Bunları 'bilinçli üretilmiş felâketler' olarak yorumlayan Ertürk, "Bunların hangi niyetlerle üretildiğini bilmek gerekiyor ki bir daha aynı tuzaklara düşmeyelim. Yaptığımız çalışmalar iki amacı sağladı. Biri doğrudan cebimizden çıkan paranın geri kazanılması, diğeri de geçmişteki bu krizlerin kimler tarafından ve hangi yollarla üretildiğinin halka gösterilmiş olması" dedi. Bankacılık sektörünün servetin el değiştirmesi için en kolay müessese olduğunu ifade eden Ertürk, emeğinin karşılığı ile yetinmeyen bir kısım kişilerin geçmişte devlete sırtını dayayıp, bazı politikacılarla yakınlık kurarak, hukuk sistemindeki bazı boşluklarından yararlandıklarını ve hak etmedikleri servetlere kavuştuklarını vurguladı. Ertürk, Malatya'daki temasları sırasında katıldığı bir programda yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin son 3-4 senedir bir istikrara kavuştuğuna işaret ederek, dengelerin önemli ölçüde yerine oturduğunu söyledi. Türk ekonomisinin politik gelişmelerden etkilenmeyecek düzeye geldiğini, ekonomik dalgalanmaların da artık geçmişteki gibi krizler şeklinde yaşanmadığına dikkat çeken Ertürk, cumhurbaşkanlığı seçimin ekonomiyi etkilemeyeği görüşünü de savundu.