Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Merkez Bankası'nın şu anda faizleri indirme yeteneğine de artırma yeteneğine de sahip olduğunu belirterek, "Bunun da döviz kurları üzerinde öyle korkulan etkisi olmaz" dedi.
CNBC-e televizyonunda dünyadaki ve Türkiye'deki ekonomik gelişmeleri değerlendiren Başçı, TL zorunlu karşılıklarla ilgili hiç adım atmadıklarını belirterek, yapacakları ile ilgili önlerinde iki senaryo bulunduğunu söyledi. Başçı sözlerini şöyle sürdürdü:
"A senaryosu dünyada küresel sorunlara çözüm erken bulundu. Mesela, ABD merkez bankasının toplantısı var. Bugün Avrupa merkez bankasının hızlı attığı adım var. Bunlar çözümün erken bulunduğu şeklinde bir izlenim doğurursa, piyasalarda fiyatlamalar ona göre oluşacak olursa o zaman bütün gelişmekte olan ülke paraları hızlı değer kazanacak, TL de hızlı değer kazanacak. Dolayısıyla döviz kurları hızla düşecek. Böyle bir ortamda emtia fiyatlarında artış da olabilir.
İkinci ihtimal geç çözüm veya tatminkar olmayan çözüm senaryosu. Bu piyasalardaki hızlı satış eğilimi biraz daha dalgalı bir seyir içerisinde devam edebilir. O zaman da bütün gelişmekte olan ülkelerin paralarında olduğu gibi TL'de de değer kaybı yaşanabilir. Bu iki senaryoya göre de yapabileceğimiz ortak bir şey var. O da faiz oranlarında ölçülü bir indirim yapmak. Her ikisinde de bu gerekiyor."
'Kura etkisi olmaz'
Enflasyon hedefinde dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Başçı, bu noktada emtia fiyatlarındaki düşüşün etkili olduğunu vurguladı.
Değişik senaryolara göre faiz indirimi opsiyonunun açık olduğunu anlatan Başçı, "Şartlara bağlı olarak bunlar değerlendirilebilir ama en azından şunu gösterdik; Merkez Bankası şu anda faizleri indirme yeteneğine de artırma yeteneğine de sahip. Bunun da döviz kurları üzerinde öyle korkulan ürküten bir etkisi olmaz. Sonuçta makul bir şey yapıyorsanız döviz kurları da dengesini bulur" diye konuştu.
'Avrupa'ya odaklanmalı'
Avrupa'daki sorunların kendilerini senaryo analizlerine ittiğini belirten Başçı, "PPK'yı ara toplantıya çağırmamı tetikleyen tek olay İtalya ve İspanya tahvilleri faizlerinin yükselmesiydi. Avrupa Merkez Bankası'nın ne yaptığını dikkatle izlemek lazım. ABD'yle ilgili S&P'nin kararı ekstra zorlaştırdı" dedi.
'Biz hazırız'
ABD'deki sorunun çözülmesinin daha kolay olduğunu kaydeden Başçı şunları söyledi:
"Avrupa'ya odaklanmak gerekiyor. G7 ve G20'nin açıklamaları çok sınırlı etki yaptı. Avrupa Merkez Bankası'nın açıklaması son derece önemli. En büyük etkiyi tahvil alımlarına fiilen başlaması yaptı.
Piyasada TL likidite ihtiyacında artış olursa onu kolaylıkla sağlayacak imkana sahibiz. İkinci bir kanal döviz satış ihaleleri, gerekirse tutarı artırabiliriz. İhtiyaç olursa yabancı para zorunlu karşılıklarında gerekirse daha adım atılabilir. Merkez Bankası olarak biz hazırız."
'Durgunluk riski yüksek değil'
"Türkiye'de ekonomik durgunluk tehlikesi ne kadar var" sorusu üzerine de Başçı, durgunluk riskinin çok yüksek olmadığını söyledi. Türkiye'de artık ihracatçıların, rekabet güçlerinin yüksek olduğunu, hangi ülkelerde taleplerin zayıflayabileceğini hesaplayabildiklerini ve ona göre hareket ettiklerini söyledi.
Cari açıkta iyileşme beklentisi
Cari açıkla ilgili olarak da şu anda daha az sorun gördüklerini dile getiren Başçı, "6 ayda 45 milyar dolarlık bir cari açık oldu. Yılın kalanında 25-27.5 milyar dolar olur. Cari açık milli gelirin yüzde 9'u civarında bir rakam olur. Biz cari açıkta oldukça hızlı bir iyileşme bekliyoruz. TL'de değer kaybı sürerse döviz satışları devam eder" dedi. (Milliyet)