'Şike yasası', AK Parti ve muhalefette son 10 yıldır görülmeyen bir tabloya neden oldu. Çankaya Köşkü ile hükümet ilk defa bir konuda bu kadar farklı bir noktaya düştü. Yasa teklifine imza atan ancak daha sonra imzasını çeken BDP dışındaki partilerin yönetimi imzalarının arkasında durdu. Yasa karşısında tavrı en çelişkili olan parti ise AK Parti. Nitekim Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yasaya sahip çıktığı, AK Parti grup başkanvekillerinin bu nedenle yasanın aynen iade edileceği sinyali verdiği bildirildi. Yasayı aynen Köşk'e gönderme eğiliminde olan AK Partililer, Gül'ün Twitter ve facebook gibi sosyal medyadan etkilenerek yasayı veto ettiği görüşünde.
Ancak, AK Parti içinde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar gibi Gül'ü haklı bulan isimler de çoğunlukta. Üç ayrı grup var AK Parti'de Irak'a asker gönderme talebinin reddedildiği 1 Mart tezkeresi ve mayınların temizlenmesine dönük düzenlemeden sonra ilk kez böylesi bir ayrışma yaşanıyor.
İlk grupta Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Cumhurbaşkanı'na mektup yazarak düzenlemeye tepki gösteren Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar gibi isimler var ve bu grup Köşk'ün vetosundan memmun görünüyor.
İkinci grupta AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik gibi bazı parti yöneticileri var. Bu grup da yasanın Köşk'e aynen iade edilmesine sıcak bakmıyor ve "tekrar Meclis'e gelmesin" görüşüne de karşı çıkıyor. Bu grubun önerisi, Cumhurbaşkanı'nın veto gerekçelerinin dikkate alınması ve ilk yasada ağır, ikinci yasada hafif bulunan cezaları suçlarla dengeli hale getirmek.
Üçüncü grupta ise cezalarda indirime giden yasanın Meclis'ten AK Parti grubunun oylarıyla geçtiğini gerekçe gösterip, Köşke aynen iade edilmesinden yana. 'Şike yasası'na karşı muhalefetin başını çeken Şamil Tayyar yalnız değil. AK Parti içinde en az 150 milletvekili vetolu yasaya sıcak bakmıyor ve yeniden görüşülmesini istemiyor. Meclis Genel Kurulu'nda yapılan oylamada AK Parti Grubu'nun yarıdan fazlası oylamaya katılmamıştı. Yasaya karşı olan grup, şike suçunda cezaların azaldığı, caydırıcılığın ortadan kalktığını savunurken, Meclis'in kişiye özel yasa çıkardığı, bu düzenlemenin Ergenekon ve Balyoz sanıklarına emsal olabileceği kaygısı da dillendiriliyor.
GÜLERCE: AK PARTİ KENDİ SANDALYESİNE VURUYOR
Öte yandan Gülen Cemaati'ne yakınlığıyla bilinen Zaman gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, canlı yayında şike tartışmalarıyla ilgili çok çarpıcı cümleler kurdu.
ŞİKE YASASI TARTIŞMASI
Habertürk TV ekranlarında yayınlanan ve Didem Aslan'ın sunduğu Gün Ortası programına telefonla bağlanan Zaman gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, Köşk ve AK Parti arasındaki şike tartışmalarıyla ilgili 'AK Parti'de çok ciddi bir kırılma noktası görüyorum. AK Parti, kendi ayağına sıkmayı bırak kendi sandalyesine tekme vurmuş olur.' diye konuştu.
ARINÇ, ERDOĞAN'A RAĞMEN GÜL'E DESTEK VERDİ
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün kamuoyunda 'Şike yasası' olarak adlandırılan yasayı veto etmesini değerlendirerek, "Ben şahsen Cumhurbaşkanımızın takdirlerine, hukuki mütaalasına ve gerekçesine aynen katılıyorum" dedi.
MİLLETVEKİLLERİ CESARET EDEMEYECEK
Bülent Arınç, Türkiyle Büyük Millet Meclisi'nde bundan sonraki sürecin nasıl ilerleyeceği konusundaki soruya da yanıt verdi. Arınç bu konuda şöyle dedi:
"Hukuki prosedür şöyle. Meclis komisyanda bunu tekrar ele alır, değişiklik yaparak tekrar genel kurula sevk edebilir. Veya bu geldikten sonra olduğu yerde kalır. Yani onun yenilenmesi için onun yeniden tahrir edilmesi lazım. Ama sanıyorum bu gerekçeler doğrultusunda artık siyasi partilerden hiçbir temsilci bu kanunun tekrar çıkartılması için bir gayret göstermeyecektir. Aksi olursa meclis genel kurulu ya aynen kabul edebilir, bu takdirde sayın cumhurbaşkanımızın ikinci defa geri görderme hakkı yok. Veya değişebilir. Eğer değiştirerek kabul ederse aynı prosedür tekrar devam edecektir. Ancak kamuoyunun bu konudaki baskısı sanıyorum ki hiçbir milletvekilinin bu kanunu, hiçbir milletvekilininin bu kanunu tekrar meclis genel kuruluna getirmeye cesareti yetmeyecek." (Milliyet ve Vatan)





