGI VERİCİ
Kültür Bakanı Ertuğrul Günay
: Kaygı verici bir durum. Bu yeni bir anayasa yapma ihtiyacını tekrar ortaya koymuştur.
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak: Bu siyasi bir karardır. Kürtler'e siyaset hakkı verilmiyor.
Aysel Tuğluk: Büyük bir şaşkınlıkla karşıladık. Acılar yaşanmadan demokratik yollarla ve anayasal yollarla Meclis zemininde çözümünü sağlanması için çabanın içerisinde bulunduk. Ben bu kararın siyasi olduğunu düşünüyorum. Siyaset yolunu kapatıyor bu karar. Bu yolu kapatmak Türkiye'nin yararına değil.
DTP Eski Genel Başkanı Ahmet Türk: Haksız bir karar bu. Kürtlerin siyasete katılımını engelleyen bir karardır. Bu karar YSK'nın tek başına verdiği karar da değildir. Türkiye'de demokrasiyi engellemeye çalışan bir zihniyetin kararıdır. Demokratik siyaset Kürtler'e kapatılmaya çalışılıyor. Birçok hukukçu arkadaşlarımız değerlendirdi, YSK'ya gitti. Buna rağmen bu kararın çıkmasına hukuki mantık olarak bakmamak lazım. Seçime girmeme kararını da tartışacağız.
BDP eski Grup Başkanvekili Bengi Yıldız: Bize siyaset yapma iznini verilmediği bir yerde AKP siyaset yapabileceğini düşünüyorsa gaflet içindedir. Evlerinden burunları dışarı çıkartamazlar. Bu karar açıkça Kürtler'e yönelik bir savaş kararıdır. Kürtler'i dağa çıkarma kararıdır. Bu ülkeyi yönetenler savaş kararı vermişlerse o karar başımızın üstündedir. 'Kürtler'e savaşın' deniliyorsa, Kürtler de savaşır. Bu kararı verenler bunu bilsin.
Sırrı Sakık: Hukuk devletinde böyle bir karar olmaz. Bu bir tasfiyedir, bunun adı demokrasi ve hukuk değil. Halka demokrasi zeminini kapatırsanız buradan barış, hukuk, huzur çıkmaz. Tam tersine kaos çıkar, bu ülkeyi kaosa kimsenin sürüklemeye hakkı yoktur.
Altan Tan: Çok açık net olarak şunu söylemek lazım, birileri Türkiye'nin hayrını istemiyor, Kürtler yasal siyaset yapmak istedikçe önleri kesiliyor, demokratik kanalları açık tutma ve meseleyi Ankara'da tutma işi sabote ediliyor.
İçişleri Bakanı Osman Güneş: "Biliyorsunuz, Anayasamıza göre seçimler YSK'nın yargı organlarının genel yönetim ve denetimleri altında yürütülür. YSK ve yargı bağımsızdır. YSK'nın aldığı kararı değerlendirecek değilim."
DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek: Sanki sadece YSK'nın bağımsız adaylara yönelik bir uygulaması gibi anlatılıyor. Halbuki arşiv taraması sırasında bizim partimizden de 12 arkadaşımızın adaylıkları iptal edildi. Fakat biz yerine başka adayları koyduk, eksiklerimizi tamamladık ve seçime giriyoruz. Şu haliyle işin içinde herhangi bir komplo görmüyorum. Tabii bir hadisedir, büyütülecek bir şey yoktur.
YSK'nın 12 bağımsız milletvekili adayını veto etmesinin ardından kepenklerin kapalı olduğu Hakkari'nin Yüksekova ilçesi ile Van kent merkezinde olaylar çıktı. Polis göstericilere tazyikli su ve gözyaşartıcı bombayla müdahale etti.
VAN:
Dükkanların kısmen kapalı olduğu Van'da aralarında BDP'nin desteklediği milletvekili adayları Aysel Tuğluk, BDP'li Van Belediye Başkanı Bekir Kaya'nın da bulunduğu yaklaşık 2 bin kişi, Akkaprü ve Soydan kavşaklarından kent merkezine doğru, " Kürdistan faşizme mezar olacak" , " Kahrolsun AKP" , " İntikam intikam" , " Biji serok Apo (Yaşasın Başkan Apo)" sloganları atarak yürüyüşe geçti.
Bu sırada BDP'li belediyeye ait olan tüm araçlar da Valilik ve Adliye çevresinde klakson çalarak tur attı.
Maskeli molotofçular
Akköprü ve Soydan kavşaklarından yürüyüşe geçen gruplar, Cumhuriyet Caddesi üzerinde toplanarak yolu trafiğe kapattı. Bu sırada gurubun içerisinde olan yüzleri maskeli bazı kişiler, ellerinde taşıdıkları molotofkokteylerini banka şubelerine ve sağ sola atarak küçük çaplı yangınlar çıkarttı.
Bu sırada molotoflardan biri de doğalgaz borusuna isabet etti. Çıkan yangın çevrede bulunanlar tarafından söndürüldü. Bazı kişiler de taşlarla dükkanların camlarını kırdı.
4 gösterici yaralandı
Polis, Cumhuriyet Caddesi'nde ilerleyen gruba bir süre müdahale etmedi. Ancak grubun ilerleyişini sürdürmesi üzerine polis müdahalede bulundu. Polis tazyikli su ve gözyaşartıcı bomba kullanarak kalabalığı dağıtmaya çalışırken, göstericiler de taş atarak karşılık verdi.
Bu olaylar sırasında 4 gösterici atılan taşlar sonucu yaralandı. Grup Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Belediye Binası önünde de oturma eyleminde bulundu.
HAKKARİ:
Sabah saatlerinde kepenklerin kapalı olduğu Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nde ise kalabalık Oslo meydanında toplandı. Kalabalık buradan da cezaevi kavşağına doğru yürüyüşe geçti.
Kalabalık Şemdinli yolunu barikatlarla kapatıp burada oturma eyleminde bulundu. Bazı kişiler de ateş yakarak slogan attı. 5 dakikalık oturma eyleminin ardından kalabalığın tekrar şehir merkezine yürüyüşe geçmesi ve taş atmaya başlamaları üzerine polis müdahalede bulundu.
Polis, göstericileri boyalı ve tazyikli su, gözyaşartıcı bomba kullanarak dağıtmaya çalışıyor. Olaylar sürüyor.
YSK vetolarının üzerine günün en sert manşete Özgür Gündem gazetesinden geldi.
Özgür Gündem gazetesi manşetine taşıdığı haberinde YSK'nın Kararını 'Bu Bir Savaş Kararıdır' şeklinde yorumladı..
Haber3.com