Erdoğan konuşmasında Çanakkale'de yaşadığı bir olayı anlattı ve "Bir ülkenin başbakanı anma törenine gider de bir Korgeneral ayağa kalkmaz mı. Kalkması gerekir. Kalkmadığı takdirde bedelini öder. Bedelini de ödedi. Çanakkale'de anma törenlere gidiyoruz bu beyefendi ayağa kalkmadı. Ondan sonra gereği yapıldı o ayrı mesele. Ama şimdi bakın gideceği yeri o da buldu" dedi.
Başbakan'ın toplantıda yaptığı konuşmada sözünü ettiği korgeneralin kim olduğu merak konusu olurken ismi geçen konutanın Ergenekon Davası'nda tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne konulan MHP Milletvekili adayı Korg. Engin Alan olabileceği iddia edildi.
Erdoğan, Ankara Ticaret Odasının (ATO) "Rekortmenler Plaket Töreni"nde şöyle konuştu: Erdoğan, "Ankara, bugün artık sadece Hakkari'nin, Edirne'nin, Muğla'nın, Iğdır'ın değil, Bağdat'ın Kabil'in, Trablus'un, Kudüs'ün, Saraybosna'nın dahi yanı başında, bir el uzatımı mesafesinde duruyor. Bugün Ankara, sadece Türkiye'nin değil, bütün mazlum ve mağdur coğrafyaların, yoksul milletlerin umudu, umut ışığı olmak gibi bir misyonu taşıyor. Dünyanın neresinde olursa olsun, her denklemde Ankara hesaba katılıyor. Her konuda artık Ankara'nın ne diyeceği bekleniyor" dedi.
Konuşmasına, Ankara'da, gelir vergisi, kurumlar vergisi ve ihracat dalında rekor kıran iş adamlarını tebrik ederek başlayan Erdoğan, ATO Başkanlığına seçilen ve kendisi de bir rekortmen olan Salih Bezci ile arkadaşlarına başarılar diledi.
Başbakan Erdoğan, önceki gün Ankara'da seçim çalışmaları kapsamında 3 ilçede miting gerçekleştirdiğini, bunun yanında, İvedik Organize Sanayi Bölgesinde bir resmi açılış yaptığını, hem İvedik hem de Ostim'e hitap edecek çok önemli eserleri Ankara'ya kazandırdıklarını ifade etti.
Ankara'nın 1923 yılında adeta bir kasaba görünümünde olduğunu, şu anda ise her alanda bir Avrupa kentine dönüştüğünü kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu: "Ankara, 2002 yılı sonuna kadar, yanı başındaki Kırıkkale'ye, Çankırı'ya, Konya'ya, Eskişehir'e dahi binlerce kilometre uzaklıkta bir başkentti. Ne vatandaşın ne sanayicinin ne tüccarın sesi, Ankara'nın o aşılmaz duvarlarını geçip, başkentin koridorlarına ulaşabiliyordu. Bugün ise, Ankara'yı, hem fiziken, hem manen, bu ülkenin bir çözüm merkezi, üretim merkezi,ihracat merkezi haline getirdik. Gururla ifade etmeliyim ki, Ankara, bugün artık sadece Hakkari'nin, Edirne'nin, Muğla'nın, Iğdır'ın değil, Bağdat'ın Kabil'in, Trablus'un, Kudüs'ün, Saraybosna'nın dahi yanı başında, bir el uzatımı mesafesinde duruyor. Bugün Ankara, sadece Türkiye'nin değil, bütün mazlum ve mağdur coğrafyaların, yoksul milletlerin umudu, umut ışığı olmak gibi bir misyonu taşıyor. Dünyanın neresinde olursa olsun, her denklemde Ankara hesaba katılıyor. Her konuda artık Ankara'nın ne diyeceği bekleniyor."