Kılıçdaroğlu, "Statükonun Allah'ı Ankara'da" sözleriyle eleştirdiği Erdoğan'ın kendisine yönelttiği suçlamalara şöyle yanıt verdi: "Halk kültürünü öğrensin halktan kopuk olan adam, halkın kültürünü bilmeyen adam buna tepki gösterecektir. Siyasette din kullanılmaz; ayıptır, günahtır. Başbakan'ın yaptığı da budur."
'Vatandaşa gelince din iman köşeyi dönünce han hamam'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim çalışmalarını dün Kahramanmaraş ve Malatya'da sürdürdü. Kılıçdaroğlu, dün sabah göçük nedeniyle 9 kişiye mezar olan Kahramanmaraş'ın Afşin İlçesi'ndeki Afşin-Elbistan B Termik Santrali'ne kömür sağlanan Çöllolar Kömür Sahası'na geçti, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ardından Elbistan'da Malatya Caddesi'ndeki seçim bürosu önünde partililere seslendi. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
ENGELLERİ KALDIRACAĞIM: Politikayı acılar üzerine kurmayız, din ekseni üzerine kurmayız, politikayı etnik kimlik üzerine kurmayız, bizim anlayışımızda insan düşüncesi var. Allah ile kul arasındaki manevi duyguyu kimsenin ölçmeye, tartmaya, sorgulamaya ne hakkı vardır ne de yetkisi vardır. Etnik kimlik siyaseti bizim konumuz olamaz. Ama bir yurttaşımız bana derse ki 'etnik kimliğim nedeniyle engellerle karşılaşıyorum', eğer biri gelip 'inancımdan dolayı engellerle karşılaşıyorum' diyorsa onlara sesleniyorum; onların önündeki bütün engelleri kaldıracağım. Bu memlekette kul hakkı yeyip Müslümanlık satanların da maskesini indireceğim. Öyle gideceksin vatandaşa gelince din iman, köşeyi dönünce han hamam... Nereden çıkıyor bu düzen.
ARŞİVLER ELİNİZDE: Yırtık ayakkabıyla siyasete girmiş 'ben SSK emeklisiydim' diyor. SSK emeklisi olup 9 yılda dünyanın en zengin insanı olan var mı? Diyorum ya ben size sözüm var bu ülkeye temiz siyaseti getireceğim, karalıyım millete söz verdim. Yalan söylemeyeceğim, ülkede size yalan söyleyenlerin maskesini indireceğim, sözüm var, ahdım var. 2-3 gündür sayın Başbakan benim SSK Genel Müdürlüğüm dönemini eleştiriyor. Eleştiriye saygımız var eleştirir, siyasettir bu eleştirir. Ama eleştirirken haklı olacaksınız. Devletin bütün arşivleri elinizde. Başbakan'la istediği bir televizyon kanalında SSK'yı konuşurum. Halep oradaysa, arşın burada. Rahmetli babamın bir sözü vardı, 'Sen doğru dur, eğri belasını bulur.'
GEL KARŞIMA EFELEN: Kendine güveniyorsan geleceksin, 'ey Kılıçdaroğlu sen genel müdürlük yaptın, şu raporlar var sana hesabını soracağım, çıkacağım karşına.' Ben çıkacağım karşısına hesap nasıl sorulurmuş göstereceğim. Alnım açık. Recep Bey karşıma çıkabilir mi? Çıkamaz, çünkü çıkması için şart var. Bir, temiz adam olacaksın; iki, mangal gibi yüreğin olacak; üç, öyle çıkıp millete efelenmeyeceksin; dört, milletin önünde ana muhalefet başkanının yanına çıkmaktan korkmayacaksın. Millete efeleniyorsun, gel karşıma da efelen.
YGS: 1 milyon 700 bin çocuğumuz, annelerinin yemeyip yedirdiği, içmeyip içerdiği okula gönderdiği dershaneye gönderdiği, 'çocuğum okusun üniversite kazansın' diye sınava soktuğu çocuklarına bir baktık ki şifre var. Önce inkar ettiler, 'şifre yok' dediler, 'sehven olmuş' dediler. Sonra 'şifre var, kopya yok' dediler. Bir ülkenin Başbakanı 'şifre var, kopya yok' dedi. Kopya yoksa şifre niye var?
ALLAH'INA KURBAN: Bir vatandaşın "Allah'ına kurban" diye bağırması üzerine Kılıçdaroğlu, "Allah'ına kurban diyorsun. Recep Bey diyecek ki 'Bunlar yine bir şey yapıyorlar'. Hiç meraklanmayın ben de Malatya'nın Allah'ına kurban olayım ne olacak. Ne söylerse söylesin. Ben hiç kimsenin önünde diz çökmem. Ben hiç kimseden talimat almam, ne ABD'dan ne başka bir yerden. Talimatı halkımdan alırım ben."
PROJEMİZİ BİLMİYOR: Malatya'da, 2004'te bin 286 boşanma davası açılmış. 2011'de bu rakamın 11 bin 446'ya çıkmış. Bir evde huzur yoksa, gelir yoksa, işsizlik, yoksulluk varsa önce aileyi vurur. Bizim derdimiz bu ülkede 2,5 aylık Kübra, annesinin kucağında açlıktan ölmesin, Diyarbakır'da bir anne sabahleyin 4 çocuğuna kahvaltı veremedi diye intihar etmesin, Hakkari'de çöpten kağıt toplayan çocuk, kamyonun altında kalıp ölmesin. Bu dertleri aşmak için aile sigortası getiriyoruz. Bugün de beyefendi, 'Her yoksul aileye 600 lira verirseniz milleti tembelliğe alıştırırsınız' demiş. Lafa bak. Millet aç, karnını doyuracağız. Diyor ki: Tembelliğe alıştıracaksınız. Bizim projemizi bilmiyor, öğrenmiş değil, çünkü okumuyor. Düşüncesi, 'ben CHP'ye nasıl kötülük yaparım, nasıl eleştiririm'. Kardeşim, oturursun adam gibi, aile sigortası projemizi okursun, ondan sonra beni eleştirirsin. Eksiğim varsa söylersin, ben de o eksikten ders alırım.
dha
Malatya ve Kahramanmaraş'taydı...
Kılıçdaroğlu, "Statükonun Allah'ı" dediği için kendisine sert sözlerle yüklenen Erdoğan'a yanıt verdi.





