Erdoğan, Irak liderine "Terör bitene kadar sınır ötesi operasyonlar sürecek" mesajı verdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terör örgütü PKK'nın silah bırakması durumunda operasyonların da biteceğini söyledi. Erdoğan, "Akdeniz'de ise geri adım atılmayacak" dedi.
Başbakan Tayyip Erdoğan, sınır ötesi operasyonlardan duyduğu rahatsızlığı daha önce dile getiren Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'ye, "Terör bitene kadar sınır ötesi operasyonlar sürecek" mesajı verdi. Operasyonların, terör örgütü PKK'nın silah bırakması koşuluyla biteceğinin altını çizen Başbakan Erdoğan, insansız hava araçları pradetorlar konusunda ise ABD ile uzlaşma sağlandığını açıkladı. New York'taki temaslarını sürdüren Erdoğan, "Geri dönüş yok" diyerek sondaj krizindeki Türkiye'nin tavrını da ortaya koydu. Erdoğan, Türk Evi'nde ABD eski Başkanı Bill Clinton ile görüşmesi öncesinde, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
TERÖR VARSA OPERASYON OLUR: (Talabani'nin operasyonlardan duyduğu rahatsızlığın hatırlatılması üzerine) Bizim kararımız nettir. Kendilerine açık net söyledim. 'Terör devam ettikçe sınır ötesi operasyonlarımız da aynen devam edecektir' dedik. Bu konuda kendilerinin 'olur mu, olmaz mı' diye de bir yaklaşımı zaten olmadı. Bunlar aynen devam edecektir.
SİLAH BIRAKILMALI: ("Talabani'den bir isteğiniz oldu mu?" sorusu üzerine) Bizim istediğimiz olağan konulardır. Bunun birincisi silah bırakma olayıdır. Ve bu silah bırakma konusunda terör örgütü eğer bu işi başarabilirse, zaten operasyonların da bitmesi anlamına gelir; ki terör inanıyorum minimize olacaktır. Ama terör örgütünün kendi içinde ayrı sıkıntıları olabilir o ayrı mesele. Biz şu anda bütün çalışmalarımızı terörle mücadelede olması gereken bütün boyutlara yönelik vermeye devam edeceğiz.
İRAN İLE ORTAK ADIM: Şu anda İran'la bu tür (terörle mücadelede) müşterek atabileceğimiz adımlar söz konusudur. Zaten burada bir istihbarat paylaşımı zaten mevcut.
PREDATÖRLER TAMAM GİBİ: ("İnsansız hava araçlarıyla ilgili gelişme var mı?" sorusu üzerine) Onunla ilgili Dışişleri Bakanlığımız kendi aralarında bu çalışmaları yürütecekler. Ne zaman nasıl, ne kadar... Biz kendilerine 'ister satın alma ister kiralama şekliyle alabiliriz' dedik. Görüşmelerimiz devam edecek. Gelişmeler mutabakat istikametindedir. Zaten daha önce bizim verilmiş bir teklifimiz var. Bu teklif çerçevesinde temenni ederim ki gelişmeler olur.
SONDAJDA GERİ DÖNÜŞ YOK: (Sondaj çalışmalarının hatırlatılması üzerine) Kıbrıs adasında yaşayan herkesin orada eşit hakkı vardır. Orada denizin altından çıkacak tüm kaynaklardan, zenginliklerden Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan Türk kardeşlerimiz haklarını alacaklardır. Piri Reis'in orada yapacağı sismik araştırma çalışmalarından sonra da gerekli adımlar atılacaktır. Buradan geri dönme gibi bir şey söz konusu değildir.
RUMLAR PROVOKE ETMESİN: Eğer Rum tarafı aramayı bırakırsa biz de orada çalışmayı durdururuz. Çünkü bizim için şu anda en önemli şey müzakere sürecinin sağlıklı bir şekilde devam etmesidir. Biz müzakere sürecinin provoke edilmesini istemiyoruz. Ama şu anda yapılan müzakere sürecini sabote etmektir. Önümüzde Yunanistan'la Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği toplantımız var. Bu çalışma bu şekilde devam ederse bizim o yapacağımız toplantı da ne yazık ki sabote edilmiş oluyor. Biz istiyoruz ki bu müzakere süreci üzerinde onu sabote edecek girişimler olmasın. Bu atılan yanlış adımdan geri dönerler ve Türkiye olarak bizler de şu anda orada sismik araştırma çalışmamızı durdurabiliriz.
SURİYE'NİN SİLAHLARINA EL KOYARIZ: Suriye'ye silah taşıyan araç olduğu takdirde bunları engellemeye yönelik kararımızı kendilerine de söyledik. Komşu ülkelere de ayrıca duyurduk ve söyledik. Daha önce Marmara'da bir gemiye müdahalemiz olmuştu. Şimdi de eğer bu tür uçaklar olacak olursa, karadan böyle bir nakliye olmuş olursa daha önce durdurduğumuz, el koyduğumuz gibi durdurur, el koyarız. ("Başka somut yaptırımlar var mı?" sorusuna) Neleri yapabileceğimize dair tespitlerimiz var ama bunun adımlarını atma noktasındaki yol haritasını şu anda açıklamış değiliz. Dışişleri çalışmalarını yapıyor. Önümüzde getirecekler ve yol haritasını uygulayacağız.
KORUMALAR BİRBİRİNE GİRDİ
Başbakan Erdoğan, dünkü temasları çerçevesinde BM Genel Kurul salonuna girerken BM görevlileri liderlerin faklı bir kapıdan girdiğini söyleyerek engel olmaya çalıştı. Bunun üzerine Erdoğan'ın korumalarıyla BM görevlileri arasında arbede yaşandı. Erdoğan'ın hızla gerilim alanından çıkarıldığı olay sonrasında Başbakan Erdoğan farklı bir kapıdan Genel Kurul'a sokuldu. Genel Kurul'da Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ı dinleyen Erdoğan, daha sonra BM binasından ayrılarak Türk Evi'ne geçti. Arbededen daha sonra haberi olan BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, Türk Evi'ne kadar gelerek Erdoğan'dan özür diledi. Moon, "Böyle bir olay yaşanmasını hiç istemezdik. Arkadaşlarımızın iletişim kopukluğundan kaynaklandı. Gereken yapılacak. Sizden özür diliyoruz" diye konuştu. Öte yandan Başbakan Erdoğan'ın İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejat'la planlanan görüşmesi ise ertelendi. İki liderin bugün görüşmesi bekleniyor.
DIŞ BASINDA BM YANKILARI
'İsrail'i savaşa tahrik ediyor'
ABD'li "neo conlar"a yakınlığıyla bilinen Washington Times gazetesinde, "Erdoğan hükümeti, İsrail'i savaşa tahrik etmek istiyor" iddiasında bulundu. Yayınlanan Makalede "İran, mütemadiyen İsrail'i yok etme sözünü veriyor. Türkiye'de ise Erdoğan hükümeti, Osmanlı İslami geçmişiyle övünüyor ve İsrail'i, Doğu Akdeniz'de sıcak bir savaşa tahrik etmek istiyor"
'Erdoğan ABD'ye hiç aldırmıyor'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'ndaki konuşması sırasında İsrail'e yönelttiği eleştiriler, "sert sözler" olarak yorumlandı. New York Times gazetesi, Erdoğan'ın, "ABD'nin, Türk-İsrail ilişkilerindeki buzların erimesine yönelik girişimlerine aldırmadığı"nı savundu. Gazete "Genel Kurul'a hitap eden ikinci büyük Ortadoğu lideri" olarak nitelediği Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın BM Genel Kurulu'ndaki konuşmalarını "Türkiye'den İsrail, İran'dan da ABD konusunda Sert Sözler" başlıklı bir analizinde değerlendirdi.
'İnanılmaz, gizemli bir siyasi yetenek'
Fransız Le Monde'da Alain Frachon imzasıyla yayımlanan kapsamlı analizde Başbakan Erdoğan için, "Ortadoğu'daki en etkili yöneticilerden" denildi. Makalede şu ifadeler yer aldı: "Türk Başbakan, geçen hafta Kahire, Tunus ve Trablus'ta Arap Baharı'nın koruyucusu olarak karşılandı. Kimilerinin İsrail'e karşı sert çıkışlarda bulunan gizli İslamcı, kimilerinin NATO'ya sadık ve ülkesini AB üyeliğine götürmeye kararlı kabul ettiği Erdoğan, belirsizliğin maestrosu, inanılmaz bir siyasi yetenek olarak gizemini koruyor." (Sabah)





